Menzil Bakanlığı’nın Recep Abisi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Menzil Bakanlığı’nın Recep Abisi

08.10.2020 06:18
Güncellenme:
Takip Et:

Taşı ve kâğıdı yüksekten bırakıyorsun. Aynı anda yere iniyor. Eşit hızla fırlatıyorsun, aynı ivmeyle yavaşlayıp aynı yüksekliğe çıkıyor. Bilim çözmek için çok uğraştı. Düşmenin de çıkmanın da yasası var.

Doktor Ali Edizer moda deyişle söylersek bir “hasta” değil, bir “vaka”. Yıllardır FETÖ’nün örgütlenmesine yardım edenlerin FETÖ bahanesiyle birkaç dakikada kapattığı GATA’nın başında görünce şaşırdık. Cephede bakımsızlıktan ölen askerlerin tedavileri için kurulan uzmanlık kurumunun “sivilleşme” diyerek düşürüldüğü hali görünce içimiz acıdı.

Oysa bu musibetten ders alacaksak peşine düşmemiz gereken bir soru var: Ali Edizer gibi ne doktorluktan ne ahlaktan anlayan biri nasıl oldu da bu kadar yükseldi? 2005’te bir sağlık ocağında doktorken, 2012’de Sağlık Bakanlığı’nda nasıl özel kalem müdürü oldu?

Sağlık Bakanlığı, Menzil Bakanlığı oldu

Bu tırmanışın sırrını kendisi “Recep Abimle yakın çalıştım” diye anlatıyor. Menzil cemaatinden olduğunu gizlemeyen Edizer, “abi” diyerek yine Menzilci olan ve AKP iktidarında 13 yıl Sağlık Bakanlığı yapan Recep Akdağ’ı kastediyor. Şaşırtmıyor, çünkü Akdağ dönemi Sağlık Bakanlığı’nın “Menzil Bakanlığı” olarak anılma dönemiydi.

Bir yazarın eleştirisi olarak almayın. Bu gerçeği Menzil cemaatinin önemli isimleri de AKP’yi yönetenler de kabul ediyor.

Gazeteci Saygı Öztürk, geçen yıl Menzil kitabında cemaatin ileri gelenleriyle görüşmüştü. “İleri gelenleri” diyorum, zira Menzil şeyhi Muhammed Raşid Erol’un ölümünün ardından cemaat ikiye bölündü. Kardeşi Abdulbaki Erol ve yeğeni Saki Erol Adıyaman Menzil’deki dergâhın (Semerkand) başında dururken, oğul Feyzeddin Erol Eskişehir’de başka bir dergâh (Buhara) kurdu.

Eskişehir’deki oğul Feyzeddin Erol, “Enerji Bakanı Taner Yıldız da Sağlık Bakanı Recep Akdağ da bizim evimizde büyüdüler” diye anlatıyordu Akdağ’ın öyküsünü.

Sadece oğul Erol da değil...

Öztürk’e konuşan Adıyaman’daki Saki Erol da Akdağ’ın durumunu kabul ediyordu: “Doğru, Recep Akdağ’ı tanıyorum. Buraya (Menzil’e) gelmiş gitmiş. Sağlık Bakanlığı, Menzil cemaatine bağlı diye liyakatsiz bir insanı almışsa vallahi o doğru değildir.

Sağlık Bakanlığı Menzil cemaatine bağlı diye...” ifadesi yalnız Ali Edizer’i anlatmıyor. Adıyaman’daki dergâhla karşı karşıya gelen Eskişehir’deki oğul Feyzeddin Erol, hasta olduğunda devlet hastanesine gitmemesinin nedenini şöyle açıklıyor:

“Bugün işim Sağlık Bakanlığı’na düşerse hayatta beni muayene de etmezler. Menzil’e gitmediğim için. O yüzden biz devlet hastanesine değil, özel hastanelere gidiyoruz.”

Doktorlardan Menzil tavsiyesi

Menzil Bakanlığı”nda her şey o kadar açıktı ki...

Anadolu’da doktor bulmak için kilometrelerce yürüyen insanların haberlerini okurken Menzil köyüne 6 uzman hekimli, 20 yataklı, ameliyathanesi olan hastane yapıldı, başına da tabii ki bir Menzilci kondu. Menzilcilere ait olduğu bilinen dört bir yandaki hastaneler sıradan olay. İhaleler, Menzilci şirketlere giderken hastane mobilyaları bile cemaatin şirketlerinden alındı.

Bakanlık, başta Müsteşar Necdet Ünüvar olmak üzere cemaat mensuplarıyla dolduruldu. Nitekim Ali Edizer’i yukarılara taşıyan Hasan Çağıl, Menzil Şeyhi’nin doktoru Ahmet Çağıl’ın oğluydu. Akdağ onu da Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı yaptı.

Devletin bakanlığının Menzil bağını görmeyenler görsün diye ambulans uçaklara Menzilcilerin özel hayatlarında Mercedes’lerine yerleştirdiği “gavs”ı simgeleyen “GVS” plakası takıldı. Metastaz’da anlattık: Recep Akdağ, bebek ölümleri gibi krizli anlarda Menzil şeyhini arayıp akıl danışıyor, ondan istihareye yatmasını istiyordu. Uyuşturucu ve alkol bağımlılarına devletin sağlık görevlileri Menzil’e giderek şeyhin ip atarak yaptığı törene katılmaları tavsiyesinde bulunuyordu. 

Kazan kazan sistemi, sağlık personelinin maaşlarının bir kısmı Menzil vakıflarına himmet diye otomatik olarak akıyordu.   

AKP de biliyor

Üstelik, bu tablodan hükümete yakın bazı isimler bile şikâyetçi oldu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın uzun yıllar danışmanlığını yapan, en bilinen biyografisinin yazarı da olan eski AKP milletvekili Hüseyin Besli, Akşam gazetesinde 4 yıl önce şunu yazdı:

Bugün (FETÖ ile) aynı yöntemleri kullanan yapıların (tarikat/vakıf) gelecekte aynı sonuca varmalarının kaçınılmaz olacağını söylemek için kâhin olmak gerekmez. Dolayısıyla, misal olarak, ismini palazlandığı şehirden, Adıyaman/Menzil’den alan bir yapının özellikle bir bakanlığımızda neredeyse bütün pozisyonları kendi mensuplarıyla doldurmasına dikkat çekmek istedim... ‘Bana ne?’ demeden.

Hüseyin Besli de biliyordu ki bir zamanlar Akdağ’ın yerine bakanlık koltuğuna oturan Mehmet Müezzinoğlu, AKP’li olduğu halde Menzilci olmadığı için birçok adımı atamaz hale gelmişti. Belli ki Akdağ’ın oturduğu koltuğu ancak onun kadar güçlü bir figür doldurabilirdi. Erdoğan da böyle düşünmüş olacak ki hem Medipol hastanelerinin kuruluşunda bulunacak kadar sektörün içinde olan hem de İskenderpaşa cemaatine yakınlığı ile bilinen Fahrettin Koca’yı o koltuğa oturttu. Ali Edizer’in yükselişinin sırrı Menzil ise görevden alınabiliyor olmasının sırrı da buydu. 

GATA’yı kim yönetiyor?

Unutulmasın, Ali Edizer’in yönettiği GATA, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlı. Söz konusu üniversitenin başında ise halihazırda Profesör Cevdet Erdöl var. Bilmeyenler için söyleyeyim: Erdöl, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özel doktoru ve aynı zamanda o da Akşam gazetesi yazarı.

Ali Edizer’i tartıştık, bir yenisi gözümüze batana kadar bitirdik. Liyakati dışlayan, birikimi küçümseyen, cemaatlerin ya da eş dost, akrabaların adamlarının kolayca yukarıya çıktığı düzen ise olduğu yerde duruyor. Yükselmenin de düşmenin de kuralının olmadığı, devleti savunuyor görünürken aslında yıkan, Cumhuriyetin ruhunu öldüren, ülkede yaşayanların çoğunluğunu dışlayan bu sistemle hesaplaştığımız gün zaten Ali Edizer gibiler sadece karikatürlerde olacak.

Yazarın Son Yazıları

Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025