Üzgünüm ama Sedat Peker haklı çıktı
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Üzgünüm ama Sedat Peker haklı çıktı

21.06.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hava ciğerimizden geliyor. Gırtlağımızdaki tellere çarpıyor. Boğaz, burun ve ağız; sese şekil veriyor. Anne karnında duyuyoruz, doğduğumuz anda çığlık atıyoruz. Ne garip, sessizliği sonradan öğreniyoruz.

Sedat Peker ne demişti:

“Pambıkören, seni unuttum zannetme. Kâr etmeyen Total’i Mehmetçiğin parasıyla kurulan OYAK’a nasıl sattığını mutlaka anlatacağım. Mavi Vatan’ın isim babası Cihat Yaycı Paşa’nın, bu satışın adil olmadığını söylemesi üzerine onu etkilemek için nasıl baskı kurdurduğunuzu da biliyorum. Pambıkören, Mehmetçiğin parasına göz dikenin Yüce Allah gözlerini çıkarır biliyor musun? Bu satış usulüne uygunduysa, Cihat Yaycı Paşa neden bunun usulsüz olduğunu her yerde dillendirdi ve siz onun üzerine hangi güçlerle baskı kurdurdunuz?”

Peker’in “Pambıkören” diye kastettiği “Demirören”. Sözünü ettiği satış ise OYAK’ın geçen yıl haziran ayında, Total Türkiye’yi ve akaryakıt şirketi M Oil’i Demirören’den toplamda 450 milyon dolara alması.

Peker’in açıklamalarının ardından işaret ettiği Cihat Yaycı, OdaTV’ye konuştu. Şunu söyledi:

“Yönetim kurulu toplantısı kayıtları, ses kayıtları zaten alınıyor. Muhatap OYAK’tır. Benim bu konuda konuşmam uygun olmadığı gibi yasal da değildir.”

Kısacası Cihat Yaycı ne yalan ne de doğru dedi. “Kayıtlara bakılsın” demeyi tercih etti.

Peki, işin doğrusu ne?

YAYCI’NIN OYAK’TAKİ GÖREVİ

Önce şunu söyleyelim: OYAK dediğimiz şirketin adı Ordu Yardımlaşma Kurumu. 27 Mayıs ihtilalinin ardından 1961 yılında 65 bin üyenin katılımıyla kuruldu. Aslında örneğine dünyanın pek çok ülkesinde rastlanan bir tamamlayıcı emeklilik fonu. Ancak OYAK’ın sermaye birikimi, bugün 400 bini aşan üye sayısı, kritik sektörlerdeki varlığı; onu Türkiye gibi kırılgan bir ekonomide adeta bir dev haline getiriyor. OYAK Renault, OYAK Çimento, Ereğli Demir Çelik gibi önemli şirketlerin sahibi olan OYAK’ın 2019 yılı hasılatı 48.8 milyar liraya, toplam varlıkları ise 118.3 milyar liraya ulaştı. OYAK’ın aynı yıl 4.9 milyar dolarlık ihracatı, Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 2.7’siydi.

OYAK’ın yönetim yapısı da adıyla uyumlu. Kurum doğal olarak Milli Savunma Bakanlığı’nın kontrolünde. Askeri üyelerden oluşan ve sayısı 50-100 aralığında değişen bir temsilciler kurulu var. Bu kurul aynı zamanda 20 asil 10 yedek üyeden oluşan genel kurulu seçiyor. Diğerleri ise 205 sayılı OYAK Kanunu’nca kuvvet komutanlarının da aralarında olduğu doğal üyelerden oluşuyor. Genel kurul üç yönetim kurulu üyesini belirliyor. Bu da kanunda şöyle yazıyor: “Yönetim kuruluna seçilecek Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görevli üç üyeden ikisi Milli Savunma Bakanı tarafından gösterilecek 4 aday arasından, biri de Genelkurmay Başkanı tarafından gösterilecek iki adaydan Genel Kurulca seçilir.” Kalan 4 yönetim kurulu üyesi ise sektörel uzmanlık taşıyan isimlerden oluşmak şartıyla bir komite tarafından seçiliyor. Kısacası OYAK’ın en genişten en dara inen yönetim şemasının en tepesinde, asker-profesyonel dengesi var. Anlattığım gibi, yönetimin bütününde Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları etkili.

Peki, Cihat Yaycı’nın durumu?

Deniz Kuvvetleri Komutanı eski Kurmay Başkanı olan Yaycı, geçen yıl kızağa çekilerek Genelkurmay emrine alınınca istifa etmişti. Yaycı, Total’in satışı sürecinde, OYAK Yönetim Kurulu’nda, Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın temsilcisi olarak bulunuyordu. Yaycı’nın adı işte bu yüzden şimdi gündeme geldi.

YAYCI, TOPLANTIYI TERK ETTİ

Her şeyi özetledikten sonra asıl soruya yanıt verelim: Yaycı, OYAK’ın satışına yönetim kurulu üyesi olarak itiraz etti mi? Ettiyse neden etti? Sonrasında baskı gördü mü?

Yaycı konuşmadı ama bu soruların yanıtını dönemin tanıklarına sorarak araştırdım. Başından söyleyeyim, Peker’in anlattıklarını kaynaklar doğruladılar.

OYAK kulislerine göre Cihat Yaycı, Total’in alınış sürecine itiraz etti. Bunun birkaç nedeni vardı. Satış sürecinde OYAK, Total’de kapsamlı bir araştırma yapmıştı. Total’in bilançolarını inceleyen Yaycı, bu alımın OYAK için kârlı olmayacağını söyledi. 2016’da Demirören tarafından 358 milyon dolara satın alınan Total, dört yılda birçok bayisini kaybetmiş, pazar payı azalmış, kârı düşmüştü. Bu verileri yönetim kuruluna taşıyan Yaycı, “Neden bize yarar sağlamayan bir şirketi alıyoruz” sorusunu sordu.

Bunun ötesinde Yaycı’nın itiraz ettiği başka noktalar da vardı. Total’in yüzlerce satış noktasının olduğu söyleniyordu. Ancak bunların çok az bir kısmı resmen Total’indi. Çoğunluğu bayilik sistemiyle çalışıyordu. Üstelik dört yılda, Demirören döneminde bu bayilik sistemi de kötü bir şekilde yönetilmişti. Bu gerekçeleri sıralayan Yaycı, satın almanın yanlış olduğunu, ayrıca satın alınsa dahi 450 milyon doların bu satış için fahiş olduğunu söyledi. Yetmedi, Yaycı, kararın OYAK teamüllerine göre yönetim kurulu tarafından değil, genel kurul tarafından verilmesi gerektiğini söyledi. Ona göre yönetim kurulunun bu kararı alması yetkinin aşımıydı. Ve satışın görüşüldüğü yönetim kurulu toplantısını terk etti.

KUVVET KOMUTANI DEVREDE

Yaşanan olay OYAK yönetiminde deprem etkisi yarattı. “Yukarıdan gelen” uyarının ardından, bir süre sonra Deniz Kuvvetleri Komutanı devreye girdi. Yaycı ile baş başa bir görüşme gerçekleştirdi. Yaycı’ya özetle “Sen benim adıma orada görev yapıyorsun” diyen Komutan Adnan Özbal, Yaycı’dan satışa onay vermesini istedi. Yapacak bir şeyin kalmadığını düşünen Yaycı, Milli Savunma Bakanı’nın görüşünün de bu yönde olduğunu görünce satışa onay verdi.

Sadece Yaycı değil, o dönem satış OYAK tabanında da tepki yaratmıştı. Satışın ardından gerçekleşen genel kurulda, önceki yıl yüzde 42 olan kâr payının yüzde 20.5’e düştüğünün açıklanması üyelerin tepkisini çekmişti. Sosyal medyaya yansıyan eleştiriler arasında “Bizim paralarımızla biz ve çocuklarımız yerine tüpçüyü (Demirören) kurtardınız” mesajı dikkat çekmişti. Birçok üyesine göre de OYAK; parasını, kuruluş felsefesine aykırı şekilde, asker için değil, zor durumdaki Demirören’i rahatlatmak için kullanmıştı.

Bacon, “Sessizlik budalaların erdemidir” diyor. Kulaklarımızı, gözümüzü açtık; suskunluk çağında bize gerçeği söyleyecek ahlaklı insan arıyoruz. Ağız ve burun var, peşinde olduğumuz nefes nerede?

Yazarın Son Yazıları

Bir tuhaf 15 milyon dolar hikâyesi... AKP’li politikacıların yakınları devreye girmiş!

Cevapsız kalan her soru kendine bir başka soru bulur.

Devamını Oku
21.05.2026
Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Devamını Oku
18.05.2026
Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026
İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026
5 Mayıs mutabakatı

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.

Devamını Oku
07.05.2026
Fenerbahçe maçıyla veda eden komutan

Baş ağrısı sandığımız belki de ayağımızın nasırındandır.

Devamını Oku
04.05.2026
En çok senin bayramın kutlu olsun!

"Neler yapmadık şu vatan için/Kimimiz öldük/Kimimiz nutuk söyledik" diyor ya şair…

Devamını Oku
30.04.2026
Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini ele alan o rapor!

“Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” sözü yıllarca Vali Nevzat Tandoğan’a mal edildi.

Devamını Oku
27.04.2026
Çocukluğumuzu bile çaldılar

Çocukluk, insanın büyümek zorunda bırakılmadığı çağda yaşanır.

Devamını Oku
23.04.2026
Ülke duyan için çığlık atıyor

Damla suya düşüyor.

Devamını Oku
20.04.2026
Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

Devamını Oku
16.04.2026
Hulusi Akar’ı utandıracak kitap

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı.”

Devamını Oku
13.04.2026
Son sözünü söylememiş bir cenaze

B-3 koğuşunda sabah sayımı bitti. Sayım dediğime bakmayın, zaten iki kişiyiz.

Devamını Oku
09.04.2026
Alican’ı yemeye karar verenler

Kanunların nasıl uygulandığını anlamak için kimin elinde olduğuna bakmak gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026