Polonya, Ukrayna’nın akibetine düşmemek için elinden geleni yapmak isterken aşırı stres ve acemilik başına iş açtı. Grubun iddiasız takımı gibi gözüken Çek Cumhuriyeti tecrübesinin getirdiği sükunet içinde oynadı. Rusya, Karagounis’in golü ile 45. dakikada yenik duruma düşünce tüm hesaplar bozuldu ve futbolun şansı çeyrek finalin adaylarını belirledi. Hesapta olmayan Yunanistan, Rusya’yı yenerek önemli bir galibiyet alırken enteresan futbolcu Salpingidis dikkati çekti. Samaras suskunluğunu bu kez oyuna etkisiyle ortaya koyarken defansta Papadopoulos ve oynadığı sürece Gekas Rusya’nın kaybetmesine neden oldu. Oysa Rusya’dan çok daha farklı bir başarı bekleniyordu. Arshavin’in durgunluğu Dzagoev ve Kerzakhov’un Zhirkov’la birlikte Yunan defansını aşamamaları ve komşunun müthiş kararlılığı kendilerini çeyrek finale taşıdı. Polonya ise her zamanki gibi çok aşırı tempoyla başladığı oyunu her şeye karşın Lewandowski’nin tutukluğu Polanski, Obraniak hatta sonradan oyuna giren arkadaşlarının gayretleri tribünlerle birlikte yaşadıkları şoktan kendilerini kurtaramadı. Aslında hepimizin beklediği son, Ukrayna ve Polonya’nın çeyrek finale kalmaları ve hatta Rusya’nın yarı finale ulaşacak futbol görüntüsüydü. Ancak ilk günden itibaren sürprizlerle geçen 90 dakikalar Avrupa Şampiyonası’na tahminlere sığmayan renk getirirken futbolcuların istikrarsız oyunları da beklentilerin hayal olmasına yol açıyor. A Grubu’ndaki sürprizler diğer gruplara örnek olacak bir uyarı niteliğindeydi.
\n\nYazarın Son Yazıları
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda laik Cumhuriyeti savunan bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusunu dün yaşadık.
Beşiktaş ilk yarı istekli görünse de bal yapmayan arı misali sahadaydı.
Bir derbi daha hakem tartışmalarıyla geride kaldı.
İki kulübün de geçmişini aratan futbolcuları, kaybetmekten korkarak mücadele etti. Herkes beraberliğe razı gibiydi.
Dünya Kupası büyük bir vitrin.
Sıkışan oyun artık rahatladı. Ve Orkun Kökçü’nün şapka çıkardığım harika frikik golü. Orkun, 10 numaralı formanın ve kaptanlığın sorumluluğunu daha iyi anladı. G.Saray mağlubiyeti sonrası Beşiktaş’ın böyle bir galibiyete ihtiyacı vardı.