Suriye tamam. Sıra Ürdün ve Mısır’da!
Ahmet Süha Umar
Son Köşe Yazıları

Suriye tamam. Sıra Ürdün ve Mısır’da!

05.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tarih, aynı filmi tekrar tekrar görmektir. Öyledir de kimse ders almaz. Olağanüstü bir gelişme olmazsa Suriye, görünür gelecekte istikrarlı, üniter bir devlet olamayacak. Aksine her geçen gün daha bölünmüş, başta İsrail-ABD olmak üzere birden fazla ülkenin at oynattığı, zaman zaman silahlı grupların birbiri ile çatıştığı, kargaşa içinde bir istikrarsızlık bölgesi olacak. Bu durumun yıllar içinde daha da olumsuz yönde gelişmesi ve ülkede ortaya çıkacak gruplaşmaların yaratacağı istikrarsızlığın, Türkiye’yi ve çevre ülkeleri de olumsuz etkilemesi şaşırtıcı olmayacaktır. Ortadoğu’nun Suriye’den kaynaklanan bir istikrarsızlık ve bölünme sürecine girmesinin, İsrail ve ABD’nin beklediği, istediği ve teşvik edip desteklediği bir gelişme olacağını görmek ve söylemek de kehanet olmasa gerek. Nitekim bunun ilk işareti Trump’tan geldi.

TRUMP’I KİM KONUŞTURUYOR?

Yaşamı boyunca bırakın tarihi, herhangi bir kitabın kapağını açmadığından kuşku duymadığım Trump, Filistinlilerin Gazze’den, Ürdün ve Mısır’a gönderilmelerini önerdi. Mısır, Ürdün ve diğer Arap ülkeleri bu öneriye şiddetle karşı çıktılar ama Trump ısrarlı. Dahası, önerisinin kabul edileceğinden emin. Gerekçesi de basit: “Kabul edecekler çünkü biz onlar -Ürdün ve Mısıriçin çok şey yaptık. Şimdi sıra onlarda” diyor.

Gazze’nin nerede olduğunu, “deniz kenarında güzel bir yere benzediğini” bile birkaç gün önce keşfettiği sözlerinden anlaşılan Trump’a bunları, bölge ve Yahudi tarihini iyi bilen birilerinin söylettiğinden, bu satırları okuyan kimsenin kuşkusu olduğunu sanmıyorum. Peki, Trump bunu neden yapıyor?

SÜRGÜN NE GETİRİR?

Filistinliler ilk kez ne zaman yurtlarından sürülmüş, nereye gitmişlerdir? Sonra neler olmuştur?

Bölgenin yakın tarihini basından bile izlemiş olanlar bu soruları; “Filistinliler yurtlarından ilk kez 1967’de Ürdün’e sürüldüler. 1970 yılında, Kara Eylül diye bilinen iç savaşla Ürdün’den çıkarıldıktan sonra, Arafat önderliğindeki Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ), İsrail’e karşı mücadeleye devam ettiği Lübnan’dan da 1982 yılında Tunus’a gönderildiler” diye yanıtlayacaklardır. Hatta Kara Eylül Örgütü’nün Münih Olimpiyatları baskınını; sonrasında Mossad’ın, öncelikle Avrupa’da ama bütün dünyada giriştiği terör saldırılarını da anımsayacaklardır.

Bu sürgün sürecinde Ürdün, ağır bedel ödese de ülkesine sahip çıkabilmiş ancak Lübnan o kadar şanslı olmamış, güneyi İsrail, kuzeyi ise Suriye tarafından işgal edilmiştir. Sonraki yıllarda Hizbullah’ın Güney Lübnan’a yerleşip İran adına İsrail’le vekâlet savaşına girmesiyle Lübnan, bugüne uzanan kaosa sürüklenmiştir. Bir zamanlar “Ortadoğu’nun Paris’i” diye bilinen Beyrut artık bir enkazdır.

AYNI OYUN BİR KEZ DAHA SERGİLENECEK

Filistinlilerin yurtlarından sürülmesi, geçmişte örneği olan, denenmiş ve sadece Filistin ve Filistinliler için değil, başta Ürdün ve Lübnan olmak üzere diğer bölge ülkeleri için de felaketle sonuçlanmış, etkileri bugün de süren bir plandır. Tunus’a kadar bütün Mağrip ve Maşrık’a sadece istikrarsızlık, savaş ve katliam getirmiştir. Kazanan, emperyalizmin bölgedeki temsilcileri İsrail, ABD ve bir ölçüde Rusya ile önde gelen AB ülkeleri olmuştur. Emperyalizmin aynı oyunu bir kez daha sahneye koymaya karar verdiği anlaşılıyor.

Bu kez Gazze’de bir yıldır İsrail’in soykırımına uğrayan Filistinliler, yine Ürdün ve Mısır’ın istikrarını bozmak amacıyla bu iki ülkeye sürülecekler. Suriye’den sonra Ürdün ve Mısır’ın iç çatışma ve kargaşa içine girmesiyle, Ortadoğu’da İsrail yayılmacılığının ve ABD emperyalizminin önündeki iki engel daha kalkacaktır. Sonra sıranın Türkiye ve İran’a gelmesi kaçınılmazdır. ABD’nin iki Irak harekâtı ve Türkiye’nin de desteğiyle, HTŞ eliyle gerçekleştirdiği Suriye müdahalesiyle Ortadoğu’da bir Kürt devleti yaratılmasına doğru giden gelişmeler, fazla söz gerektirmiyor.

TÜRKİYE NE YAPMALI?

Türkiye’nin yaşamsal çıkarı, Ortadoğu’daki çatışmaların mutlaka dışında kalmayı; emperyalizmin oyununa gelerek Suriye’de yaptığı yanlışı tekrarlamayıp bu projeye destek olmamayı; Türkiye’de bir Kürt ayrılıkçı hareketini özendirecek gelişmeleri dikkate alarak onunla Türkiye içinde mücadele etmek üzere hazırlıklı olmayı gerektirmektedir. Ve Türkiye’deki milyonlarca sığınmacıyı düşünerek birkaç yüz bin Filistinli sürgünün bile Ürdün, Suriye ve Lübnan’da nelere yol açtığını hiç unutmamalıdır

Yazarın Son Yazıları

Yurtta sulh, cihanda sulh

Bir sabah kalktık ki Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, bir savunma paktı imzalamışlar!

Devamını Oku
12.08.2026
Bu kimin dış politikası?

Dış politikanın amacı, devletin çıkarlarını korumaktır.

Devamını Oku
05.08.2026
Türkiye’nin geleceği

Türkiye’nin etrafında iki büyük vekâlet savaşı sürmektedir.

Devamını Oku
29.07.2026
Türkiye’nin dış politika sorunu

Devletlerin, çıkar çatışmaları nedeniyle dış sorunlarla karşılaşmaları doğaldır.

Devamını Oku
22.07.2026
NATO zirvesinin Türkiye’ye maliyeti

İttifakların bir bedeli vardır.

Devamını Oku
15.07.2026
Örnek bir diplomata veda

Türk diplomasisinin bir çınarı, büyükelçi Pulat Yüksel Tacar, “görgüsüzlük gösterisi” haline getirilen NATO zirvesine günler kala aramızdan ayrıldı.

Devamını Oku
08.07.2026
NATO Ankara zirvesi

AKP ve iktidarını sürdürme telaşındaki Erdoğan, Türkiye’yi CHP butlan kararı ve 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak olan NATO Zirve Toplantısı’na kilitlemeye çalışıyor.

Devamını Oku
01.07.2026
Evdeki hesap çarşıya uymayınca...

Gerçeğin en yalın ifadesi olan atasözleri, insanoğlunun binlerce yıl yaşadıklarından çıkardığı derslerin, veciz biçimde ifadesidir.

Devamını Oku
24.06.2026
Osmanlı’yı batırdınız...

Kendi ifadesiyle, “Cumhuriyeti savaş meydanlarında kuran Cumhuriyet Halk Partisi”nin (CHP) başına, hukuksuz bir yargı kararı ile getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin Osmanlı coğrafyasında var olması ve o coğrafyaya doğru büyümesi gerektiğini” söyledi.

Devamını Oku
17.06.2026
Türk diplomatı olmak

Diplomat hele büyükelçi olmak zordur.

Devamını Oku
10.06.2026
Caydırıcılığını yitiren Türkiye

Çatışan çıkarların uzlaştırılması sanatı olan diplomasinin başarısı, bir devletin iç durumuna, ekonomisinin ve silahlı kuvvetlerinin gücüne daha da önemlisi, iktidarın devletin gücünü kullanma iradesine, kararlılığına ve kullanabilme becerisine bağlıdır.

Devamını Oku
03.06.2026
İktidarlar sonsuz değildir

Demokraside iktidarlar değişir.

Devamını Oku
27.05.2026
Ey Türk gençliği!

Devletin ana unsurları, ülke ve ulustur.

Devamını Oku
20.05.2026
Bir AKP-Erdoğan klasiği: Afrika

1990’lı yıllarda Dışişleri Bakanlığı, Afrika kıtasının gelecekte dünya ekonomisinde önemli rol oynayacağını görüyor, Çin’in kıtaya ilgisini yakından izliyordu.

Devamını Oku
13.05.2026
Türkiye adım adım savaşa mı gidiyor?

Prusyalı General Carl von Clausewitz’in söylediği gibi, “Savaş, siyasetin başka araçlarla devamıdır.”

Devamını Oku
06.05.2026
Türkiye çaresiz değildir!

Türkiye’nin içine düşürüldüğü çaresizlik, uzun diplomasi yaşamında kendisini hiç çaresiz hissetmeyen beni isyan ettiriyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Antalya’da sallanan parmaklar

17-19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen, “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek” konulu Antalya Diplomasi Forumu önemli ve ibretlik açıklamalara sahne oldu.

Devamını Oku
22.04.2026
Türkiye ve yeni dünya

Dünya yeni bir düzene doğru yol alıyor.

Devamını Oku
15.04.2026
Türkiye sömürge olmamalı!

Bir ülke nasıl sömürge olur?

Devamını Oku
08.04.2026
Tehlikeli ilişkiler

İran’ın direnişi, ABD ile İsrail’i, içte ve dışta gün geçtikçe zora sokuyor.

Devamını Oku
01.04.2026
Ne yaptığını bilmemek

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizme karşı zafer kazanan tek devlettir.

Devamını Oku
25.03.2026
Biz füzelere bakarken

Böylesi hiç görülmedi.

Devamını Oku
18.03.2026
Kaybederek kazanmak

Trump, ABD savunma sanayi devlerini toplayıp silah ve mühimmat üretimini artırmalarını istemiş.

Devamını Oku
11.03.2026
Son hedef Türkiye

II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan düzen, ABD tarafından, sinsi ve acımasız yöntemlerle yıkılıyor.

Devamını Oku
04.03.2026
Türk-Yunan sorunları. Hukuku doğru okumak

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, artık bir başbakanımız olmadığı için rütbesi yükseltilip Erdoğan tarafından ağırlandı.

Devamını Oku
25.02.2026
Türkiye için yeni fırsat

Münih Güvenlik Konferansı’ndaki tablo, Türkiye için yeni bir fırsattır.

Devamını Oku
18.02.2026
Türkiye ve Avrupa Birliği

AB kısa bir süre önce Hindistan’la Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladı.

Devamını Oku
11.02.2026
Doğru dış politika

İsrail’in, Ortadoğu’yu ABD eliyle yeniden şekillendirmek için Trump’a, Epstein şantajı yaptığı dahi konuşuluyor.

Devamını Oku
04.02.2026
Suriye dersleri

Atatürk’ün, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Numan Menemencioğlu’na, “Batı’nın emperyalist emellerine alet olmayın” dediği aktarılır.

Devamını Oku
28.01.2026
Grönland, NATO ve Türkiye

Trump’ın Grönland’a “el koyma” hırsı, ABD için yeni olmasa da bugün farklı bir anlam taşıyor.

Devamını Oku
21.01.2026
Bağımsız dış politika

Suriye ve İran’da yaşananlar, Türkiye açısından, üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken gelişmelerdir.

Devamını Oku
14.01.2026
Amerikan Barışı!

Şili’nin sosyalist devlet başkanı Allende’yi intihara(!) sürükleyen, ABD (CIA) destekli General Pinochet darbesi (1973) sırasında Buenos Aires Büyükelçiliğimizde görevliydim.

Devamını Oku
07.01.2026
Çöken diplomasi gerçek diplomat

Bölgesinde ve dünyada ağırlığı, saygınlığı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, bugün dış politikada düşürüldüğü durumu görmek için son birkaç olaya bakmak yeter.

Devamını Oku
31.12.2025
Takke düştü, kel göründü

“Terörsüz Türkiye” masalında, takke düşmüş, kel görünmüştür.

Devamını Oku
24.12.2025
Amerika meydan okuyor

Türkçeye “Amerika Meydan Okuyor” başlığı ile çevrilen kitabında (1967), ABD’nin Avrupa’da özelikle sanayi alanında artan varlığına dikkat çekerek Fransa’yı, ABD’nin dümen suyuna girmenin sakıncaları konusunda uyaran Jean-Jacques Servan-Schreiber, büyük ölçüde haklı çıktı.

Devamını Oku
17.12.2025
‘Kürt sorunu’

Türkiye kırk yıldır “Kürt sorunu” ile yaşıyor!

Devamını Oku
10.12.2025
Ukrayna ateşle oynuyor!

Türkiye, Gambiya bandıralı iki tankerin Karadeniz’de, Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesi (MEB) içinde vurulduğuna dikkat çekerek Rusya-Ukrayna savaşının tırmanışının durması çağrısında bulundu.

Devamını Oku
03.12.2025
Kıbrıs’ta sağlam durmak

Osmanlı’nın Venedik’ten aldığı (1571) Kıbrıs Adası, Rusya’ya karşı destek arayışında, egemenliğin Osmanlı’da kalması kaydıyla yönetimi geçici olarak İngiltere’ye bırakılıncaya (1878) kadar barış içinde yaşamıştır.

Devamını Oku
26.11.2025
Stratejik ortak!

Yıllardır Türkiye ile ABD’nin “stratejik ortak” oldukları söylenir.

Devamını Oku
19.11.2025
Casus belli*

Yunanistan ve GKRY, Türkiye’nin, AB-Avrupa için Güvenlik Girişimi (SAFE) Programı’na katılmak istiyorsa...

Devamını Oku
12.11.2025