Türk ordusunun Kubilaysızlaştırılması
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Türk ordusunun Kubilaysızlaştırılması

25.11.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ordu, top mudur tüfek mi? Yoksa ete de tırnağa da hükmeden bir ruh mudur?

“Ey Müslümanlar! Ne duruyorsunuz, Halife Abdülmecit hududa geldi, sancak-ı şerif çıktı. Gelin altında toplanalım, şeriat isteyelim.”

Mehdi olduğunu söyleyen Derviş Mehmet ismindeki yobaz, 23 Aralık 1930 günü Menemen’de halka böyle çağrı yapıyordu. Etrafına kalabalık da toplamıştı. Halk ise olan biteni sadece izliyordu. Yer yer alkışlayan da vardı. Çok değil 10 yıl önce işgal altında olan topraklarda, Yunan işbirlikçisi bir Nakşibendi şeyhi, Cumhuriyete karşı isyan başlatmış, karşısına çıkan olmamıştı. Atatürk’ün anlayamadığı da affedemediği de buydu.

Aslen öğretmen olan Teğmen Kubilay, bir grup askerle olay yerine geldi. Mühimmatı olmayan erleri geride bırakıp tek başına kalabalığın karşısına dikildi. “Teslim olun” dedi. Cevabı mermi oldu. Kubilay’ı vurdular. Kanının tadına baktılar. Ardından kör bıçakla başını kesip sopaya astılar. İsyan bastırılırken 24 yaşında Cumhuriyet için baş verip baş eğmeyen Kubilay sembol oldu.

“Yalnız başına, kuvvet hesabı yapmayan bir idealist vatanseverlik”, İsmet Paşa onun iradesini böyle tanımlamıştı. O günden sonra Türk ordusu Teğmen Kubilay, Teğmen Kubilay Türk ordusuydu.

‘TEĞMENLERİ SAVUNDUN’

Günlerdir Harbiye’den mezun olanların teğmenler hakkındaki soruşturmayı konuşuyoruz. Resmi tören bittikten sonra, geçmiş yıllarda olduğu gibi kılıç çekip anayasaya bağlılık yemini ettiler. Gelgelelim, günlerce hakarete uğradılar. Cumhurbaşkanı, öz evladı saydığı imam hatiplilerin toplantısında onları üvey evlat gibi hedef aldı. İhraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildiler.

Neden rahatsızlar? Söyleyeyim. Yemin metnindeki “laiklik” kelimesinden! Askerin bağlılıklarının arasında laikliğin olmasını istemiyorlar. Derviş Mehmet’in karşısına dikilen Teğmen Kubilayların ruhunu TSK’den ihraç ediyorlar.

Askerler arasında bu konu tartışılıyor. Teğmenler üzerinden tüm TSK’ye laiklik sopası gösteriliyor.

Örnek mi? Size Topçu Okulu’nda neler olduğunu anlatayım.

Teğmenlerin Topçu Okulu’ndaki Tabur Komutanı Binbaşı S.İ., teğmenlere sahip çıktığı suçlamasıyla görevden alındı. Yıllardır atama yapılmayan bir kadroya görevlendirildi. Binbaşı S.İ., sitem dolu bir mesajla veda ederek ortak gruplardan ayrıldı.

KOMUTANDAN SİTEM MESAJI

Veda mesajını okuyunca neler olduğunu daha iyi anlayacaksınız:

“An itibarıyla ...’ya görevlendirildim. Sebep olarak teğmenler ile ilgili bir durum olduğunu değerlendiriyor ve biliyorum. Komutanlık makamı tarafından teğmenlere sahip çıktığım onları tebrik ettiğim yönünde değerlendirme oldu. Şunun bilinmesini isterim ki...buradan haykırıyorum. Ben teğmenlerden önce de Mustafa Kemal, onun silah arkadaşları ve tüm Milli Mücadele şehitlerinin askeri idim şimdi de Mustafa Kemal, onun silah arkadaşları ve tüm Milli Mücadele şehitlerinin askeriyim. Bu vatanı kuran bize emanet bırakanların izinde olmanın bunlara sebep olacağını bilmiyordum. Bilse idim yine yapardım. Çizgimden bir an olsun sapmayacağım.

WhatsApp profilimde de yıllardır yazdığı gibi ‘Herkes hak ettiğini bir gün alır’ diyor ve hepinize hayırlı görevler diliyorum.”

AMİRLERE KANAAT BASKISI

Aslında Türk ordusunun kolu kırılmakla kalmıyor, ruhu bedeninden sökülmek isteniyor.

Sonuçta “kurul inceler adil bir karar verir” demeyin. Kazın ayağı hiç öyle değil. Teğmenlere soruşturma dosyası verilmeden savunma istenmesini geçtim. Hükümet medyasındaki “teğmenler hakkında MİT raporu istendiği” haberlerinin sonucunda “rapordan ne çıktığı”ndan kimsenin bahsetmemesini geçtim. Cezalandırmak için yönetmeliklerin altüst edilmesini geçtim. Yüksek Disiplin Kurulu dosyası için teğmenlerin sıralı üç amirinden kanaat formu doldurmaları istenmiş. TSK’de konuşulanlara göre, birileri amirlerinden olumsuz kanaat çıkması için bayağı uğraşmış!

Sonuç olarak...

Mesele ne beş teğmen ne disiplinsizlik ne yemin. Bir süredir Teğmen Kubilay’ın yıkılan büstlerini, anmalarının temsili düzeye indirilmesini, Kubilay’ın başını kesenlerin yüceltilmesini okuyorduk. Tanrı’ya kiliseden daha bağlı Jan Dark’ın, İngiliz kilisesi tarafından yargılanıp herkesin gözü önünde ibret olsun diye yakılarak ruhunun çıkarılması gibi... Şimdi, teğmenler herkesin gözü önünde süründürülüp, hakarete uğrayıp, cezalandırılarak TSK’den Teğmen Kubilay’ın ruhu çıkartılmaya çalışılıyor.

“İyi ki de yaptım” diyen Jan Dark yıllar sonra aziz ilan edildiğinde tarih, hain ile kahramanı tersinden yazmaya başlamıştı.

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025