Ayşegül Yüksel

Shakespeare yorumcuları Yeşilçam sinemasında

21 Haziran 2022 Salı

Kimi öğleden sonraları bir Yeşilçam filmi izliyorum. Özellikle 1960’larda kendimi iyi bir yerli/yabancı sinema izleyicisi sanırdım. Meğerse izlemediklerim izlediklerimin üç-beş katıymış. Çok önemli yapıtlar dışında, Yeşilçam sineması örneklerinin bayağı uzağında kaldığımı anlıyorum. Filmleri izlerken şaşırıyorum. Çünkü zaman zaman, Shakespeare oyunlarında da sahneye çıkmış ünlü tiyatrocularla karşılaşıveriyorum. Ne güzel, Yeşilçam sineması Shakespeare’cilerle de sarmaş dolaş...

1960’lı ve 70’li yıllarda pek çok Yeşilçam filminde anne/teyze rollerini üstlenen iki güzel kadın, Gülistan Güzey ve Nedret Güvenç İstanbul Şehir Tiyatroları’nın büyük sanatçılarındandı. Onları Tepebaşı’ndaki Dram Tiyatrosu’nda pek çok kez izledim. Her ikisi de Shakespeare oyunlarında önemli roller oynamıştı. En iyi anımsadıklarım Gülistan Güzey’in “Hamlet”teki Kraliçe Gertrude, Nedret Güvenç’in de “Macbeth”teki Lady Macbeth yorumudur. 

YILDIRIM ÖNAL YAMAN BİR TİYATRO KURDUYDU

Yıldırım Önal da Yeşilçam sinemasına otuzu aşkın filmle katkıda bulunmuş ünlü tiyatroculardan biridir. Sanatçı Yeşilçam için yalnız oyunculuk değil senaristlik de yapmıştı. Erken yaşta öldüğü için onu tiyatrodan anımsayanlar yetmiş yaş ve üstündeki seyircilerdir. 

Önal Devlet Tiyatrosu’nun en yaman oyuncularındandı. Sanatçının gençlik yıllarında Shakespeare’in “On İkinci Gece” oyununda yaptığı tiplemeyle parladığı söylenir. 1960’ların başında ise Ankara Devlet Konservatuvarı’nın yeni mezunu Işık Yenersu ile karşılıklı oynadığı, Taksim’deki Arena Tiyatrosu’nda sunulan, Bernard Shaw’un ünlü “Sezar ve Kleopatra” oyunu büyük olay yaratmıştı. Yine ünlü yorumlarından biri olan “Tahta Çanaklar”daki büyükbabayı da izleme şansım oldu. Önal usta kendine özgü konuşma biçimi, etkili sesi ve teatral oyunculuğuyla Türk tiyatrosunun ölmezleri arasındadır.

NURİ ALTINOK UNUTULMAZ BİR OTHELLO VE LENNIE’YDİ

Yeşilçam’da yirmi altı film çevirmiş olan Nuri Altınok da Ankara Devlet Konservatuvarı mezunudur. Devlet Tiyatrosu’nda birçok Shakespeare oyununda rol aldıktan sonra 1980’de Othello karakterini canlandıran Altınok, yeni mezunlardan Zuhal Olcay ve Selçuk Yöntem’in de önemli rolleri oynadığı bu ünlü Shakespeare trajedisinde çarpıcı bir yorum sunmuştu.

İri yarı bedeni ve müzikal bir duyarlıkla kullandığı sesiyle, “Othello”dan yıllar önce, John Steinbeck’in “Fareler ve İnsanlar” oyununda kotardığı Lennie yorumundaki başarısı sanatçıyı ülke düzeyinde ünlendirmişti. Çünkü bu oyun Ankara Radyosu tarafından “ses” için uyarlanmıştı. 1950’li ve 60’lı yıllarda radyo oyunlarının ulusça tiryakisiydik. Yumuşak canlılara aşırı sevgi duyan, onları okşamaya çalışırken de fark etmeden ölmelerine neden olan iri kıyım, zekâsı gelişmemiş Lennie’nin, oyunun son sahnesindeki –onu daha kötü bir ölümden korumak isteyen arkadaşı tarafından beynine kurşun sıkılmadan az önceki- duygulu sözleri kulaklarımıza çakılı kalmıştır.

CÜNEYT GÖKÇER’İN YEŞİLÇAM DENEYİMİ DE YOĞUNDU

Cüneyt Gökçer uzun yaşamı boyunca tiyatro oyunculuğu/yönetmenliği, tiyatro eğitmenliği ve yöneticiliği üstünde yoğunlaşırken yirmi dolayında sinema filminde oynamaya da zaman ayırabilmişti. Yıllar önce “Yaprak Dökümü” ve “Barbaros Hayreddin Paşa” filmlerini görmüştüm. “Süreyya” ve “Yedi Evlat İki Damat”ı ise son zamanlarda izledim. 

Cüneyt Gökçer tiyatroda oynadığı bütün rollerin hakkını vermiş bir ustadır. Dram ve komedi biçemindeki oyunlar yanında müzikallerde de üstün performans sunan sanatçı, Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan mezun oluşundan sonra, özellikle Shakespeare oyunlarındaki üstün yorumlarıyla tiyatro tarihine geçmiştir. “Hamlet” trajedisindeki Hamlet ve “On İkinci Gece” komedisindeki Malvolio yorumları aradan geçen uzun yıllara karşın unutulmamıştır. Ben Gökçer’in 1960’lardaki ve 1980’lerdeki birbirinden çok farklı iki Lear yorumuna yetişebildim ancak. Muhteşemdi.

Bu sanatçılar artık bizimle değiller. Tiyatrodaki yorumları da fotoğraflarda kaldı. Ama Yeşilçam sinemasında yaşayıp gidiyorlar...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları