Cumhuriyet
Gündem Yazarlar Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet TV Reklamsız Cumhuriyet Cumhuriyete Özel
3°C Rain and snow İstanbul
Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Gurme Yerel Gündem Eğitim Bilim ve Teknoloji Sürdürülebilirlik eGazete Resmi İlanlar
Dolar 43,35
Euro 50,24
Sterlin 57,88
Bitcoin 4.841.076,34
Gram Altın 6.376,62
Gündem Yazarlar Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet TV Reklamsız Cumhuriyet Cumhuriyete Özel
Cumhuriyet Daily
Cumhuriyet TV
Cumhuriyet'in' Egesi
Cumhuriyet Kitap
Cumhuriyet Pazar
Pazar Yazıları
Gurme
Keşfet
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan.
  • Cumhuriyet Arşiv
  • 1930 Yılından Bugüne
  • 5.485.115+ Haber Kupürü
App Store Google Play
50 BİN +
İndirme
Size En
Uygun Paketi
Seçin
4.5
değerlendirme
Abonelik
Seçeneklerini
İnceleyin
Edebiyatın ve Kültürün Nabzı

Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

İncele

Menü

Giriş Yap Kayıt Ol
eGazete Giriş
Okuma Listem
Gündem
Yazarlar
Çizerler
Resmi İlanlar
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Spor
Yaşam
Cumhuriyet'in Egesi
Kültür Sanat
Cumhuriyet Pazar
Sürdürülebilirlik
Cumhuriyet Kitap
Gurme
Sağlık
Bilim ve Teknoloji
Moda
Eğitim
Gezi
Çevre
Otomotiv
İş Dünyası
Astroloji
Hava Durumu
Namaz Vakitleri
Cumhuriyet
Cumhuriyete Özel Giriş Yap
Cumhuriyet Daily Cumhuriyet TV Cumhuriyet'in Egesi Cumhuriyet Kitap Cumhuriyet Pazar Pazar Yazıları Gurme Keşfet
eGazete Giriş
Okuma Listem
Gündem
Yazarlar
Çizerler
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Spor
Yaşam
Cumhuriyet'in Egesi
Kültür Sanat
Cumhuriyet Kitap
Moda
Cumhuriyet Pazar
Gurme
Bilim ve Teknoloji
İş Dünyası
Haberler Bedriye Korkankorkmaz
Rus edebiyatının ölümsüz yazarı; Gonçarov! Rus edebiyatının ölümsüz yazarı; Gonçarov! Gonçarov’un başyapıtı Oblomov’da (Çevirenler: Sabahattin Eyüboğlu, Erol Güney / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) asıl amacı, kahramanı aracılığıyla kölelik hukukunun, akıllı sevecen ve dürüst bir kişiyi bile uyuşuk, yaşama varlığıyla artı bir değer katmayan, en önemlisi de sistemle barışık bir insan haline getirdiği gerçeğine vurgu yapmaktır. Lev Tolstoy 1859 Nisanı’nda Oblomov hakkında Aleksandr Druzhinin’e şöyle yazmıştır: “Oblomov, uzun süredir karşılaşmadığımız bir başyapıttır. Gonçarov’a yapıtından coşku duyduğumu iletiniz. Oblomov günümüz yazınında rastlantısal bir başarı değil, doğru dürüst, devasa ve kalıcı bir yapıttır.”
Savaşların tükettiği yaşamlar! Savaşların tükettiği yaşamlar! Andrew Jolly’i Seni İçime Gömdüm (Çeviren: Tomris Uyar / Ayrıntı Yayınları) yapıtıyla tanıdım. Yazar yapıtında akılcı dünyaya karşı isyanını Kabero aracılığıyla dışa vuruyordu. Gerçek aşkın / sevginin o tüyden ince köprüsünden geçmek için nasıl bir yürek gerektiğini gösteriyordu. Jolly, Askerin Günü (Çeviren: Süha Sertabiboğlu / Ayrıntı Yayınları) adlı yapıtında ise savaşların tükettiği yaşamları üç kuşak (baba / oğul / torun) üzerinden yola çıkarak anlatıyor. Askerin Günü, ilişkilerde saflığı / masumiyeti / inancı / sadakati yitirmenin ölümün diğer adı olduğunu anımsatan; tüm savaşların, çıkarların barışı adına çıktığını, savaşlarda ölenlerin yazgılarının hiçbir yüzyılda değişmeyeceği gerçeğini haykıran bağrı yaralı, kimliği bilinmeyen hayalet yazar Andrew Jolly’nin farkındalığını her satırda hissettirdiği bir yapıt.
Sevgili Baudelaire! Sevgili Baudelaire! Servetini harcar gibi ömrünü harcadın. Yaşamındaki tüm yollar annene çıktı. Şiirde ve sanatta bir dahi olmanla ilgilenmemişti annen. Oysa naif, kırılgan ve sevgiye muhtaç yanını görebilseydi belki senin de gözünde çiçekler kötülükler açmazdı. Kim bilir sen de bunca ölümsüz şiirleri yazamazdın. Beni en üzen özünde yaşamı, en önemlisi de yaşamayı bu kadar severken acıya bu kadar kolay teslim olman. Sen ki öldükten sonra huzura erdin. Yine de çiçeklerin sana ihanet etmiyor, kötülük açmaya devam ediyor!
Henrik Ibsen... Özgürlükler için yaşadı, yazdı! Bedriye Korkankorkmaz’ın yazısı... Henrik Ibsen... Özgürlükler için yaşadı, yazdı! Bedriye Korkankorkmaz’ın yazısı... Eleştirel rasyonalizm edebiyat anlayışının tiyatrodaki öncüsü, çağdaş tiyatronun kurucularından, 300’e yakın şiiri de bulunan Norveçli oyun yazarı ve şair Henrik Ibsen (1828-1906) kapağımızda. Ömrünce Norveç’in ikiz devlet anlayışıyla bağlı olduğu İsveç’ten ayrılıp tam bağımsızlığını ilan etmesi için mücadele eden ve ülkesi tam bağımsızlığına kavuştuktan bir yıl sonra yaşamını yitiren Ibsen; modern dünyaya ve burjuva sınıfına eleştiriler getirdiği, her bireyin yaşamının bir noktasında topluma başkaldırması gerektiğini vurguladığı yapıtları nedeniyle hem ilgi hem tepki gördü. Kadınların toplum içindeki yerlerini ve sosyal hayattaki dışlanmışlıklarını sanat eserlerinde ilk kullanan öncülerden de biriydi.
Jack London’dan yarı otobiyografik bir başyapıt! Jack London’dan yarı otobiyografik bir başyapıt! Usta Amerikalı yazar Jack London’ın, Büyük Dünya Savaşı öncesinde ve sanayi devrimi sonrasında gelişen, klasikleşmiş yarı otobiyografik yapıtı Martin Eden (Can Yayınları); genç ve eğitimsiz bir gemicinin kendisini eğitirken verdiği mücadeleyi, çektiği yoksulluğu ve düş kırıklıklarını anlatır.
Platonov üzerine dağınık satırlar! Platonov üzerine dağınık satırlar! Andrey Platonov, Stalin tarafından İkinci Dünya Savaşı’nda yazdığı eserleri eleştirildiği için 1980’lerin sonuna kadar yasaklılar listesinde kalıyor ülkesinde. Eserleri de bu yüzden ülkesinin edebiyat arşivinden değil de KGB’nin “edebiyat arşivi”nden ortaya çıkıyor. 1951’de çalışma kampından dönen oğlundan kaptığı tüberkülozdan ölen yazarın trajik ölümü insan yanının gayri resmi açık belgesi gibi duruyor ortada.
Nietzsche yakın dostu Wagner’e karşı! Nietzsche yakın dostu Wagner’e karşı! Friedrich Nietzsche ilk yapıtı sayılan Tragedya’nın Doğuşu’nda da (Çev. Mustafa Tüzel / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları), Wagner Olayı - Nietzsche Wagner’e Karşı’da da (Çev. M. Osman Toklu / Say Yayınları) yaşamında / yapıtlarında büyük izi olan dostu Richard Wagner’e yüklenir. Bunun asıl nedeni ise hayranlık duyduğu Wagner’in Almanlara özgü bir müzik yaptığına inanması, merhamet dilemek için Hıristiyanlığın haçı önünde umarsız ve yıkık bir durumda diz çökmesi, Batılı aydınların cesaretini yitirten çöküş çağının temsilcileri olmasına öncülük ettiğini düşünmesidir.
Stendhal... Yaşadı, sevdi, yazdı! Stendhal... Yaşadı, sevdi, yazdı! Stendhal kendini / yazın gerçeğini yaşamın maskeli balosunda maskeli insanların insafına bırakmadı. Yeteneğini onaylatmak için de ünlülerin kapısını çalmadı. Balzac’ın, döneminin en önemli romanı olarak gördüğünü ifade ettiği Parma Manastırı (Çev. Bertan Onaran / Türkiye İş Bankası Yay.) adlı yapıtına ilişkin haklı övgüsü bile ayaklarını yerden kesmedi. Yazmak, kendini doğru ifade etmek için başvurduğu bir eylemdi onun için. Aşkın soylulaştırdığı ruhunun bir gün huzura ereceğini bilerek 23 Mart 1842’de aramızdan ayrılacak olan yazar şu notla açıklamıştı vasiyetini: “Mezar taşıma ‘yaşadı, sevdi, yazdı’ yazın gerçek adımla.”
Şiirleri kadar ölümsüz... Hölderlin! Şiirleri kadar ölümsüz... Hölderlin! Yaşadığı çağda değeri anlaşılmamış, klasik çağın ve Romantizm’in en önemli temsilcilerinden biriydi şair Johann Christian Friedrich Hölderlin (20 Mart 1770 - 7 Haziran 1843). Lirik şiirlerin yanı sıra Menon’un Diotimaya’ya Ağıtı ile Ekmek ve Şarap, Hyperion ile Empedokles’in Ölümü gibi usta eserlerin yaratıcısıydı! İçindeki insanla insanlığını yitirmeden vedalaşmıştı. Mezara değil, kendi gerçeğine gömüldü. Annesinin baskısına, dostlarının ihanetine, hırslarına, sinikliğine, sevgisizliğine, karamsarlığına, umutsuzluğuna, başarısızlığına inat ne inancına ne de şiire ihanet etmeyerek kendini yalan dünyada gerçekleştirmiş olmanın huzuruyla sonsuzluğa ulaştı. Artık şiirleri gibi yaşamı da ölümsüzdü.
Okumanın, yazmanın, üretmenin şairi! Okumanın, yazmanın, üretmenin şairi! Hasan Akarsu, deneme, günlük, mektup, şiir, eleştiri, söyleşi, gezi, an, anlatı gibi alanlardaki verimiyle çok yönlü, ‘2020 BUDEP (Bursa Dergiler Platformu) Bursa’dan Edebiyata Katkı Ödülü’ sahibi ozan, yazar, dergici ve eğitimci. Akarsu’nun Barış Kitap tarafından yayımlanan iki yeni kitabı; bireysellikten çok toplumsal acıları işlediği şiirlerinden oluşan Önümüz Kış ve kimi hayatta olmayan şair ve yazarların kendisine yazdığı mektuplardan oluşan Mektuplarda Yaşamak adını taşıyor.
Acıların ve şiirin tanrısı; Baudelaire! Acıların ve şiirin tanrısı; Baudelaire! Servetini harcar gibi ömrünü harcadın. Yaşamındaki tüm yollar annene çıktı. Şiirde ve sanatta bir dahi olmanla ilgilenmemişti annen. Oysa naif, kırılgan ve sevgiye muhtaç yanını görebilseydi belki senin de gözünde çiçekler kötülükler açmazdı. Kim bilir sen de bunca ölümsüz şiirleri yazamazdın. Beni en üzen özünde yaşamı, en önemlisi de yaşamayı bu kadar severken acıya bu kadar kolay teslim olman. Sen ki öldükten sonra huzura erdin. Yine de çiçeklerin sana ihanet etmiyor, kötülük açmaya devam ediyor!
Alman romanının ve hicvin dâhisi; Jean Paul! Alman romanının ve hicvin dâhisi; Jean Paul! Leipzig’de öğrenciliği sırasında en çok Fransız Aydınlanmacılarını ve İngiliz hicivlerini okuyan Jean Paul (21 Mart 1763 - 14 Kasım 1825), her zaman en çok okunan yazarlardan biri olmasını ve popülerliğini kültürün evrenselliğine borçluydu. Piyano başındaki ustalığı, yüksek zekâsı, dil inceliklerine hakim oluşuyla sıklıkla salonların, sarayların konuğu oldu. Kendisini sık sık Beethoven’le karşılaştırıyordu. 19. yüzyıldan itibaren unutuldu. Hiçbir ekole dahil edilemeyen, özgün bir yazardı.
Rimbaud, yaşamıyla da insanlığın kütüphanesinde! Rimbaud, yaşamıyla da insanlığın kütüphanesinde! Henry Miller’in, Rimbaud Ya da Büyük İsyan¹ (Kabalcı Yayınevi) ile Stefan Zweig’ın Yarının Tarihi² (Can Yayınları) kitaplarında yer alan “Arthur Rimbaud” denemesini okudum. Yazına ve insanlığın kütüphanesine birbirinden değerli eserler bırakan bu iki sanat dehası, Rimbaud’nun kişiliği ile yaşam anlayışını ifade ediş biçimlerini karşılaştırma ve üzerinde düşünce üretme olanağını verdi bana. Benim için Henry Miller’in, Rimbaud Ya da Büyük İsyan¹ ile Stefan Zweig’ın Yarının Tarihi’ne de değer katan, bu birbirinden değerli üç dahinin içgüdülerine, duygularına, düşüncelerine, yaşamı ve sanatı algılayış biçimlerine ayrı ayrı tanıklık etme olanağını bulmam.
Baudelaire; acıların ve şiirin tanrısı! Baudelaire; acıların ve şiirin tanrısı! Servetini harcar gibi ömrünü harcadın. Yaşamındaki tüm yollar annene çıktı. Şiirde ve sanatta bir dahi olmanla ilgilenmemişti annen. Oysa naif, kırılgan ve sevgiye muhtaç yanını görebilseydi belki senin de gözünde çiçekler kötülükler açmazdı. Kim bilir sen de bunca ölümsüz şiirleri yazamazdın. Beni en üzen özünde yaşamı, en önemlisi de yaşamayı bu kadar severken acıya bu kadar kolay teslim olman. Sen ki öldükten sonra huzura erdin. Yine de çiçeklerin sana ihanet etmiyor, kötülük açmaya devam ediyor!
Acı, yalnızlık ve şiirin çıplak çınarı; Hölderlin! Acı, yalnızlık ve şiirin çıplak çınarı; Hölderlin! Yaşadığı çağda değeri anlaşılmamış, klasik çağın ve Romantizm’in en önemli temsilcilerinden biriydi şair Johann Christian Friedrich Hölderlin (20 Mart 1770 - 7 Haziran 1843). Lirik şiirlerin yanı sıra Menon’un Diotimaya’ya Ağıtı ile Ekmek ve Şarap, Hyperion ile Empedokles’in Ölümü gibi usta eserlerin yaratıcısıydı! İçindeki insanla insanlığını yitirmeden vedalaşmıştı. Mezara değil, kendi gerçeğine gömüldü. Annesinin baskısına, dostlarının ihanetine, hırslarına, sinikliğine, sevgisizliğine, karamsarlığına, umutsuzluğuna, başarısızlığına inat ne inancına ne de şiire ihanet etmeyerek kendini yalan dünyada gerçekleştirmiş olmanın huzuruyla sonsuzluğa ulaştı. Artık şiirleri gibi yaşamı da ölümsüzdü.
Acı, yalnızlık ve şiirin çınarı; Hölderlin! Acı, yalnızlık ve şiirin çınarı; Hölderlin! Yaşadığı çağda değeri anlaşılmamış, klasik çağın ve Romantizm’in en önemli temsilcilerinden biriydi şair Johann Christian Friedrich Hölderlin (20 Mart 1770 - 7 Haziran 1843). Lirik şiirlerin yanı sıra Menon’un Diotimaya’ya Ağıtı ile Ekmek ve Şarap, Hyperion ile Empedokles’in Ölümü gibi usta eserlerin yaratıcısıydı! İçindeki insanla insanlığını yitirmeden vedalaşmıştı. Mezara değil, kendi gerçeğine gömüldü. Annesinin baskısına, dostlarının ihanetine, hırslarına, sinikliğine, sevgisizliğine, karamsarlığına, umutsuzluğuna, başarısızlığına inat ne inancına ne de şiire ihanet etmeyerek kendini yalan dünyada gerçekleştirmiş olmanın huzuruyla sonsuzluğa ulaştı. Artık şiirleri gibi yaşamı da ölümsüzdü.
Arthur Rimbaud… Yaşamıyla da insanlığın kütüphanesinde! Arthur Rimbaud… Yaşamıyla da insanlığın kütüphanesinde! Henry Miller’in, Rimbaud Ya da Büyük İsyan¹ (Kabalcı Yayınevi) ile Stefan Zweig’ın Yarının Tarihi² (Can Yayınları) kitaplarında yer alan “Arthur Rimbaud” denemesini okudum. Yazına ve insanlığın kütüphanesine birbirinden değerli eserler bırakan bu iki sanat dehası, Rimbaud’nun kişiliği ile yaşam anlayışını ifade ediş biçimlerini karşılaştırma ve üzerinde düşünce üretme olanağını verdi bana. Benim için Henry Miller’in, Rimbaud Ya da Büyük İsyan¹ ile Stefan Zweig’ın Yarının Tarihi’ne de değer katan, bu birbirinden değerli üç dahinin içgüdülerine, duygularına, düşüncelerine, yaşamı ve sanatı algılayış biçimlerine ayrı ayrı tanıklık etme olanağını bulmam.
Jack London’dan bir tutunamayan! Jack London’dan bir tutunamayan! Usta Amerikalı yazar Jack London’ın, Büyük Dünya Savaşı öncesinde ve sanayi devrimi sonrasında gelişen, klasikleşmiş yarı otobiyografik yapıtı Martin Eden (Can Yayınları); genç ve eğitimsiz bir gemicinin kendisini eğitirken verdiği mücadeleyi, çektiği yoksulluğu ve düş kırıklıklarını anlatır.
London’dan bir tutunamayan! London’dan bir tutunamayan! Usta Amerikalı yazar Jack London’ın, Büyük Dünya Savaşı öncesinde ve sanayi devrimi sonrasında gelişen, klasikleşmiş yarı otobiyografik yapıtı Martin Eden (Can Yayınları); genç ve eğitimsiz bir gemicinin kendisini eğitirken verdiği mücadeleyi, çektiği yoksulluğu ve düş kırıklıklarını anlatır.

En Çok Okunanlar

İYİ Partili Türkkan’dan Tan Sağtürk açıklaması: 'Aldığım bilgiye göre…'
İYİ Partili Türkkan’dan Tan Sağtürk açıklaması: 'Aldığım bilgiye göre…' İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Tan Sağtürk’ün Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü görevinden alınmasına ilişkin yaptığı açıklamada, Sağtürk’ün kendi rızasıyla pozisyon değişikliğine gittiğini söyledi
Yurttaşa saldıran o komutan Menzilci mi?
Yurttaşa saldıran o komutan Menzilci mi? CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi kararına karşı açtığı dava öncesi adliye önünde yurttaşlara saldıran rütbeli jandarmanın Menzil cemaati mensubu olduğu iddia edildi.
Real Madrid'in kaderini Arda Güler değiştirdi!
Real Madrid'in kaderini Arda Güler değiştirdi! Sıkıntılı günler geçiren Real Madrid konuk ettiği Levante'yi 2-0 yendi. İkinci yarı oyuna giren Arda Güler, İspanyol devinin kazanmasında başrol oynadı.
Mahkemeden emeklilerin aleyhine karar
Mahkemeden emeklilerin aleyhine karar Ankara 9. İdare Mahkemesi, emekli Yargıtay Üyesi Seyfettin Çilesiz’in 2023 yılında memura verilen ancak memur emeklilerine uygulanmayan seyyanen zamla ilgili işlemin iptali istemiyle açtığı davayı reddetti. Mahkeme, söz konusu yasal düzenlemenin Anayasa’ya aykırılık iddiasını da kabul etmedi. Kararı istinafa taşıyacaklarını kaydeden Çilesiz'in Avukat Ali Erdem Gündoğan, müvekkili adına Anayasa Mahkemesi’ne "bireysel başvuruda" bulunacaklarını da bildirdi.
Erdoğan'a '100 Yılın Devlet Başkanı' ödülü!
Erdoğan'a '100 Yılın Devlet Başkanı' ödülü! AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a eski TBMM Başkanı AKP'li İsmail Kahraman'ın kurucusu olduğu vakıf tarafından "100 Yılın Devlet Başkanı" ödülü verildi.
Yavaş'tan dikkat çeken 'operasyon' mesajI
Yavaş'tan dikkat çeken 'operasyon' mesajI Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, "Belediyelerimizle ilgili müthiş bir dezenformasyon başladı, sosyal medyada da başladılar. Bir tek sebebi var bugün iktidar değiştirecek en büyük güç büyükşehirler başta olmak üzere CHP'li belediye başkanları ve onların yaptıkları hizmetler. Dolayısıyla bu operasyonların devam edeceği belli" dedi.
Fenerbahçe, En-Nesyri için kararını verdi!
Fenerbahçe, En-Nesyri için kararını verdi! Fenerbahçe'de gidecekler listesinin başında yer alan isimlerden Youssef En-Nesyri için Napoli teklifini iletmişti. Sarı lacivertli ekibin, İtalyan takımının yaptığı teklife sıcak baktığı iddia edildi.
Adana’da Veryansın Tv ve Pankuş Yayınları standına saldırı
Adana’da Veryansın Tv ve Pankuş Yayınları standına saldırı Adana’da düzenlenen TÜYAP Çukurova Kitap Fuarı’nda Veryansın Tv ve Pankuş Yayınları standına saldırı düzenlendi. Saldırının, T.C. Bize Devlet Kursun adlı kitap nedeniyle gerçekleştirildiği bildirildi.
Hemen Reklam Ver
Reklamsız Cumhuriyet
eGazete Giriş
Mesafeli Satış Sözleşmesi Teslimat ve İade Şartları
Gizlilik Politikası Yayın İlkeler İletişim Künye
© Tüm Hakları Saklıdır · 2010
Hemen Reklam Ver
  • Reklamsız Cumhuriyet
  • eGazete Giriş
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Teslimat ve İade Şartları
App Store Google Play
© Tüm Hakları Saklıdır · 2026
Gizlilik Politikası Yayın İlkeler İletişim Künye