ABD ve Irak’ta olanlar
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

ABD ve Irak’ta olanlar

30.10.2019 09:16
Güncellenme:
Takip Et:

YAZAR: Murat TULGA

Emekli Kurmay Albay

Asıl önemli soru: Vukuatı Irak ile sabit ABD, bu silahları antlaşmaya aykırı olarak geri almazsa ne olacaktır? Süreç atlanılmadan takip edilmelidir. Geçmişten ders alınmalıdır.

Yıl 2004’tü. NATO İstanbul Zirvesi’nde önemli kararlar alındı. Bu zirvenin en somut kararlarından birisi de; NATO'nun Irak güvenlik güçlerinin eğitimine karar vermesiydi.

NATO’nun, Irak güvenlik güçlerinin eğitimini üstlenme kararı, geçici Irak hükümetinden gelen resmi yardım talebi ve BM Güvenlik Konseyi kararından (BMGKK) sonra alınmıştı.

Bu karar NATO’nun Irak’taki Eğitim Misyonu (NATO Training Mission Iraq - NTM-I) olarak adlandırıldı. Bu misyon iki bacaklı olacaktı, bunlardan birincisi ABD’nin Irak’a müdahalesi sonrası yok edilen Irak Güvenlik Güçleri’nin (Askeri ve polis gücü) yeniden oluşturulması kapsamında eğitim ve eğitici desteği verilmesiydi. İkincisi ise, Irak Ordusu’na silah, mühimmat ve teçhizat desteğinde bulunulmasıydı. Müttefik ülkeler, mali yardım veya doğrudan silah ve teçhizat yardımı yaparak Irak Ordusu’nun teçhizat ve silah açığını karşılamak amacındaydılar. Bu “iyi niyetli” bir yaklaşımdı, NATO bünyesinde Irak Ordusu’nun ihtiyaçlarını ortaya çıkarmak, bu ihtiyaçları yerel yöneticilerle koordine etmek ve bu yardımları yerine ulaştırmak maksadıyla bir birim oluşturuldu (NTECG - NATO Training and Equipment Coordination Group), bu birim vasıtasıyla müttefik ülkeler Irak’a silah ve teçhizat bağışlamaya başladılar.

Buraya kadar her şey iyi görünüyordu. Lakin destekler Irak’a ulaşıyordu fakat envanteri iyi tutulamıyor ve bu silahlar buhar oluyordu bir süre sonra. Bu silah, mühimmat ve teçhizatın Irak’ta yerleşik terör örgütlerinin eline geçtiğinden bahsedilir oldu. Tabii ki bu örgütler arasında PKK terör örgütü de bulunmaktaydı. Yani NATO’nun “iyi niyetle” başladığı misyondan kötü kokular gelmeye başlamıştı.

Takvimler 12 Şubat 2009’u gösterdiğinde Amerika'daki Washington Post gazetesi “Irak’ta kaybolan silahların bazılarının, PKK'nin eline geçtiği” iddiasında bulunuyordu.

Bu konuda daha sonra Pentagon kaynaklı soruşturma raporlarında da bu durum teyit edildi. Gerçek şuydu: Irak’ta, NATO müttefiklerinin ve ABD’nin silah, mühimmat ve teçhizat desteğinin sağlıklı bir envanteri tutulamamış, bazıları kaybolmuştu.

ABD’den özel ilgi(!)

Gel zaman git zaman 2011 yılında NATO’nun Irak’taki Eğitim Misyonuna (NATO Training Mission Iraq NTM-I) son verildi. Misyon; Irak'ta yaklaşık 5 binden fazla asker ve 10 bin polisi eğitilmesi ile son buldu.

Müttefiklerin kimisi silah ve mühimmat verdi kimi para, kimisi de eğitim ve eğitici desteği ile çorbaya tuz kattılar. ABD hem eğitimde yer aldı, hem de bol miktarda silah, teçhizat ve mühimmat verdi Irak’a. Özellikle Irak Ordusu’nun Kürt Bölgesindeki yapılanması ve buraya eğitim ve eğitici desteğinde daha bir ilgili davrandı, nedense?

Türkiye’de eğitim ve eğitici desteği ile Irak Silahlı Kuvvetleri ve Polis gücünün eğitimine katkı sağladı.

Irak’a hibe edilen silah ve mühimmat buharlaşıyor!!!!

ABD ile yapılan antlaşma sonrası

Şimdi günümüze dönelim.

Suriye’de, Fırat’ın doğusunda yürütülen Barış Pınarı Harekâtı’na ilişkin Türkiye - ABD arasındaki görüşmelerin ardından 13 maddelik bir antlaşma yapıldı. Bu on üç maddenin her biri hakkında söylenecek çok şey var, fakat ortak açıklamanın 9'uncu maddesi terör örgütü YPG’nin elinden alınacak ağır silahlarla yani tam da konumuzla ilgili. Bu bağlamda bu konu özelinde devam edeceğim. Şöyle deniyor bu maddede;

“... Her iki taraf Türkiye'nin, YPG (PKK) ağır silahlarının toplanması ve YPG tahkimatları ile tüm muharip mevzilerinin kullanılmaz hale getirilmesi dahil, milli güvenlik kaygılarının giderilmesini teminen bir güvenli bölge kurulmasının devam eden önemi ve işlevselliğinde mutabık kalır...”

Bu maddenin Türkiye açısından önemli sonuçları var. Önce bardağın dolu tarafına bakalım. ABD’nin YPG’ye ağır silah verdiğini teyit ettirmek ve bunları toplamasını kayıt altına aldırmak bir başarıdır. Ancak yapılan bir anlaşmadır. Takibi sıkı olarak yapılmalıdır.

Irak’ta daha önce kaybolan silahlar düşünüldüğünde Suriye’de de bu silahların ABD tarafından toplanamaması, toplanmaması! Veya buharlaşması olasıdır. Bu da bardağın boş tarafı!

Cevap bekleyen sorular

Bu kapsamda, aşağıdaki soruların cevaplarının verilmesi iktidarın sorumluluğundadır;

• ABD, YPG’ye kaç adet ve hangi özelliklerde ağır silah vermiştir? Bu konuda bir envanter var mıdır? Türkiye bu konuda bilgilendirilmiş midir?

• ABD, YPG’nin elindeki ağır silahları nasıl toplayacaktır? Türkiye, bu konuyu nasıl izleyecektir?

• ABD, bu silahları ne kadar zaman içerisinde toplayacaktır?

• ABD, bu silahları nereye ve nasıl tahliye edecektir? Bu silahlar bölgeden nasıl çıkarılacaktır?

• Bu konuda Türkiye ile nasıl bir eşgüdüm sağlanacaktır? Sürecin raporlanması nasıl olacaktır?

• Asıl önemli soru: ABD, bu silahları antlaşmaya aykırı olarak geri almazsa ne olacaktır?

Yoksa bu silahlar başka bir piyonun elinde yine Türkiye’ye döner. Yeni acılara neden olur.

ABD’nin vukuatı Irak ile sabittir. Süreç atlanılmadan takip edilmelidir. Geçmişten ders alınmalıdır. 

Yazarın Son Yazıları

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026