Arif Kızılyalın

Almanlaşan Milli Takım!

07 Ekim 2021 Perşembe

Milli takım bir ülkenin sembolüdür; onurudur, gurudur, bayrağıdır, yeri gelir sancağıdır. Vazgeçemezsiniz, değiştiremezsiniz. Gözbebeğimiz, milli takımımız şu sıralar Alman teknik direktör Stefan Kuntz’a emanet. TFF, Türkiye’de onca başarılı teknik direktör dururken yabancı bir isim seçmişse, “Vardır bir bildikleri..” diyerek saygı göstermeliyiz şimdilik. Gerçi TFF’nin karar toplantısında Kuntz isminin, oy çokluğu ile onay aldığını, bazı üyelerin karşı çıktığını, bazılarının da Hamit Alıntop’un hatrı için evet dediğini çok iyi biliyoruz, o yüzden 2022 Dünya Kupası şansımız devam ederken yapmamız gereken Kuntz ve ekibinin arkasında durmaktır. İçimize sinmese de! Niçin içimize sinmiyor? Oysa Kuntz, Alman Milli Takımlarının 21 yaşaltı ekibinde başarılı olmuş bir isim, hatta Löw sonrası A takıma da aday gösterilmiş bir futbol insanı. Kariyerine bir şey diyemeyiz, ama içimize sinmeyen Kuntz’un tamamen Alman futbol kültüründen gelen ekibi. Kuntz’un ekibindeki 4 kişi’den 3’ü doğma büyüme Alman, Kenan Koçak ise Almanya’da yaşayan çifte vatandaş bir Türk. Uzmanlık alanı Almanya ve Avusturya. Ara sıra Türk takımlarının gündemine gelen, ancak bir türlü Süper Lig’de üst düzey görev alamamış bir genç insan. Yani Türk Milli Takımı ‘Almanlaşmış’ durumda. Aralarında Türk alt yapılarını, Türk kulüplerinin durumunu, Türk oyuncu havuzunu bilen 1 kişi yok. Şimdi biz bu ekipten kısa ve uzun vadede başarı bekleyeceğiz. 

Diyelim, şansımız yaver gitti, Norveç’i yendik, ya sonrası? Eğer TFF, gerçekten yeniden yapılanmaya gitse, Sepp Piontek döneminde olduğu gibi, Kuntz’un yanına genç bir Türk antrenörü şart koşardı. Nasıl o zaman Fatih Terim, Rıza Çalımbay Piontek’in yanında deneyim kazandıysa, şimdilerde Volkan Demirel, Selçuk İnan, Olcay Şahan falan ısıtılırdı ilerisi için... Ama görünen o ki günü kurtaralım yeter! O yüzden kimse, “Almanlaşan Türk Milli Takımı” lafına takılmasın; gerçeğin ta kendisidir bu. Madem yabancı meraklısıyız, şu tel tel dökülen hakemlerin yerine de Almanya’dan birilerini getirsek, hatta “Bu iş Nihat Beyle olmuyor” diye TFF’nin başına da Karl Heinz Rummennige’ye başkanlık teklif etsek! Şakası bile üzücü değil mi? Ön adında Türkiye bulunan TFF’nin başına yabancı başkan! 

Ve kent içindeki statlarla ilgili bir paragraf; geçen hafta bir siyasetçi F.Bahçe Stadı’nın kentin göbeğinde bulunmasına tepki gösterdi. Trafikte sıkışıp, evine zamanında varamamıştı. Oysa, bu işler dünyanın her yerinde böyledir. Kent dışına atılan statlar ise sadece birer beton yığınıdır. Üstelik, bu iş Türkiye’de rant çevrilmiştir, mevcut sistem sizi kandırır kentin ortasındaki stat araziniz elinizden alır, sizi de dağ başına gönderir. O yüzgen gelin Kadıköy’deki F.Baçe Stadı’na, Dolmabahçe’deki eski adıyla İnönü Stadı’na ve benzerlerine sahip çıkalım, siyasetçileri de bilmedikleri konularda fikir yürütmemeleri konusunda uyaralım! 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Döviz futbolu vurur mu? 19 Kasım 2021
MHK’de kavga bitti mi? 2 Kasım 2021