Bir yiğit tanıyorum Silivri’de...

Bir yiğit tanıyorum Silivri’de...

09.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Trump’ın bir cümlesine gülmekten karnıma kramplar girdi: “İran savaşını bitirmek istiyorum.” Adam bir eliyle her şeyi yere fırlatıp paramparça ediyor, diğeriyle de süpürür gibi yapıp “Toplarım, merak etmeyin” diyor! Tam bir bulvar tiyatrosu oyuncusu! Yere fırlattığı şeyler tabak değil, bombalar; saçılan parçacıklar da cesetler. Sonra iki haftalık ateşkes ilan ediyor! Herhalde önümüzdeki sene de “Ben İran savaşını bitirdim” diye Nobel Barış Ödülü’ne aday olmak isteyecek. Şaka yaptığımı sanmayın.

İMAMOĞLU SİLİVRİ’DE TARİH YAZIYOR

Sizler gibi, benim de aklımdan hiç çıkmıyor. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu neredeyse 13 aydır 12 metrekarede yaşıyor. Sanki cezaevini donanımlı bir ofise çevirmiş, ülkenin geleceğini düşünerek belki günün dörtte üçü çalışıyor. Tabii şu dava sürecinde bu farklı bir “savunma çalışması” oluyor.

İmamoğlu’nu her aklınıza getirdiğinizde bir empati köprüsü kurmalısınız. “İmamoğlu 13 aydır Silivri’de” demek, yaşananlar için hiç yeterli değil. Bir toplantınız geciktiğinde kaybettiğiniz iki saat, bir uçak kaçırdığınız için heba olan dört saat veya aniden hastanede geçirmeye mecbur kaldığınız üç gün boyunca nasıl bunaldığınızı düşünün, sonra onu hatırlayın.

İmamoğlu, İstanbul’u Silivri’den yöneten bir büyükşehir belediye başkanı! O hücreden günlük siyasi yorumlar yapan, Çanakkale Zaferi’ni unutmayan, 1 Mart tezkeresini ihmal etmeyen, bayramları veya resmi anma günlerini içerikli mesajlarla karşılayan, Güreş İhtisas Kulübü Yerleşkesi’nin açılışını bile takip edip kutlayacak kadar her ince detaya hâkim, etkileyici bir lider!

Üstelik çok pozitif biri. Hatta kendisini geçtim, karamsarlığa düşen halkına da her gün moral aşılıyor! Ve bunda çok başarılı! Özgür Özel ve CHP’nin de akıl almaz bir başarısı bu zaten. Bütün muhalifler mitinglere coşkuyla, inançla katılıyor! Onlara da helal olsun! Kara, kışa, yağmura, çamura pabuç bırakmadan her buluşmaya yurdun her yerinden koşup geliyorlar. İmamoğlu ve Özel ikilisinin halkla kurduğu bütünleşmeye herkesin şapka çıkarması lazım. Eminim ki AKP’li kesimler bile, en azından içlerinden, “Helal olsun adamlara” diyordur.

İşin ilginç tarafı, İmamoğlu’nun öyle bir enerjisi var ki, sanki Özel’le beraber bütün Türkiye’yi bizzat geziyor! “Yarın Uşak’ta bir aradayız, milletin kazanmasını sağlamak zorundayız” diye haykırıyor. “O ne güzel kalabalık Pendik; birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar dediler, alnımız ak, her geçen gün daha fazlayız” diyor. 12 metrekare onun için saraylardan çok daha büyük ve görkemli. Çünkü o ufacık hücrede, arkasında milyonlarla birlikte oturuyor.

Bu arada, sırayla davanın bütün itirafçılarının ve gizli şahitlerinin sapır sapır döküldüğünü, şahitlikten ve verdikleri ifadelerden vazgeçtiklerini görüyoruz. 4 bin sayfalık iddianameden, henüz İmamoğlu aleyhine çıkan ve kanıtlanan herhangi bir delil, bildiğiniz gibi yok. “Bir hafta sonra birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar” denen bütün CHP’liler ve başta Özel ve İmamoğlu gururla birbirlerini kucaklıyorlar. Düşünebiliyor musunuz, şayet bu davalar bir ara sözde kabul ettikleri gibi canlı yayınlansaydı, bu yok olan gizli şahitler-itiraflar ile ne kadar gülünç duruma düşecekti. İmamoğlu kendisine karşı kurulmaya çalışılan bu kumpasa da ağır tepki veriyor: “Bu, ellerindeki ‘suç örgütü şeması’ dedikleri, İBB’nin organizasyon şeması. Bu bir iddianame değil; iftiraname ya da terfiname.” Sonra devam ediyor: “Allah aşkına, nasıl 4 bin sayfa uydurulabilir? Nasıl İnsanların canına, malına, sağlığına, namusuna iffetine kastedilebilir? Bunlar insan evladı yahu. Peki bunu yapanlar insan evladı değil mi? Bu insanların kız kardeşi, annesi, eşi, babası, evladı yok mu?” Ve çok çarpıcı başka bir çağrı yapıyor: “Benim talebim çok basit: Arkadaşlarımı evlerine yollayın. Bu sistemin derdi benimle, savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanlar ailesiz geçen bayramlar yaşamasın. Bu insanları tutuksuz yargılayın. Anneler, çocuklar buluşsun. İnsanlar hasta, gitsin tedavilerini yaptırsınlar, duruşmalara gelsinler. Biraz mertliğiniz varsa bu insanları bırakın, tek başıma benimle mücadele edin.” (İmamoğlu’nun değişik ifade ve yazılarından.)

Dün Silivri’de bizleri en candan şekilde selamlarken gülen yüzü, kararlı vücut dili ve yaydığı enerjisiyle bizlere inanç katan yine kendisiydi.

UNUTULMAZ BAŞKA LİDERLER VE DİLEK İMAMOĞLU

İmamoğlu’nun inançlı gözlerine, örnek duruşuna bakarken, aklımıza tabii ki onun gibi bu yollardan geçerek ülkenin zirvesindeki koltuğa oturan başka isimler geliyor. Güney Afrika lideri Nelson Mandela... Yazar Václav Havel, dört yıl hapsin ardından Çekoslovakya cumhurbaşkanı oldu. Fransızların 1956- 62 arasında hapiste tuttuğu Cezayir bağımsızlık mücadelesinin lideri Ahmet Ben Bella, 1963’te bağımsız Cezayir’in ilk cumhurbaşkanı oldu! Lech Wałęsa, komünist rejim dönemindeki gözaltı ve tutukluluk süreçlerinden sonra 1990’da Polonya cumhurbaşkanı oldu. Askeri diktatörlük döneminde 1970’te tutuklanan ve üç yıl hapis yatıp işkence gören Dilma Rousseff 2011’de Brezilya cumhurbaşkanı oldu.

Bu yazıyı sonlandırırken tabii ki önünde şapka çıkaracağımız diğer isim Dilek Kaya İmamoğlu’dur. Kendisi zaten eşinin siyasi kariyerini örnek bir şekilde destekleyen, zarif bir isimdi. 19 Mart’tan bugüne uzanan süreçte ise kendisi dünyaya örnek bir lider eşi profili çiziyor. Yalnız Ekrem İmamoğlu’na verdiği destekle değil. Bütün tutuklu ailelerine ve halkımıza verdiği moralle, yaptığı konuşmalarla, röportajlarla, enerjisiyle, dik duruşuyla şimdiden Türkiye’de örnek gösterilen kadınlar arasında yerini aldı. Ne diyor sevgili İmamoğlu? “Demokrasi ve adalet mücadelemdeki en büyük dayanaklarımdan biri de sevgili eşim Dilek. İyi ki varsın Dilek.”

İmamoğlu’nun yolunun sonu tabii ki Beştepe değil, Çankaya’dır. Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı koltuğudur.

İlgili Konular: #Ekrem İmamoğlu

Yazarın Son Yazıları

CHP nasıl ‘güvenli kilit’ hattında siyasetçi bulabilir?

Adeta bir “rüzgâr gülü” gibi siyasi parti değiştirebilen, vatandaşın yüzüne hiç rahatsızlık hissetmeden bakmaya devam ederek siyaset yapmayı sürdürebileceğine inanan farklı bir insan türü ortaya çıktı.

Devamını Oku
21.05.2026
Bir ‘casusluk’ (!) davamız eksikti

Mühim olan RTE’nin bir numaralı rakibini, onu daha önce İstanbul’da dört kere yenmiş olan Ekrem İmamoğlu’nu nötralize etmek olduğu için her koldan yeni denemeler yapıyorlar.

Devamını Oku
14.05.2026
‘Barış koordinatörü’ mü dediniz?

Sayın Devlet Bahçeli gündem yaratmaya çok meraklıdır.

Devamını Oku
07.05.2026
Özgür Özel kendi limitlerini aşarken...

Özgür Özel ısınmış pinball gibi, sürekli oyunda kalan, enerjisi hiç düşmeyen (!) Türkiye’nin sorunlarını ülkeye yayma konusunda dinlenmeden çalışıyor!

Devamını Oku
30.04.2026
Silivri’de ‘déjà vu’ yaşıyoruz

İBB davaları kaçınılmaz şekilde insana déjà vu yaşatıyor.

Devamını Oku
23.04.2026
CHP sinsi senaryolara karşı

Dünyada yaşanan korkunç savaşlar, önce gündeme sonra tarihe kaydoluyor.

Devamını Oku
16.04.2026
Bir yiğit tanıyorum Silivri’de...

Dün Silivri’de bizleri en candan şekilde selamlarken gülen yüzü, kararlı vücut dili ve yaydığı enerjisiyle bizlere inanç katan yine kendisiydi.

Devamını Oku
09.04.2026
‘Taksici’ Nobel savaşçısına karşı!

Durumu şöyle özetleyelim: Önümüzdeki 50 yıl veya 100 yıl, Amerika’da ve hatta dünyanın her yerinde, 2. Trump dönemi hakkında tiyatrolar ve operalar yazılacak.

Devamını Oku
02.04.2026
Hukukun çivisi çıkmış!

Nasıl korkunç bir girdaba kapılmışız şu kısa ömürde...

Devamını Oku
26.03.2026
Ortaylı ve Özel üzerine

Her ölüm erken, her ölüm zamansız...

Devamını Oku
19.03.2026
Silivri-İran hattında demokrasi ve ekonomi

Hayatımız içeride de zor dışarıda da...

Devamını Oku
12.03.2026
Kötülerin bitmeyen cerahati

Savaşın en ağır bedelini anneler ve çocuklar öder.

Devamını Oku
05.03.2026
Şu şaşırtıcı “demokratik” dünyamız!

Yeni Adalet Bakanı gelir gelmez, gerek mahkemelerde gerek yandaş basında CHP üzerine yeni senaryoların alevlendiğini belirtmiştim.

Devamını Oku
26.02.2026
Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

Türkiye yeni adalet bakanının kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP ikazları dikkate almalı

Bu satırların sahibi, ailesinden kalan manevi mirasla 80 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında durmuş bir isimdir.

Devamını Oku
12.02.2026
Barış süreci: Ne pahasına?

CHP, son dönemdeki çıkışlarıyla ana muhalefet partisinden birinci parti konumuna yükseldi.

Devamını Oku
05.02.2026
Tarihi ‘Özel-İmamoğlu’ tandemi

Tandem, iki unsurun tek bir ritimle, birlikte hareket etmesi olarak tanımlanır.

Devamını Oku
29.01.2026
Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Devamını Oku
23.01.2026
Üç aykırı ölüm

Her biri olağandışı vakalar. İlki, gencecik bir çocuğumuzun Türkiye’yi giderek saran çocuk şiddetinin yeni hedefi olması…

Devamını Oku
22.01.2026
İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025