Aydın Engin

Bir Cumhuriyet okurunun siparişleri

19 Temmuz 2015 Pazar

Başlıktaki Cumhuriyet okurunun adı Aydın Engin. Bakmayın siz Cumhuriyet çalışanı olduğuna. Çok sıkı bir Cumhuriyet okurudur da. Hani abartıp “Resmi ilanları bile okur” demeyeceğim ama geri kalan bütün yazıları ve haberleri bıkıp usanmadan, atlamadan okur. Hatta geçenlerde “Harika Avcı kendi vurmuş” başlığıyla birinci sayfanın manşetine çekilen haberi bile bir yutkunduktan sonra “Herhalde bir bildikleri vardır” diyerek okudu.
Eh bu kadar sıkı ve sadık bir okurun gazetesine haber siparişleri vermesi doğal ve hatta hakkı olsa gerek.
Cumhuriyet çalışanı Aydın Engin elbette telefon edip “Çocuklar şöyle bir habere ne dersiniz” diye dolaylı siparişlerde bulunabilir. Ama Cumhuriyet okuru şapkasını kafasına geçiren Aydın Engin ancak şu anda okumakta olduğunuz gibi açık açık ve harbiden yazıp sipariş verebilir.

***

Ankara haberlerinden başlayacağım. Dolayısıyla ilk siparişlerim Cumhuriyet Ankara Bürosu’na. Artık büro komutanı Erdem Gül mü harekete geçer, Ankara’nın haber elebaşısı Ayşe Sayın mı görev verir, yoksa çoğunu çok az tanıdığım Ankara’nın genç haberci tayfası durumdan vazife çıkarıp kolları mı sıvar bilemem.
Ey Ankara habercileri, koalisyon kurulacaksa kimler arasında kurulacak; yoksa tekrar seçime mi gidilecek haberleri artık sıktı. Zaten başlayan haftada işin rengi büyük ölçüde belli olacak. Yani o haberlerle vakit kaybetmeyin, ajans haberi gibi kuru haberlerle geçiştirin.
Buna karşılık...
Birinci sipariş: Bildiğim kadarıyla sonbaharda, galiba eylülde AKP Büyük Kongresi toplanacak. Şunun şurasında bir buçuk, iki ay kalmış ama AKP cephesinde olup bitenlerle ilgili tık yok.
Dalın bakalım AKP kulislerine.
Kongre hazırlıkları ne âlemde? İlçelerde, illerde kongreler tamamlandı mı? Delege kompozisyonları bir ipucu veriyor mu? Kongre sonunda Tayyip Erdoğan “ikinci 7 Haziran faciası” mı yaşayacak, yoksa sadece Erdoğan’a bağlılık yemini etmiş, biatta kusur etmemiş AKP’lilerden oluşan bir parti yönetimi ile mi karşılacağız?
Abdullah Gül faktörü sahiden var mı? Varsa bu kongrede bir etkinlik gösterecek mi, yoksa hâlâ uygun zaman kollayan bir “mıy mıy” siyasetçi ile mi karşı karşıyayız?
Üçüncü dönem koşuluna çarpıp Meclis dışı kalan ağabeyler ya da ağabeyimtraklar kongre için bir hazırlık yapmaktalar mı? Yoksa onlar Meclis’ten sonra parti yönetimine de burunlarını çekip uzaktan mı bakacaklar?
Bu sorulara cevap veren sıkı bir analitik haber rica ediyorum. Hiçbir bilgi sızmıyorsa, soruların hiçbiri cevaplanamıyorsa bu da bir haberdir. “Kongre öncesi AKP’den ışık sızmıyor” diye başlık atıp yayımlanır.
İkinci sipariş: Koalisyon kapısını kapatan MHP’de neler oluyor acep?
Ankara’nın zengin kültür ve sanat yaşamından haberler aktarmak isterken zalim yöneticileri tarafından MHP’nin bıyıklılar ormanına sürgün edilen genç haberci Selda Güneysu’nun sırtına mı yıkılır, takviye mi verilir bilemem. Bildiğim, kolayca koalisyon kurabilecek ve devlet katında zengin bir kadro yerleştirme olanağı bulabilecekken kurmamayı yeğleyen MHP’de için için kazan kaynıyor mu? Kaynasa bile “Devlet Abi”likten “Başbuğ”luğa terfi etmiş Bahçeli’ye karşı çıt çıkarmaya cesaret edecek ülkücü kalmadı mı? Tosunlar dört yıl daha “Devletin başına Devlet geçecek” diye nafile yere bağırıp çağıracaklar mı? İçlerinden biri bile “Yav bu Devlet ne zaman devletin başına, olmadı bir yerine geçecek” diye sormayacak mı?
Bir de böyle bir analitik haber rica ediyorum.
Üçüncü sipariş: Galiba CHP’nin içini dışını iyi bilen, tanışmadan haberciliğine güvendiğim Fırat Kozok kolay halleder.
CHP kendilerini nedense “ulusalcı” olarak tanımlayan, bildiğimiz Türk milliyetçisi siyasetçilerin ünlülerinden kurtuldu. Onlar “onbindeotuzbeşlik parti” saflarında ya da çeperinde durup “Doğru yerde miyiz, boş havuza mı atladık” sorusuna cevap arayadursunlar, CHP’nin tepelerinde böylesi siyaset erbabı hâlâ var mı ve etkinler mi?
Eh bu da iyi bir analitik haber olur gibi geliyor bana...

***

Ankara bürosundan siparişlerim bu kadar. İstanbul, İzmir ve Diyarbakır siparişlerim başka bir yazıya kalacak.
Biliyorum, “Ulan ona buna haber siparişi vereceğine kendin niye çalışmıyorsun” diyecek kötü kalpli Cumhuriyet okur ve çalışanları çıkacak.
Kötü kalpliler işte.
Ben çalışıyorum.
Mesela şu pazar gününde '62u yazıyı bitirdikten sonra Marmara Adası’nda, komşu ada Avşa şarapları üstüne karşılaştırmalı lezzet testleri yapacağım; ardından yağsız keçi peyniri kullanılan Girit usulü peynirli patlıcan acaba Kıbrıs Hellim peyniri ile daha mı lezzetli olur, gibi çetrefil bir konuda dört dörtlük araştırmacı gazetecilik örneği vereceğim. Boş vakit kalırsa kıyıya inip taş sektirmecede kendi rekorumu kırmaya çabalayacağım.
Yani çok işim var çooook...  


Yazarın Son Yazıları

25 ay 13 gün sonra 16 Ağustos 2018
Hani bir Demirtaş var(dı) 9 Ağustos 2018
CHP’nin intiharı (mı?) 8 Ağustos 2018
Bin yamalı bohça: CHP 26 Temmuz 2018