Ortaylı ve Özel üzerine

Ortaylı ve Özel üzerine

19.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Her ölüm erken, her ölüm zamansız… Kaybettiğimiz ister 90 ister 40 yaşında olsun…İlber Ortaylı gibi bir değerin kaybı ise, neredeyse bütün ülkeyi aynı anda köksüz hissettirip bir toprak kayması yaratan cinsten. Bakın bugün Yapay Zeka, kendisine yönelttiğiniz sorulara çoğunlukla doğru ve içerikli yanıtlar veriyor olabilir. Bunlar sizi bazen şaşırtabilir, tatmin edebilir yahut keyif verebilir. Oysa İlber Ortaylı’nın, doğal akışta adeta biraz önce oynanmış bir futbol maçı hakkında tepkisel, hızlı yorumlar yapan tecrübeli ve donanımlı bir spor yazarı hızında, ülkemiz ve evrensel dünya tarihinin, felsefenin, arkeolojinin, dünya savaşlarının, etnik, ırk-mezhep-din temelli çatışmaların derin merkezlerinden bugünlere uzanan renk, tını ve anekdotlar çıkarabilmesi, üstün bir entelektüel performansın ötesinde, izleyenlerde olağanüstü bir samimi şaşkınlık ve hayranlık yarattı. Bunları hipnotize eden sihirli anlar olarak belleğimize kaydettik… 

İlber Ortaylı‘yı, ister bir konferans salonunda ister beyaz ekranda her gördüğümüzde gerçekten buna benzer duygular yaşadık. İnsanlar, kim bilir, kaçınılmaz şekilde bir bilinçaltı muhasebesi yaparak “Bu beyefendi ömür üstünden, karşılaştırmalı ve istendiği zaman kutusundan çıkarıp kullanıma hazır hale getirecek şekilde milyonlarca donanımını edinebildiyse, demek ki bu mümkün!” diye düşünüyorlardır umarım. Onun kaybı milyonlarca insanda, aslında belki de birçoğu için bu “canlı Yapay Zeka”ya ne denli hayranlık duyduklarını büyük bir teessürle fark etmelerine neden oldu. Kendisiyle hiç tanışmamış olsalar dahi Ortaylı ‘nın, insanlığın bilgelik onurunu, antik Yunan dünyasının efsanesini anımsatan çağdaş bir Herodot, 5. yüzyılın kuzey Afrikası’ndan İbn Haldun ya da 20. yüzyıldan Fransız tarihçi Fernand Braudel gibi aydınlanma meselesini ülkemiz adına en yüksek evrensel standartlarda irdelemiş olması, halkımız için büyük bir gurur vesilesi olmuştur ve böyle kalmaya devam edecektir. Ortaylı’nın, başkasının sözleri veya makalelerinde son derece boğucu ve sıkıcı gelebilecek konuları kendine has ses tonu ve üslubuyla halka en anlaşılır ve eğitsel bir dilde sunabilmesi, tartışmasız en büyük meziyetlerinden biriydi. Ayrıca 78 yaşında, bize göre çok erken tamamladığı koşusu boyunca gençlere, halka, milyonlara merak etmeyi öğretmek; dil öğrenmeye, kitap okumaya yönlendirmek, ezcümle cehaletle ve cahil ukalalarla mücadele etmek, onun bitmez tükenmez uğraşları arasında yer aldı. Evet, her fani ölümü tadacaktır; ama bazı faniler de gerçekten ölümsüzdür. Gençler bunu da unutmasın!

Geçtiğimiz pazartesi gününü İlber Ortaylı’nın cenazesinde geçirdim. Önce Galatasaray Üniversitesi’ndeki törende, ardından ikindi namazında Fatih Camii’nde, Fatih Sultan Mehmet’in ve tarihçi Halil İnalcık’ın da kabirlerinin bulunduğu hazireye defnedilirken, bundan 500 yıl sonra onun manevi huzuruna gelecek gençleri, bu az rastlanır insan hakkında neler düşüneceklerini merak ettim. Soruya içimden verdiğim yanıttan memnun kaldım.

KENDİNİZİ ÖZGÜR ÖZEL YERİNE KOYAR MISINIZ LÜTFEN?

Galatasaray Üniversitesi’ndeki törende CHP’nin değerli Genel Başkanı Özgür Özel ve geniş heyeti ile bulunma şansım oldu. İtiraf etmem lazım, bu genç liderimize bir daha hayran kaldım. Lütfen kendinizi biraz Özel’in yerine koyun. Bu gazeteyi okuyan bir insan olarak, kimliğinizi on dakikalığına kenara kaldırın. İster eczacı olun ister tuhafiyeci ister mimar ister tüccar veya doktor… Ya da otel resepsiyon görevlisi veya hemşire ya da iş insanı! Her birinizin yaptığı bütün mesleklere büyük saygım var. Zaten zeki insan, kendine ne kadar güvenirse güvensin gerçekte mütevazı olur. İyi ki herkes farklı meslekler yapıyor ki dünya dönüyor! Sonuçta Özgür Özel, Türkiye’deki bütün yolsuzluklarla, hukuksuzluklarla, gizli ve açık siyasi darbelerle kora kor mücadele verirken, bir yandan da mucizevi bir şekilde mesela Ortaylı’nın, başka bir partili veya aydının cenazesine katılır, Büyükada’ya gidip Ataol Behramoğlu’na geçmiş olsun ziyareti yapar veya yüreklendirmek istediği bir genç sanatçının sergisine katılır, çok elim bir kazada kaybettiğimiz Manisa Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in çocuklarına, babalarının yokluğunu unutturmaya çalışmak için programını değiştirip neredeyse her aktivitelerine katılmak ister ve… sabah hangi belediyenin baskına uğradığını, kaç partilinin apar topar götürüleceğini düşünerek belki dinlenmeye çalıştığı 4-5 saatlik sürelerde de uykusu kaçar ve önüne kağıt kalem alıp daha da geniş kapsamlı programların satır başlarını çıkarmaya girişir.

Yine unutmayalım ki, gerek Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ikilisi gerek halkımız, biz Cumhuriyet yazarları, Cumhuriyetimizin, laikliğin ve demokrasinin tarihimizde görülmemiş en büyük saldırısı altında ömrümüzü tüketiyoruz. Her Allah’ın günü bize “yok artık, bu kadarı da olmaz, bu kesin Zaytung haberidir” dedirten saçma sapan bir gündemimiz var. Mesela, Karaman’da, geçen hafta yaşanan Arapça İstiklal Marşı’nın küçücük çocuklara dayatılması rezaleti konusunda Özel, kelimeleri çok dikkatli seçerek müdahale etmek durumunda kaldı. “Arapça bir dildir, saygı duyduğumuz bir dildir. Türkiye’deki 6 milyon vatandaşımızın, Urfa’da, Mardin’de, Hatay’daki ana dilidir. Baş, göz üstünedir. Ancak bir ülkenin milli marşı, İstiklal Marşı kendi dilinde, öz dilinde, özellikle resmi dilinde okunur. Dünyada aksine tek bir örnek yoktur. Ve böyle bir utanmazlığın asla affı yoktur”.  Arkadaşlar, “kendinizi onun yerine koyun” dediğim işte bu! Karaman’a da el atmak durumunda, Silivri’de, yakınlarına el salladığı için tutuklular ile aileleri arasında jandarmanın yarattığı şiddet olaylarına tepki vermesi gereken de o, önüne düşen yolsuzluk iddialarını cesaretle ve yüksek sesle gündeme getirmesi gereken de yine kendisi! Ülkede yıllardır egemen olan hukuksuzluğun, daha doğrusu iki başlı yandaşlara ve muhaliflere ayrı ayrı uygulanan bağımsız(!) hukuk sisteminin içler acısı durumunu halka anlatması gereken yine Özel! Aynı zamanda aynı Özel emeklilerin, dar gelirlilerin yaşadığı ekonomik tıkanmalara umut ararken, gereken kaynağı ülkenin peşkeş çekilen değerlerin ve ihalelerinde nasıl bulanabileceğinin matematiksel olarak izah etmek durumunda!

Bugün Türkiye’de haksızlığa uğrayan, adalet karşısında adeta çöpe atılmış hisseden herkes ister cezaevinde ister emekli olarak ister sokaklarda ister madenci ister haklarının içinden geçilmiş çiftçi, herkes Özel’den bir mucize bekliyor. Yandaşların, iktidar kesiminin her an Özel’le ve CHP ile, medya önünde, hukuk alanında ya da günlük siyasi polemiklerde olay çıkarmasına şaşırmıyorum da bazı kesimlerin ülkede her şeyi bırakıp sadece kendisiyle uğraşmasını anlayamıyorum. Benim de makalelerimde dile getirdiğim kendisinden farklı düşündüğüm konular tabii ki var… Mesela CHP’nin komisyon masasındaki işlevi ve bu olayın seçimler yaklaşırken gelip dayanacağı yerler gibi… Ki bence Özel, Musavvat Dervişoğlu ve Ümit Özdağ ile daha yakın diyalog içinde olmalı.  Ama bunlar tabii ki Özel’in ortaya koyduğu performans ve enerjinin görmezden gelinmesi için bir gerekçe değil! İşte “kendinizi Özel’in yerine koyun” derken bir yandan Cumhuriyetin gördüğü en büyük devrim karşıtı saldırıyla karşı karşıyasınız, buna dur demek zorundasınız, zor durumda olan 7’den 70’e her vatandaş sizden kurtarıcı olmanızı bekliyor, bir yandan da kendi evinizin arka bahçesinde altınıza kuyu kazanlarla uğraşıyorsunuz. Şikâyet etmeye ise ne hakkınız ne de vaktiniz var… Hiç kolay değil, değil mi? 

Dün gece 18 Mart’ın yıldönümünde, Saraçhane’de seslerimiz soğuk bir bahar havasının içinde çınlarken, halkımızın bu direncin önüne dikilen her engeli demokrasiyle delip geçeceğine olan inancımız bir kez daha yine arttı!

Yazarın Son Yazıları

Ortaylı ve Özel üzerine

Her ölüm erken, her ölüm zamansız...

Devamını Oku
19.03.2026
Silivri-İran hattında demokrasi ve ekonomi

Hayatımız içeride de zor dışarıda da...

Devamını Oku
12.03.2026
Kötülerin bitmeyen cerahati

Savaşın en ağır bedelini anneler ve çocuklar öder.

Devamını Oku
05.03.2026
Şu şaşırtıcı “demokratik” dünyamız!

Yeni Adalet Bakanı gelir gelmez, gerek mahkemelerde gerek yandaş basında CHP üzerine yeni senaryoların alevlendiğini belirtmiştim.

Devamını Oku
26.02.2026
Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

Türkiye yeni adalet bakanının kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP ikazları dikkate almalı

Bu satırların sahibi, ailesinden kalan manevi mirasla 80 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında durmuş bir isimdir.

Devamını Oku
12.02.2026
Barış süreci: Ne pahasına?

CHP, son dönemdeki çıkışlarıyla ana muhalefet partisinden birinci parti konumuna yükseldi.

Devamını Oku
05.02.2026
Tarihi ‘Özel-İmamoğlu’ tandemi

Tandem, iki unsurun tek bir ritimle, birlikte hareket etmesi olarak tanımlanır.

Devamını Oku
29.01.2026
Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Devamını Oku
23.01.2026
Üç aykırı ölüm

Her biri olağandışı vakalar. İlki, gencecik bir çocuğumuzun Türkiye’yi giderek saran çocuk şiddetinin yeni hedefi olması…

Devamını Oku
22.01.2026
İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025