Biri bizi trend topik yapıyor
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Biri bizi trend topik yapıyor

17.02.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Dikkat! Bu mesaj; tüm bakanlıklar, yüksek mahkemeler, ordu komutanlıkları, valilikler, savcılıklar, emniyet müdürlükleri, bazı kaymakamlıklar, kulüpler, dernekler, vakıflar, tüm basın kuruluşları ve özel radyo ve TV’ler başta olmak üzere 11 bin 793 yere faks ve posta ile gönderilmiştir.”

Elimdeki bildiri gibi sayfaların altında yukarıdaki not var. “Ne bu” diyeceksiniz? Bir zamanlar Facebook, Twitter yoktu. Hatta bilgisayarlar ya da telefonlar yaygınlaşmamıştı. Haliyle “Trend topik oldum”, “Beni stalklamışlar” gibi cümleler kurulmuyordu.

Ama sanmayın ki o zaman da bunlar olmuyordu. Sözünü ettiğim belgeler, Adnan Oktar grubunun çıkardığı “Siyasi Çizgi” gazetesinin sayfalarından. Önce bir hedef belirleniyordu. Ardından belden aşağı ifadelerle bildiri kaleme alınıyordu. Binlerce merkeze fakslanarak söz konusu kişiye vuruşlar “Türkiye gündemi” yapılıyordu. Bildiriler kendi gazetelerinde de yayımlanıyordu. 

“Pezo Fatih göreve başladı”, “Hıncalan Uluç”, “Emrah Hattat’a hatırlatma”, “Tempo’da sapık seks üçgeni”, “Dinç Bilgin’in ‘Mutlu’suna hatırlatma”, “Ahmet Özal’a ikinci uyarı”...

90’lı yılların faks kâğıtlarından çıkma, içeriğinde çoğunlukla cinsel ithamların olduğu bildirilerin başlıkları bu şekilde ilerliyor. Oktarcılar, o yıllarda kendilerini eleştirenleri böyle vuruyordu. İftiralara, montajlı görüntüler de eşlik ediyordu.

Devir değişti, internet çağı başladı. Yöntem aynıydı. Araçlar farklılaşmıştı.

TALİMAT EDİRNE’DEN GELİYOR

Bunları neden mi anlattım?

Birer gün arayla benim, Barış Pehlivan’ın, Ayşenur Arslan’ın Oktarcılar tarafından sosyal medyada Türkiye gündemine sokulduğumuzu görünce merak ettim. Hayır, tek bir mesajı bile açıp okumadım. Merak ettiğim başkaydı. Nasıl oluyordu da üyeleri çeşitli cezalar almış, kimi firar etmiş örgüt, Edirne Cezaevi’nden verilen bir talimatla, bu işi yapabiliyordu?

Konuştuğum güvenlik yetkilileri, Oktarcıların bu yolla hem biz gazetecilere hem de “iktidara” mesaj verdiğini söyledi. Bize “Oktar yapılanmasını konuşmayın, yazmayın” diyorlardı. İktidara ise “Bakın biz de sizdeniz, sevmediğiniz gazetecilerle uğraşıyoruz” diyerek selam çakıyorlardı.

Gelelim asıl meseleye...

Oktarcıların yargılandığı dosyaların arasında, bu işin nasıl yürüdüğünün ipucu var. 

Bir örnek üzerinden anlatayım...

Gruba yapılan 3. Dalga operasyonunda, sanık Kübra Kartal’ın bilgisayarında bulunan bir çalışma, yanıtı bulmamızı sağlıyor. Zira, davanın müştekisi B.K. hakkında, Oktarcılar bir sosyal medya çalışması yapmaya karar vermiş. Ardından B.K. hakkında açık kaynaklarda araştırma yapılmış. Google aramasında defalarca B.K’nin aradığı görülüyor. Bu sırada B.K’nin çeşitli fotoğrafları arşivlenmiş. 

Gruptakilerin WhatsApp yazışmalarından hikâyenin devamı anlaşılıyor. B.K. gibi, davada müşteki olan kızlar arşivleniyor. Kimi mesaj kimi internet sitesiyle haklarında içerik oluşturuluyor. Özel hayatlarına dair, rahatsız edici pek çok ifade ve görsel kullanılıyor.

KORKUTMA, YILDIRMA KAMPANYASI

Bu sırada, grubun yurtdışındaki yöneticileriyle yapılan yazışmalar dikkat çekiyor. Sosyal medya linci başlatılacak kişi için tarih ve saat belirleniyor.

Mesela, 20 Aralık 2019 tarihli mesajlaşmada, A.A. için yapılacak kampanya için “yarın 14.00” yazılmış. Türkiye gündemine girecek etiket ise “HepsiYalanÇıktı” olarak belirlenmiş.

Örneğin, yazışmalarda “Seo programını bilen var mı” sorusu dikkat çekiyor. Oktarcılar bu programı kullanıyor. Bu şekilde, yapılan çalışma Google’da en üst sıralara çıkarılıyor. Böylece, hedef alınan şahıslar Google’da aratılınca, saldırdıkları içerik yukarılarda görünüyor.

Bir yazışmada, yaratılmış içeriğin 246 bin kişiye gösterilmesi nedeniyle, “Maşallah Elhamdülillah” mesajlarının paylaşıldığı görülüyor.

Biz bu tür saldırılara alışkınız. Ancak grup, bu yolla, kendilerinden şikâyetçi olanları yıldırmaya, korkutmaya çalışıyor. Zaman zaman da başarıyor. Elbette bütün bunlar gerçek kişiler değil, sahte hesaplar üzerinden yapılıyor.

SAHTE HESAP LİSTESİ

Oktarcıların sosyal medya hesapları üzerine yapılmış incelemede, kullandıkları sahte hesapların listesi çıkarılmış. Bu şekilde, en az 250 ayrı hesabın, tek merkezden kontrol edildiği görülüyor.

Kim bu hesaplar derseniz, aslında dava dosyasından, sahte hesapları kimlerin yönettiği de görülebiliyor. Sanıklardan Raif Ergin’in bilgisayarından çıkan belgede, isim isim yazıyor. Her bir gerçek kişi üzerine, bir sahte hesabın yaratıldığı okunuyor.

Özetle...

Yapılan çalışmalara göre bu eylemin talimatı bizzat Oktar’dan geliyor. Ardından hedef alınan kişi hakkında içerik oluşturulması ve sosyal medyada Türkiye gündemi yapma gerçekleşiyor. Bu sırada, bu işleri yapan bazı aracılara da para ödenerek birkaç saat gündemde kalınması sağlanıyor. Operasyondan bu yana, yani dört yıl süresince, bu iş için aracılara ödenen paranın, 7-8 milyon lira olduğu düşünülüyor.

SOSYAL MEDYA LİNCİNE ÇÖZÜM

Sosyal medya bir özgürlük alanı. İnsanlar haber alıyor, tepkilerini gösteriyor, kamuoyu oluşturuyor. Ancak bu özgürlük alanı, FETÖ ya da Oktarcılar tarafından ya da iktidar yanlısı trol ordularınca kötüye kullanılabiliyor. Örnek olsun, Sedef Kabaş gibi hapsedilen gazeteciler için de “tutuklayın” kampanyası, sosyal medya çeteleri tarafından büyütüldü. 

Bu yapıların itibar suikastı yaptığı mesajlar şikâyet edildiğinde ne mi oluyor? Hem iktidar yanlısı troller hem Oktarcı ya da FETÖ’cüler, sahte hesaplarla iş tuttuğu için, mağdurlar ile Twitter, Facebook, Instagram karşı karşıya geliyor. Bu şirketin avukatları, aslında ifade özgürlüğünü ortadan kaldıran bu saldırıları, “ifade özgürlüğü” diyerek savunuyor. Mağdurlarsa, bu saldırılarla asıl kendi ifade özgürlüklerinin ortadan kaldırıldığını anlatmaya çalışıyor. İlk çözüm, milyarlarca dolara hükmeden sosyal medya şirketlerinin, organize saldırı içeren çete oluşumlarını, belirli yazılımlarla engellemesi gibi görünüyor. Söz konusu iktidardaki birine hakaret şüphesi olduğunda, tespit yarışına giren devlet kurumları ve yargı organları, sıra vatandaşa yönelik çete saldırılarına geldiğinde görmez, duymaz, konuşmaza dönüşüyor. Haliyle, hepimiz biliyoruz ki, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bahsettiği yasa, güçsüz ama mağdur olanlara bir fayda getirmeyecek. 

Çokluk bir sayı değil, bir durum. Organize bir kalabalık, suçun da ahlakın da kurallarını yeniden tanımlayabilir. Yerde yatanı tekmeleyerek öldürebilir. Peki, özgürlüğü savunanlar ne zaman çokluk olacak?

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025