Şehir ve yaşam - Halil AKSU
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Şehir ve yaşam - Halil AKSU

14.05.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Şehirler, eski adıyla polisler, medeniyetimizin merkezleridir. Yeme içme imkânlarıyla, istihdam ve eğitim olanaklarıyla, sosyal ve kültürel zenginlikleriyle hepimizin gönlünü kazanmıştır. Aksini söylemek doğru olmaz. 

Şehirlerimize göç sürüyor. Aynı zamanda trafik sorunu artmaya devam ediyor. Lüks mahallelerle şehrin kenarındaki varoşlar arasındaki eşitsizlik ve suç oranları artıyor. Su, enerji ve hava kalitesi düşüyor. 

Peki, şehirlerimizden genel haliyle memnun muyuz? Şehirlerimizin olumlu yönleri, olumsuz yönlerine katlanmaya değer mi? Şehirlerde yaşamak mantıklı mı? Bunu herkes kendine göre yanıtlamalı. 

Bir başka ihtimal daha var. Neden şehirlerimizi daha yaşanası, daha kaliteli hale getirmiyoruz? Kısaca üç önerim var: 1. Gri yerine yeşil. 2. Motor yerine kas. 3. Kural yerine oyun. İşte ayrıntılar... 

1. GRİ YERİNE YEŞİL

Şehirlerimiz hızla betonlaşıyor. Oysa her binanın yapıldığı yer aslında toprak. O toprağın üstündeki yeşillik bizim için oksijen kaynağı. Kendi kendimize ciğerlerimizi yok ediyoruz. Böyle olmak zorunda değil. Binaların çatıları yeşil olabilir. Az bir toprakla, binalarımızın çatıları oksijen ve gıda üretebilir. Bina sakinleri için oyun bahçesine, parka dönüşebilir. Binanın çevresinde de yeterince yeşil alan olmalı ve kullanılmalı. Hatta sadece çimlendirilmemeli, meyve ve sebze üretimine sunulmalı. Mahallenin yerel ve sağlıklı besin seçenekleri olmalı. Bu şekilde çocuklarımız meyve ve sebzelerin nerede, nasıl, hangi mevsimlerde yetiştiğini de öğrenirler. 

2. MOTOR YERİNE KAS

Atalarımız bizden daha çok hareket ediyorlar, daha çok bedensel aktivitede bulunuyorlardı. Farklı nedenlerden ötürü bugün insan ömrü uzasa da hastalık çeşitleri ve yaygınlığı da artıyor. En büyük (ama sessiz) salgınlardan biri obezite. Toplumun yüzde 10’undan fazlası aşırı kilolu. Bu beraberinde pek çok hastalığı tetikliyor. 

Ama böyle olmak zorunda değil. Daha çok toplu taşıma kullanılsa, şehirlerimiz bisiklet ve yürüme yollarına kavuşsa, insanların spor yapması teşvik ve takdir edilse yaşam kalitesine çok ciddi katkıda bulunuruz. İnsanların arabalarıyla işten eve, evden alışverişe gitmeleri, her siparişlerini başka bir motor kuryeyle çözmeleri yerine, biraz daha mahalleye çıkmak, yürüyüş yapmak, toplu taşıma araçlarını kullanmak, hepimize çok iyi gelecektir. 

3. KURAL YERİNE OYUN

Toplumda ve özellikle şehirlerimizde çok fazla kural oluşmaya başladı. Yasakların sayısı da artıyor. “Çimlere basmayınız, buraya girmeyiniz, şuraya oturmayınız, şunu söylemeyiniz, bunu yapmayınız” gibi sayısız yasak, hayatımızı zorlaştırıyor, özgürlüklerimizi engelliyor. 

Böyle olmak zorunda değil. İnsanın motivasyon kaynakları vardır. Bunlara yönelik tasarımlar yapılabilir. Son yıllarda “oyunlaştırma” isimli bir yaklaşım ortaya çıktı. Birtakım ciddi işleri oyun haline getirmek, insanların oyun içgüdülerine hitap ederek aslında onlara birtakım görevleri yaptırmak, birtakım kuralları uygulamak için. 

Sonuçta şehirlerimizde insanca yaşamak istiyorsak, şehirleri kendi hallerine veya kötü yönetimlerin eline teslim edemeyiz. Şehirleri yaşanası kılmak için hepimiz katkıda bulunabilir, bilinçli ve güzel tercihler yapabiliriz. Buna mecburuz. 

HALİL AKSU 

DİJİTAL DÖNÜŞÜM UZMANI 

Yazarın Son Yazıları

‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026