NATO’yla nikâh tazeleme
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

NATO’yla nikâh tazeleme

02.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Türkiye ilk kez bu köşede duydu. MNC-TÜR’den söz ediyorum. “Multinational Corps Türkiye” yani “Çokuluslu Kolordu Türkiye”.

NATO’nun Türkiye’de yeni bir çokuluslu kolordu kurduğunu öğrenmiş, peşine düşmüştüm. Linkedln isimli sosyal medya ağında, bir NATO çalışanın kuruluşu paylaştığını, pek çok yabancı askerin de kendisini kutladığını görünce bakanlığı arayarak teyit etmiştim. 23 Mart’ta da bu köşede yazdım.

Yazıdan üç gün sonra...

MSB resmi açıklama ile doğruladı: “Bakanlığımız tarafından, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir kolordu karargâhı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılması emredilmiş ve bu niyetimiz 2024 yılında NATO’ya beyan edilmiştir. (...) Karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir.”

Böylece kamuoyu öğrenmiş oldu. Buna İstanbul Boğazı girişinde çokuluslu Deniz Unsur Komutanlığı’nın kuruluş hazırlıkları eklendi. Bu da ülkede bir tartışma başlattı. Zira Türkiye, son yıllarda görünür şekilde, NATO’da “müttefik” saydığı ülkelerin bölgesel planlarına şüpheyle yaklaşıyor. Türkiye’ye uygulanan savunma yaptırımları “müttefik” kavramını bile tartışmalı hale getiriyor. Öyle ki Türkiye, NATO ülkeleriyle en basit “terör örgütleri” tanımında dahi ayrışıyor. Öte yandan Türkiye, Rusya ve İran ile, NATO ülkelerinin ekseriyetinden başka bir çizgi izliyor. Haliyle NATO meselesi Türkiye halkı için çoğunlukla tepkisel bir hikâye.

Öte yandan...

NATO için başka türlü düşünenler de var. Örneğin STRASAM direktörü, emekli hava tuğgeneral Hüseyin Fazla, gazetemize verdiği röportajda söz konusu kolordunun faydalı olacağını savundu. Ayrıca eski NATO daimi temsilcisi ve büyükelçi olarak görev yapmış Mehmet Fatih Ceylan da Ankara Politikalar Merkezi yayınında yazdığı yazıda General Fazla ile paralel görüşleri savundu. Ceylan, “başta MSB olmak üzere resmi kurumların gerekli hallerde kamuoyunu yeterince ve zamanlıca bilgilendirmekten kaçınmaları” nedeniyle sis perdesi oluştuğunu söylerken kolordunun kuruluşunun aslında Temmuz 2023’te Vilnius/ Litvanya’da yapılan NATO Zirvesi’ne dayandığını anlattı. (Ceylan’ın yazdıklarındaki çelişkiyi gösteren ve kolordu planının zeminini sorgulayan önemli makalelerden birini Medyascope’ta Hakan Şahin yazdı.)

TEHDİDE GÖRE PLAN YAPILIR

Yakın zamana kadar NATO’da görev yapmış bir isimle konuştum. Ona MNC-TÜR meselesine nasıl yaklaşmak gerektiğini sordum. Paranoyak mıydık yoksa gerçekten takip mi ediliyorduk?

Eski NATO görevlisi, uzun uzun NATO’nun nasıl stratejik plan hazırladığını, bu planların nasıl müzakere edildiğini, sahaya nasıl yansıdığını, NATO karargâhında nasıl tartışıldığını, tarafların düştüğü şerhleri anlattı. Ancak asıl dikkat çektiği başka bir noktaydı:

“NATO Savunma Planları her zaman ortaya konulan bir tehdit değerlendirmesine göre hazırlanır. Bu tehdit değerlendirmelerinin yer aldığı dokümanlar NATO istihbarat dokümanlarıdır. Bunların en önemlisi NSIE’dir (NATO Strategic Intelligence EstimateNATO Stratejik İstihbarat Tahmini). Söz konusu doküman iki yılda bir güncellenir. NATO savunma/harekât planları bu dokümandaki tehdit değerlendirmelerine uygun olarak hazırlanır/revize edilir. MSB açıklamasından anlaşılan, NSIE Dokümanının 2023 yılındaki güncellemesinde NATO’nun güneydoğu kanadına ilişkin bir tehdit ortaya konmuş olması gerekmektedir. Bu tehdidin de büyük olasılıkla Rusya olarak düşünüldüğü anlaşılmaktadır. Tüm NATO üyesi ülkelerin konsensusu ile hazırlanan söz konusu dokümana böylesine bir tehdidin dahil olduğu değerlendirildiğinde NATO tarafından Güneydoğu Bölgesel Savunma Planı’nda bir Çokuluslu Kolordu Karargâhı kurulması ve unsurlarının teşkili talep edilmiş olabilir.”

Bu arada bir ek daha yapıyordu: “Normal şartlar altında, NATO Savunma Planlama Süreci ve bu süreç sonunda hazırlanan planlara göre kuvvet oluşturma (Force Generation) faaliyetleri gerçekleşir. MSB açıklamasının, söylediklerim ışığında değerlendirildiğinde, net ve gerçekçi ifadelerden uzak ve sürece dair şüphe uyandırıyor.”

RUSYA İLE DÜŞMANLAŞIYOR MUYUZ 

Biraz dağıttık... Şimdi toparlayalım...

MNC-TÜR’ü savunanlar da şüpheyle yaklaşanlar da birkaç noktada ortaklaşıyor. Özetleyeyim:

- Türkiye’de NATO’nun bir çokuluslu kolordusunu kurma fikri, bu kolordunun yönetimi Türkiye’de olsa dahi, muhtemelen NATO’nun 2023 planlarına dayanıyor. Örneğin Ceylan’a göre Temmuz 2023’te Vilnius Zirve Bildirisi’nin 34. Maddesi, çokuluslu kolordunun zeminini tarif ediyor: “NATO’nun doğu kanadında mevcutlara ek olarak güçlü, uygun yerlerde konuşlandırılacak ve savaşa hazır kuvvetler oluşturma kararımızı yeniden vurguladık. Bu kuvvetler, mevcut muharebe gruplarından gerektiğinde ve gerektiği yerde tugay büyüklüğünde birliklere genişletilecek olup, güvenilir ve hızlıca ulaşılabilir takviye kuvvetleri, önceden konuşlandırılmış teçhizat ve geliştirilmiş komuta ve kontrol yapısıyla desteklenecektir.”

Özetle NATO’nun 2023’te yeni kuvvetler oluşturma kararına, Türkiye “Biz varız” diyerek katılmış. Nitekim MSB’nin açıklamasındaki 2023’teki karardan sonra “Niyetimiz 2024 yılında NATO’ya beyan edilmiştir” detayı bunu teyit ediyor. Belli ki düğmeye basan NATO!

- Öte yandan. Yine her iki tarafın kabul ettiği gibi... NATO’nun savunma planları somut bir tehdit-düşman saptamasına dayanıyor. 2023’te henüz İran savaşı yoktu. Türkiye’ye yöneldiği iddia edilen füzeler de... Ancak Ukrayna-Rusya savaşı başlamıştı. Nitekim NATO, 2023 zirvesinde iki somut tehdit-düşman tarif etti: Rusya ve terörizm. İkincisinin Suriye’de yaşananlarla güncelliğini yitirdiğini kabul edersek yeni kurulan kuvvetlerin açıkça Rusya’ya karşı olduğunu söyleyebiliriz.

- Kurulduğunu bir çalışanının sosyal medya paylaşımından öğrendiğimiz kolordunun hukuki yapısı. Meclis’e dahi bilgi verilmeden, gizli saklı, Türkiye’de bir çokuluslu kolordu kararı alınması eminim iç hukuk adına da tartışmalı.

Sonuç olarak...

Bakmayın Trump’ın “NATO’dan çıkarım” demesine... Bir süredir NATO üyeleriyle görünür şekilde mesafelenen Türkiye, topraklarını kendi talebi ile Rusya’yı düşman kabul eden bir çokuluslu kolorduya açarak kendisine “eski bir yeni” hat çiziyor. 7-8 Temmuz’da NATO zirvesinin Ankara’da yapılacağı güne hazırlanırken belli ki NATO ile yeniden nikâh tazeliyor. Adana ve boğazdaki yeni NATO kuvvetleri, bu nikâhın çeyizi gibi görünüyor. Suriye’de rejim değişikliğinden Halkbank davasının ertelenmesine kadar, ABD ile mayınlı alanlar temizlenirken kaynağı tartışmalı İran füzeleri ya da kuzeyden gelen insansız hava araçları sayesinde kamuoyu da bu nikâha zihnen hazırlanıyor.

Çocuklara Andımız’ın yerine yeniden o tekerleme öğretilir mi bilmem: On üç on dört on beş, Amerika kardeş!

Yazarın Son Yazıları

NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025