Silivri-İran hattında demokrasi ve ekonomi

Silivri-İran hattında demokrasi ve ekonomi

12.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hayatımız içeride de zor dışarıda da... Silivri’de İBB davası bize, demokratik bir adalet düzeninde en önemli konulardan birinin “yargılanan kişinin kendini savunma hakkı” olduğunu tekrar hatırlatıyor. Ne yazık ki Silivri’de bunun yaşama geçmesi zor. Davanın canlı yayında izlenebilmesi yalnız CHP’nin değil, Bahçeli’nin de sürekli talep ettiği bir başka ütopik hayal! Birinci gün konuşturulmamaya çalışılan Ekrem İmamoğlu yine her türlü tehditle yüzleşerek direndi. Salonun boşaltılması istendiğinde Özgür Özel’in bunu derhal reddetmesi, alkışlanacak bir tavırdı. Yine gizli tanıklarla ilerleyecek olan bu davaya, İmamoğlu’nun mertçe sözleri şimdiden damga vurdu! İddianameyi “iftiraname” olarak nitelendiren cumhurbaşkanı adayı, “Dimdik ayaktayım” mesajını yine verdi. İmamoğlu cezaevine alınırken oluşan dev maliyetler tekrarlanabilir mi? İnanıyorum ki cezaevinde geçirdiği bu sürenin karşılığını elbette fazlasıyla halkın dönen oylarıyla alacak.

İRAN HALKI KORKUNÇ KISKAÇLA MÜCADELE EDİYOR!

Şu anda dünyanın en hazin gerçeklerinden biri, demokrat ve aydın görüşlü İranlıların iki kıskaç arasında yaşamaları. Bir yandan emperyalist bir ülke üzerlerine bomba yağdırıyor... Diğer yandan İran’ın Ayetullahçı molla rejimi, daha şurada iki ay öncesine kadar özgürlük ve demokrasi arayışında olan on binlerce İranlıyı gözü kapalı bir şekilde ölüme yolluyordu. Şimdi ne şah ne Humeyni rejiminde ne de sonraki Ayetullah Hamaney dönemlerinde huzur görmemiş İran halkı, kendi hükümetinin dışında, bir de İsrail-Amerikan bombalarıyla savaşmak durumunda! Biraz empati! Bilincini kaybetmiş bazı İranlılar, Amerika’da ya da Avrupa’da en şuursuz şekilde bombaları alkışlayarak yakınlarının vatanlarında yok edilişini alkışlıyor!

AMERİKA İDDİA ETTİĞİ KADAR RAHAT MI SANIYORSUNUZ?

Bakın Trump’ın takındığı tavır ve tehditler, şöyle: “Biz İran’ı yerle bir edeceğiz, herkes kudretimize meydan okumamayı öğrenecek”. Tabii bu tehditlerin arkasında, kendini kabadayı kovboy olarak lanse etmiş adamın çaresizliği var.

Bütün bunları dinleyen dünya kamuoyu zaten “Herhalde İran’ı birkaç haftada dümdüz ederler” diye düşünüyordur. Ama işin gerçeği, Ukrayna savaşında gördüğümüz gibi pek de öyle değil. İran, Amerika’nın bütün ağır tehditlerine karşı “Bizim hiçbir ateşkes talebimiz yok” diyerek açıkça meydan okuyor, hatta “Böyle bir geri adım kesinlikle olmayacak” diyor. Bunun bizi doğrudan taşıdığı ikinci veri, savaşın uzun soluklu maliyeti. Amerika günde 1 milyar dolar harcıyor bu savaşa! YouTube’da “Political Girl” isimli kanalından siyasi yorumlar yapan Leigh McGowan bu rakamları verirken İran’ın, Amerika’nın Ortadoğu ve Körfez’deki birçok siyasi üssünü vurduğunu ve 100 milyonlarca, belki de milyar dolarlık zararlar verdiğini iddia ediyor. Savaşın ABD’ye maliyeti zaten saniyede 11 bin, saatte 42 milyon dolar! Trump kasımda kendisini bekleyen seçim sürecine faydası olsun diye bu savaşa girmişken şu anda Amerikan halkının yüzde 55’i bu savaşa karşı. “Bizim vergi dolarlarımız nerelere harcanıyor?” söylemleri ve yaşamını kaybedebilecek askerlerin acısı hızla yayıldığında, Cumhuriyetçi iktidarın sarsılacağından kimsenin şüphesi olmadı. Bu arada Rusya ve Çin’in İran’a ciddi miktarda istihbarat sızdırarak ABD’yi daha fazla yıpratma peşinde oldukları da sürekli konuşulan iddialardan biri. Sonuçta Amerika’nın ne silahları ne bombaları sonsuz, ne de parası!

Yeni nesil savaşlar ağır mali bedellerle geliyor. Bir Tomahawk füzesi 2 milyon dolar, bir Patriot hava savunma füzesi 3-5 milyon dolar civarında! Yani tek bir hava operasyonun maliyeti 100 milyonlarca dolar. Buna savaş uçaklarının saatlik uçuş bedellerinin dev faturaları, ayrıca Amerikan uçak gemisi taarruz grubunun günlük 8 milyon doları bulabilen operasyon maliyetleri ve yanlarında seyreden destroyerler, denizaltılar ve lojistik gemileri ile binlerce personel masrafı da eklendiğinde rakamlar devasa boyutlara çıkıyor. Ayrıca günümüz savaşlarında daha az asker kullanılmasına karşın çok pahalı elektronik harp sistemleri, hava yakıt ikmal uçakları, uydu istihbaratı ve insansız hava araçları kullanılıyor. Yıllık bir trilyon dolarlık bir bütçeden bahsediyoruz.

KARA SAVAŞI NE KADAR GERÇEKÇİ?

Her şeyden önce ABD’nin İran’a yönelik girişebileceği bir kara savaşının Irak’ta elde ettiği sonuçlarla pek alakası olmayacak. Kimse sanmasın ki İranlıların önemli bir kısmının molla rejimine karşı olması, onları ülkeyi işgal etmek için sınırlardan girecek Amerikan askerlerine yakın kılacak! Şimdiden, savaşın 12. gününde 1400’e yakın İranlı sivilin öldürülmüş olması, Amerika’ya karşı nefreti giderek arttıracak. Ayrıca İran, Irak’tan dört misli daha büyük bir ülke ve adeta doğal korunma kalkanları oluşturan dağlarla kaplı. Buna bir de bugünün İran’ında 2003 Irak’ına kıyasla neredeyse dört misli nüfus olduğunu eklediğinizde ve İran’ın 1 milyon 648 bin kilometrekareye yayıldığını hatırladığınızda, “Türkiye’nin iki mislinden büyük” bir ülkeyi karadan işgal etmenin hiç kolay olmadığını göreceksiniz. İran’ın Tahran başta, milyonlarca insanın yaşadığı şehirlere sahip olması, böyle bir işgali imkânsız hale getiriyor.

Tarihe dönüp bakarsak 1812’de Napolyon 600 bin askeri ile Sovyet Rusya’yı ele geçirmeye çalıştı, 1941’de ise Hitler 3 milyon Alman askeriyle aynı çılgın projeyi tekrar gerçekleştirmeye gayret etti. Her iki abartılı işgal projesi de hüsranla neticelendi. Buna Vietnam’ı da ekleyebilirsiniz. Dolayısıyla böyle bir kara harekâtı, maddi-manevi olarak Trump’a hüsran getirir. Mecburen Batı Avrupa’da Amerika’yı destekliyor görünen Almanya, Portekiz ve Fransa gibi ülkeler dahi bu savaşa kesinlikle kendi askerlerini yollamazlar. Fransa’nın eski başbakanı D. Villepin Cumhurbaşkanı Macron’u ikaz ederek Amerika ve İsrail’in bu savaşla dünyayı küresel bir Vietnam’a ve felakete doğru taşıdığının altını çizdi. Sol partiler ve aydınlar da Fransa ve Almanya’da savaşa ciddi olarak karşılar.

Amerika ve İsrail sonuçta iddia ettikleri gibi bu savaşı her an bitirebilecek güçten oldukça uzaktalar. Aldıkları çeşitli darbeleri belki medya sansürü ile gizli tutsalar bile, ne uluslararası kamuoyunda ne kendi ülkelerinde bu mantıksız ve bir “bitiriş planı” olmayan savaşa bir türlü destek bulamıyorlar.

Yazarın Son Yazıları

Silivri-İran hattında demokrasi ve ekonomi

Hayatımız içeride de zor dışarıda da...

Devamını Oku
12.03.2026
Kötülerin bitmeyen cerahati

Savaşın en ağır bedelini anneler ve çocuklar öder.

Devamını Oku
05.03.2026
Şu şaşırtıcı “demokratik” dünyamız!

Yeni Adalet Bakanı gelir gelmez, gerek mahkemelerde gerek yandaş basında CHP üzerine yeni senaryoların alevlendiğini belirtmiştim.

Devamını Oku
26.02.2026
Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

Türkiye yeni adalet bakanının kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP ikazları dikkate almalı

Bu satırların sahibi, ailesinden kalan manevi mirasla 80 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında durmuş bir isimdir.

Devamını Oku
12.02.2026
Barış süreci: Ne pahasına?

CHP, son dönemdeki çıkışlarıyla ana muhalefet partisinden birinci parti konumuna yükseldi.

Devamını Oku
05.02.2026
Tarihi ‘Özel-İmamoğlu’ tandemi

Tandem, iki unsurun tek bir ritimle, birlikte hareket etmesi olarak tanımlanır.

Devamını Oku
29.01.2026
Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Devamını Oku
23.01.2026
Üç aykırı ölüm

Her biri olağandışı vakalar. İlki, gencecik bir çocuğumuzun Türkiye’yi giderek saran çocuk şiddetinin yeni hedefi olması…

Devamını Oku
22.01.2026
İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025