Yaşam, zaman ve kısmet

Yaşam, zaman ve kısmet

26.09.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hatırladığım kadarıyla, Türk spor basınının merkezi eskiden, 1960’lı yıllarda Milliyet gazetesiydi. Türk spor yazarlarının duayen efsanesi Namık Sevik gazeteyi yönetir ve onun dışında Kahraman Bapçum, İslam Çupi gibi büyük yazarlar maç yazılarını büyük bir edebi dille yazarlardı. Televizyonlar maçları yayınlamaya başladıktan sonra bu güzellikler kayboldu; halbuki bence maçı çıplak gözünüzle seyretmenize rağmen o yazıları okumak apayrı bir ziyafetti. Ayrıca sevgili adaşım rahmetli Bedri Koraman harika karikatürler çizerdi. Yanlış hatırlamıyorsam, bazen büyük mizah yazarı fenomen Altan Erbulak da kendini tutamayıp spor sayfasına “sataşırdı”. Ben ise tenis odaklı spor yazılarıma 1978’de Paris’te otururken Milliyet Spor’da başladım. Milliyet’in Cumhuriyet’e çok uzak olmayan Cağaloğlu’ndaki efsanevi binasının odasında görüştüğümüzde nasıl heyecanla Namık Sevik’i dinlediğimi dün gibi hatırlıyorum... Milliyet Spor servisi büyük bir ekoldü. Cumhuriyet Spor servisi de öyleydi ama farklı bir açıdan, bildiğim kadarıyla Cumhuriyet’in rahmetli Abdülkadir Yücelman ile özdeşleşen spor servisi Cumhuriyet Spor servisi, birçok genel yayın yönetmeni çıkardı: Fatih Altaylı (Habertürk), İsmet Berkan (Radikal), ve tabii Cumhuriyet’in genel yayın yönetmenleri İbrahim Yıldız ve en son Arif Kızılyalın... Spor ve politika ilginç bir şekilde birbirlerine yaklaşabiliyorlar galiba!

SEYREDENLER VE SEYREDEMEYENLER 

Geçen hafta oynanan Fenerbahçe-Galatasaray maçını seyretmeye hazırlanan milyonlar arasındaydık çoğumuz. Hatta maçtan önce içimden şu düşünce bile geçti: “Bugün ölsem şu maçın sonucunu bilemeden gideceğim”. Çok saçma geliyor değil mi? İnsan yaşamı terk edecek olsa, başına gelecekler arasındaki ana düşüncesi, bir spor karşılaşmasının sonucunu öğrenememiş olması olabilir mi? Demek ki mümkünmüş! Bu ilginç bir virüs, size çocukluk çağından itibaren yapıştı mı temizlemenize imkân yok. Sonuçta ben geçen hafta sonu ölmedim ve o maçı izleyebildim. 

Namık Sevik’in atölyesinden yetişerek önce spor muhabiri ardından da spor yazarı olmuş olan Ercan Güven, benim bu son dönemlerde tartışmasız en sevdiğim spor yazarıydı (Belki daha yeni kuşaktan Uğur Meleke ile beraber, onun da hakkını yemeyeyim. Yanlış anlamayın, tabii çok değerli yazarlar var). Son yazısında “Galatasaray içine ya da dışına doğru patlayacak bu maçta” diyordu. Ama maalesef karşılaşmayı seyredemeden maçtan bir gün önce bir kalp krizi geçirerek vefat etti. Ben de bunu geçen cumartesi sabahı canlı yayınına katıldığım bir spor radyosunda, program esnasında öğrendim. Ağır bir şoktu. Ercan Güven ile arada telefon sohbetlerimiz olurdu, son derece nazik ve iyi eğitim almış bir insandı, harika yazarlığının yanı sıra... 

İnsanların kendi gelecekleri için çizdikleri senaryolar ve gerçek hayatın onlar adına hazırladıklarının arasında çoğu zaman büyük uçurumlar olabilir. Hayat projeleri ve “kader kısmet” arasındaki büyük heyelan da diyebilirsiniz buna... 

MUDO ‘BİENALİ’ TÜM KENTTE

1960’ların sonlarında, ben ortaokuldayken Fitaş Pasajı’nda Mudo diye bir mağaza açılmıştı. Arada gidip güzel birkaç pantolon veya kazak alırdık. Mustafa Taviloğlu çoğu zaman ya da arada o mağazada görünür, müşterileriyle bizzat ilgilenirdi. Belki ne kendisi ne de çevresi, bu genç insanın aradan yarım asırdan daha fazla geçtikten sonra kendi büyüttüğü ve dev bir isim haline getirdiği Mudo’dan daha çok resim koleksiyonuyla anılacağını ve bu şekilde arkasında büyük bir isim bırakacağını bilemezdi. Bu haftadan itibaren, Mustafa Taviloğlu’nun 903 sanatçıdan koleksiyonuna aldığı 2 bin 412 eseri içeren ve yedi ayrı noktada başlamış olan bu koleksiyon sergisini 15 Aralık’a kadar keyifle gezebilirsiniz. 

Gerçek resim koleksiyonları sanıldığı gibi her zaman büyük kapitalin kolaylıkla ve müsrifçe yaptığı harcamalardan oluşmaz. Yıllara yayılan tanışıklıklar, dostluklar, tereddütler pazarlıklar, gelişen zevkler tartışmalar, kötü etkilenmeler, iyi etkilenmeler, zaman kayıpları, umutlar, insani duygular, dramlar, anekdotlar, mizahlar, her türlü yaşanmışlıklardan oluşur bu uzun yol... Mudo, 40 yıldır çok yakın dostum, arada Fenerbahçelilik de var... Hani şu yukarıda bahsettiğim insanları delirten virüs nedeniyle, araya o takımdaşlık akrabalığı, sanat akrabalığıyla da karışarak girdiği zaman birbirimizin yalnız dostu değil sırdaşı da olabiliyoruz.

Size doğruyu söyleyeyim, onun adına çok mutluyum. Mesela bu koleksiyona başlayıp daha yolun başlarındayken pes edebilirdi. “Evlerimde ve işyerlerimde hiç boş duvar kalmadı, asacak yer yok, artık resim alamam” diyebilirdi. Bu işlerden bıkabilirdi. Ailesi yakın çevresi artık işi tadında bırakıp vazgeçmesini önerir, o da kendisini bu söyleme kaptırabilirdi. Taviloğlu’nun gözü yorulabilirdi, tutkusu enlem-boylam değiştirebilirdi. Ticari ve mali hayatın kaprisleri bu koleksiyonu bir zelzeleye uğratabilir, bazı bölümlerini elden çıkarmaya mecbur kalabilirdi. Ama bunların hiçbiri Allah’a şükür olmadı. Mustafa Taviloğlu inatla, ısrarla, inançla sebat ederek engebeli arazide bu yolda devam etti. Kendisinden çok daha varlıklı kurumların, bankaların, bireysel veya aile servetlerin başaramadığı bir noktaya çekti işi. Çok işadamı dostu da oldu, arada siyasetçiler de oldu ama Taviloğlu en çok ressamların yanında kendisini suda balık gibi hissetti. 

Evet, çok mutluyum ki sevgili Mudo, koleksiyonunun tamamına erdiğini, bu toplumu etkilediğini, arkasında mükemmel ve asırlar boyu hatırlanacak bir sanatsever işadamı örneği bıraktığını, bizzat kendi döneminde yaşayabildi. Bu, sevenleri adına büyük bir mutluluk! Tabii ki kendisi adına bu sergiyi paha biçilmez bir muhteşem final sanıyor ama 100. yaşını daha büyük bir sergiyle kutlayacağımızı henüz bilmiyor, sakın kendisine de fısıldamayın!

Aslında bunu herkes yaşayamaz. Belki aklınıza Ercan Güven örneği geliyor gene ama ben aynı zamanda rahmetli babamı düşünüyorum. Mesela kendisi yıllarca notlarını aldığı, parlamento arşivinde uğraştığı süreçlerin ardından yazmaya başladığı otobiyografisinin bittiğini göremeden aramızdan ayrıldı. Benim onun adına çalışıp bu kitapları bitirebileceğime emin olduğunu yazıp bırakmıştı, daha önce görmediğim önsözünde. O kitapların ilkini Alptekin Gündüz bitirdi, ikincisini ise 27 Mayıs’a kadar olan gençlik siyasi dönemini ben hazırladım... Şimdi üçüncüsü üstünde çalışıyorum Piramid Yayıncılık ekibiyle, konusu ortanın solun doğumu ve 1960’lar parlamentosu. 

Evrenin kaideleri ve ölüm, insanlarla alay ediyor. Kimi projelerinin karşılığını bu dünyada bulabiliyor kimi ise birçok şeyi bırakıp bilinmeyene göç ediyor. Bizler göç ettiğimizde köprünün hangi tarafında olacağız, arkamızda ne kadar atılmamış düğüm, yazılmamış kitap, bitirilmemiş resim kalacak, bilmiyoruz...

Yazarın Son Yazıları

Demokrasi korkusu ve aşkı!

Muhalif belediyelere yönelik saldırı son sürat devam ediyor.

Devamını Oku
08.10.2026
Karanlık dünyanın yıldızları var

Ya sabır! Nasıl bir senaryonun içine düştük?

Devamını Oku
01.10.2026
Fonlar ve Ponzi sistemi

Fon vurgunu ve milyarlarca dolarlık krizin yarattığı deprem, medya tartışmalarının ve halk sohbetlerinin merkezine oturdu.

Devamını Oku
24.09.2026
AI sonumuzu böyle getirebilir!

Hiç kimseyi korkutmak istemiyorum.

Devamını Oku
17.09.2026
Zverev şampiyonluğu gerçekten hak etti!

Zverev şampiyonluğu gerçekten hak etti!

Devamını Oku
14.09.2026
Bay Kemal, yine gündemini yarattı!

Butlan tarafından CHP’de yaratılmış o çok özel ekibi, alışık olduğunuz düşünce sistemleriyle anlamaya boş yere çalışmayın.

Devamını Oku
10.09.2026
İktidar borazanları-butlan kargaşaları

Türkiye’de iktidarı destekleyen gazeteci olmak da zor!

Devamını Oku
03.09.2026
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne nasıl kavuştu?

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne nasıl kavuştu?

Devamını Oku
28.08.2026
Buyurun buradan yakın!

Ülkenin hak etmediği gündemler okyanusunda yüzdüğü kesin.

Devamını Oku
27.08.2026
İmamoğlu’nun savunma hakkı ve Bay Kemal duruşu

Hangi dönemde olursa olsun, gözaltındaki veya tutuklu her insanın savunma hakkı kutsaldır.

Devamını Oku
20.08.2026
Fenerbahçe artık omurgasını fark edip, panikten çıkmaya mecbur

Fenerbahçe artık omurgasını fark edip, panikten çıkmaya mecbur

Devamını Oku
16.08.2026
Çerçeve yasa ve artçı şokları

Açık konuşalım, siyasi gündemimiz, konjonktürümüz, her şey birdenbire beklediğimizin ötesinde ciddi bir deprem yaşadı.

Devamını Oku
13.08.2026
Fenerbahçe'nin artan formu ve Talisca

Fenerbahçe'nin artan formu ve Talisca

Devamını Oku
06.08.2026
En büyük siyasi devrim!

Lütfen yanlış anlamayın; bugün görüşülen ve çok şüpheli bir geleceğe çanak tutan terör yasasından değil, Özgür Özel sayesinde kendilerini artık doğrudan siyasi kararların bir parçası olarak hissedecek milyonlardan söz ediyorum.

Devamını Oku
06.08.2026
YENİ Parti ve yarattığı dalgalar

Hayırlı olsun, Yeni Parti kuruluşunu tamamladı!

Devamını Oku
30.07.2026
Halk Yeni Parti için liderine yetki verdi!

Bundan iki ay ve iki gün önce, iki yıldır bir kumpas olarak hazırlanan mutlak butlan rezilliği sonuca ulaştı.

Devamını Oku
23.07.2026
Medyacılar-siyasetçiler: Bilmiyorsanız lütfen susun!

Mutlak butlan ve süregelen 1001 “Kemalvari” komplo yerine, bu hafta önemli bir başka ikaz yapmak istiyorum.

Devamını Oku
16.07.2026
Terminatör Sinner Wimbledon'u yine kazandı: Zverev yine direkten döndü

Terminatör Sinner, Wimbledon’ı yine kazandı ve üst üste ikinci kez bu büyük şampiyonluğa ulaşarak beşinci Grand Slam turnuasını aktifine yazdırdı!

Devamını Oku
14.07.2026
NATO-Silivri hattı

Gündem nedir?

Devamını Oku
09.07.2026
Yeni oluşumun vakti geldi!

Tarihi günler, haftalar, hatta aylar yaşıyoruz.

Devamını Oku
02.07.2026
11 örnekte kırılan dingil!

Birinci sahnemiz, milli takımdan...

Devamını Oku
25.06.2026
CHP’de gergin bekleyiş​​​​

Fakat bu günlerde durum daha da sıkıcı bir hal aldı. “CHP” dediklerinde mecburen “Hangi CHP?” demek zorunda kalıyorum. “KK’nın butlancı partisinden mi, yoksa Atatürk’ün kurduğu; laik, sosyal demokrat, Özgür Özel’in Türkiye’de birinci parti yaptığı gerçek CHP’den mi?”

Devamını Oku
18.06.2026
Bay Kemal’in CHP’yi yıkma çabaları!

Değerli dostlar, Atatürk’ün partisinin resmen cehennem ateşine atılıp Özgür Özel’e her açıdan tuzaklar kurulurken, bizlere düşen kendisine ve yol arkadaşlarına destek olmaktır; onların saflarında mücadele etmektir. Lütfen artık onlara olan inancınızı öne çıkarın, alkışlayın ve yaşadıkları kumpasa mani olun! İhtiyacımız budur.

Devamını Oku
11.06.2026
CHP bölünmedi, saldırı altında!

Tarsus’ta CHP’nin Belediye Başkanı Ali Boltaç ile yaptığımız güzel bir etkinlikten sonra kaleme aldım bu yazıyı.

Devamını Oku
04.06.2026
Mutlak şizofrenik kriz

Mutlu bayramlar Türkiye!

Devamını Oku
28.05.2026
CHP nasıl ‘güvenli kilit’ hattında siyasetçi bulabilir?

Adeta bir “rüzgâr gülü” gibi siyasi parti değiştirebilen, vatandaşın yüzüne hiç rahatsızlık hissetmeden bakmaya devam ederek siyaset yapmayı sürdürebileceğine inanan farklı bir insan türü ortaya çıktı.

Devamını Oku
21.05.2026
Bir ‘casusluk’ (!) davamız eksikti

Mühim olan RTE’nin bir numaralı rakibini, onu daha önce İstanbul’da dört kere yenmiş olan Ekrem İmamoğlu’nu nötralize etmek olduğu için her koldan yeni denemeler yapıyorlar.

Devamını Oku
14.05.2026
‘Barış koordinatörü’ mü dediniz?

Sayın Devlet Bahçeli gündem yaratmaya çok meraklıdır.

Devamını Oku
07.05.2026
Özgür Özel kendi limitlerini aşarken...

Özgür Özel ısınmış pinball gibi, sürekli oyunda kalan, enerjisi hiç düşmeyen (!) Türkiye’nin sorunlarını ülkeye yayma konusunda dinlenmeden çalışıyor!

Devamını Oku
30.04.2026
Silivri’de ‘déjà vu’ yaşıyoruz

İBB davaları kaçınılmaz şekilde insana déjà vu yaşatıyor.

Devamını Oku
23.04.2026
CHP sinsi senaryolara karşı

Dünyada yaşanan korkunç savaşlar, önce gündeme sonra tarihe kaydoluyor.

Devamını Oku
16.04.2026
Bir yiğit tanıyorum Silivri’de...

Dün Silivri’de bizleri en candan şekilde selamlarken gülen yüzü, kararlı vücut dili ve yaydığı enerjisiyle bizlere inanç katan yine kendisiydi.

Devamını Oku
09.04.2026
‘Taksici’ Nobel savaşçısına karşı!

Durumu şöyle özetleyelim: Önümüzdeki 50 yıl veya 100 yıl, Amerika’da ve hatta dünyanın her yerinde, 2. Trump dönemi hakkında tiyatrolar ve operalar yazılacak.

Devamını Oku
02.04.2026
Hukukun çivisi çıkmış!

Nasıl korkunç bir girdaba kapılmışız şu kısa ömürde...

Devamını Oku
26.03.2026
Ortaylı ve Özel üzerine

Her ölüm erken, her ölüm zamansız...

Devamını Oku
19.03.2026
Silivri-İran hattında demokrasi ve ekonomi

Hayatımız içeride de zor dışarıda da...

Devamını Oku
12.03.2026
Kötülerin bitmeyen cerahati

Savaşın en ağır bedelini anneler ve çocuklar öder.

Devamını Oku
05.03.2026
Şu şaşırtıcı “demokratik” dünyamız!

Yeni Adalet Bakanı gelir gelmez, gerek mahkemelerde gerek yandaş basında CHP üzerine yeni senaryoların alevlendiğini belirtmiştim.

Devamını Oku
26.02.2026
Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

Türkiye yeni adalet bakanının kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP ikazları dikkate almalı

Bu satırların sahibi, ailesinden kalan manevi mirasla 80 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında durmuş bir isimdir.

Devamını Oku
12.02.2026