Siyaset niye yapılır?

Siyaset niye yapılır?

10.08.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ömür bildiğiniz gibi çok kısa. Kendinizi aksine ikna etmeye çalışmayın. Beni zaten edemezsiniz, kendinizi de ettiğinizi sansanız bile, bir bakacaksınız 70 yaşındasınız. Dolayısıyla bu dünya üzerinde geçireceğimiz süre kısa olduğu gibi bir o kadar da değerli. İnsanlar bu süreyi ya sürekli daha iyi yaşamak, daha zengin olmak, hayatına daha fazla keyif katmak için kullanıyorlar ya da hayata daha az “ben” odaklı bakıp diğer canlılarla empati kurarak, başka insanların veya hayvanların veya doğanın yaşadığı acıları da kendi acıları gibi görerek, enerjilerini neredeyse kendilerinden bile çok bu değerler için harcıyor; bu gezegende beraber yaşama kültürünün bütün sorumluluklarını fedakârca yükleniyorlar.

Aslında siyaset dünyanın bu ağır sorunlarını kendine dert edinmiş insanların alanı. Ya da netleştirelim, böyle olması lazım!

Siyaset bir meslek değil. Ömür boyu yapılacak bir para kazanma yöntemi de değil! Olamaz, olmamalı! Bir doktor, bir mühendis, bir sanatçı, bir memur ömür boyu kendi işini yaparak para kazanabilir ve yaşayabilir. Ama bu bir siyasetçinin varoluş şekli, yöntemi ve seçimi olamaz. Siyaseti böyle görenler, lütfen siyaset yapmasınlar! Bir milletvekili, bir belediye başkanı tabii ki yaptıkları görev karşılığında maaş alacaklar. Ama sıfatlarını kesinlikle herhangi bir zenginleşme/nüfuz vasıtası olarak kullanmayacaklar. Partinin tüzüğüne yerleşecek net bir maddeyle, üç veya en fazla 3 + 1 dönem dışında siyasi sıfat elde ederek görevlerine devam edemeyecekler. İşin en doğru yöntemi ancak bu olabilir. Bugün Türkiye’de maalesef yerleşmiş veya yerleştirilmesine çanak tutulan düzende partiye pençesini atmış çeşitli klikler, kendi “çok karlı pozisyonlarını” kaybetmemek için küçük gruplar halinde birlikte hareket ederek, bulundukları mevkiye tutunmalarını veya yükselmelerini sağlayan adımları, beraberce ve kontrollü şekilde atıyorlar. Buradaki en ince hesaplardan biri aralarına yeni isim girmemesini sağlamak. Bu nedenle partinin dokuları kendilerini sürekli yenileyemiyor.

NİYE SİYASET YAPIYORUM? SANATÇI NİYE SİYASET YAPAR?

Gelin size neredeyse 40 yıldır neden siyasetle uğraştığımı özetleyerek tekrar açıklayayım. Ben siyaseti babamdan kalan bir sorumluluğun devamı olarak gördüğüm için yapmıyorum. Siyaseti ben yaşamım daha dolu olsun, çok boş vaktim var diye yapmıyorum. Siyaseti adım sağda solda daha çok geçsin diye yapmıyorum. Siyaseti çok para kazanan veya kazandıran makamlara gelmeye çalışmak için yapmıyorum. Siyaseti daha çok ün veya güç elde etmek için yapmıyorum. Bu paragrafı gereksiz daha fazla uzatmama gerek yok, ne demek istediğimi anladınız. O zaman diyeceksiniz ki “Peki neden yıllardır siyasetin içindesin, ortasındasın, etrafındasın?” Emin olun yanıtı çok kolay. Ben siyaseti, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının, şehitlerimizin, gazilerimizin binbir güçlükle kurdukları ve demokrasi ile taçlandırdıkları bu ülke, hak ettiği güçlü ve sağlıklı bir demokratik rejime geçebilsin diye yapıyorum. Başka hiçbir sebebim yok! Ömrümde siyasetten hiçbir para kazanmadım. 1987’den beri yazdığım yazılar için Cumhuriyet Gazetesi’nden 1 TL almadım. Keza 40 yıldır çıktığım TV programlarının %2’sinden, sembolik yol ücretine denk gelecek komik rakamlar dışında para almadım. Tabii ki alabilirdim, tabii ki bu mesleği yaparak yaşayan bütün gazetecilere de sonsuz saygım var. Bunu açıklamamın nedeni, siyasetle ilişkili hiçbir şeyden para kazanmadığımı net olarak vurgulamak. Adalet, demokrasi, laiklik, özgürlük, kadın ve erkeklerin eşit hakları, temel insan hakları ve barış için mücadele etmek, yobazlığın/faşizmin/emperyalizmin bu ülkeye çökmesini engel olmak, doğayı/hayvanı/yaşamı savunmak benim yıllardır gerek basında gerek televizyonlarda gerek CHP içinde yürüttüğüm siyasi faaliyetlerimin tek gerekçesi. 

Aynı şekilde sevgili dostlarım Ataol Behramoğlu, Orhan Aydın, Genco Erkal gibi isimlerin kültür hayatımızdaki yerleri dışında siyasete bir o kadar emek harcamaları da aynı gerekçelerle… Benim onlardan farkım, bir de CHP içinde ayrı bir rol üstlenerek, doğru siyasetleri iktidara partim üzerinden geçirmeye çalışıyor olmam; bunu CHP içinde roller üstlenerek açıkça yapmam. 

Tekrar ediyorum dürüst bir milletvekili, bir belediye başkanı, bir gazeteci tabii ki bu işten hak ettikleri parayı kazanıp insan gibi yaşayacaklar. Bu onların en doğal ve hak ettikleri karşılık; ama gazetecilik ve politika yazarlığı dışında “siyasi pozisyonlar” bir ömür üstünden kalıcı şekilde hayatını kazanma yöntemi haline getirilemez. Zaten getirilirse de bugün yaşadığımız her türlü sakıncalı durum fazlası ile ortaya çıkar.

Sonuçta ben ülkem için yararlı olacağına çok inandığım CHP’nin sosyal demokrat ve Kemalist çizgisini koruyarak iktidara gelmesi ve böylece halkın bütün kesimlerinin daha rahat yaşayarak, eğitiminden sağlığına, hak ettikleri hayat standartlarına ulaşabilmeleri için siyaset yaptım ve yapıyorum. 

Geçmişte CHP ve SHP’nin birleşmesi için de en üst noktadan en ağır sorumlulukları üstlenmekten çekinmeden siyaset yaptım. Laikliğin en çok tehlikeye düştüğü ortamlarda hedef olmayı göze alıp, aynı sütunları paylaştığımız katledilen bütün değerli meslektaşlarımın yaşadıkları korkunç olaylara rağmen yine aynı duruşumu bir milim kımıldatmadan sürdürdüm. En ağır şekilde Rambo bıçağı ile ölüm bana iki milim yaklaştığında da duruşumu değiştirmedim. Türkiye’de kadınların kazandıkları hakları kaybedip İran veya Arabistan’daki hemcinslerinin durumuna düşmemeleri için siyaset yaptım. Bilim insanları ve sanatçılar mesleklerini özgürce sonsuza dek sürdürebilsinler diye yaptım. CHP’de PM üyesi iken, bana bir belediye başkanlığı teklif edildiğinde derhal lafı ve işi yokuşa sürdüm. Anayasanın temel maddelerini, demokrasi, laiklik ve özgürlükleri korumak, gençlerle yakın temasta kalmak, kendi adıma kalıcı gördüğüm sorumluluklarımdı. Yeri gelmişken, benimle bu doğrultuda ve aynı doğrularda -başta Sanatçılar Girişimi olmak üzere- siyasi arenada sorumluluk alan ve hiçbir kişisel beklentisi olamadan cesurca konuşan bütün sanatçı dostlarıma da özverili ve dürüst duruşları için çok teşekkür ediyorum.

KONGRELER ÖNCESİ CHP ÖRGÜTLERİNE SESLENİŞ

Atatürk’ün partisinin örgütüne üye olan istisnasız herkese seslenmek istiyorum. Lütfen siz de siyaseti her şeyden önce ülkenizin temel değerlerini korumak için yapın. Bu konuya Mustafa Kemal’in samimiyeti ve kararlılığı ile yaklaşarak yapın. Bu idealle güzel sıfatlara ve sorumluluklara ulaşın. Görevinizi en yararlı ve en temiz şekilde yapın ve de en fazla üç dönem sonra partideki başka arkadaşlarınıza bu görevleri devredin. CHP’nin hiç hak etmediği ve 100 yıllık bu partiye yakışmayan antidemokratik tüzüğü derhal değiştirin. Makyaj değişiminden, vitrin değişiminden, sembolik “Ali gitti Veli geldi” değişiminden bahsetmiyorum. Partinin işleyiş şartlarını yepyeni bir anlayışla toptan değiştiren, kararlı bir şekilde partiyi yönetecek isimlerin tüm parti üyeleri tarafından seçileceği köklü ve büyük bir devrimden söz ediyorum. Bu arada, geçtiğimiz günlerde “devrim” sözcüğü üstünden bir sahiplenme durumu yaşandı, “devrim” kelimesinin bir tekele alınamayacağını çok iyi bildiğim gibi, bu sözcüğü tarihimizde başta Atatürk olmak üzere kimlerin kuşaklardır nasıl kullandıklarını da çok iyi biliyorum! Ama ortada artık bir gerçek var: 20 yıldır anlattığım, iki yıl önce CHP Genel Başkanı’na elden teslim ettiğim ve son olarak Ankara parti içi demokrasi ekibinin Genel Merkez’deki tüzük çalışma grubuna bu ay içinde yeniden ulaştırdığı Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü, şu anda bu partinin önünü açacak ve üye sayısını belki en kısa zamanda on ile çarparak, CHP’nin halkı ile bütünleşmesini sağlayacak yegâne formül… Daha da geliştirebilir ve mükemmelleştirilebilir mi, tabii ki evet.

Zaten sorulacak temel soru belli: Bıkmadınız mı tamamına ermeyen geçici heyecanlardan? Bu parti bu kafayla gittiği sürece Baykal gider Kılıçdaroğlu gelir, yarın Kılıçdaroğlu gider İmamoğlu veya Özgür Özel gelir, ama %25 aşılamaz. Bunu göremiyor musunuz? Liderlik için adı geçen bütün arkadaşlardan da rica ediyorum: Esas konu bu kurallarla kimin yeniden genel merkez koltuğuna atanıp azledeceği değil. O yüzden tam demokratik bir tüzük devrimini somut olarak destekleyin ve desteğinizi yüksek sesle beyan edin. “CHP değişmeye mecbur” tonunda, sembolik fakat altı doldurulmamış laflar etmeye son verin lütfen! CHP örgütü üyesi olarak artık halktan korkmamayı öğrenmeye mecbursunuz! Zaten halk sizsiniz, başkası değil! Cesur olun, bu gidişata artık son verin. Gerekirse size imzanız karşılığında önerilen sıfatları elinizin tersiyle itin! “Beni üyeler seçerse ben il yönetim kuruluna veya parti meclisine ya da belediye meclisine girmek isterim, atanarak değil” deyin! 

Artık makam koltuğuna Japon yapıştırıcısı ile yapışık yaşayanlara dur deyin! Ama aynı egoya kapılıp, kalkmamacasına onların yerine geçmeye çalışmayın, dürüst olun! 

Ve tabii ki son olarak aşmamız gereken başka bir konunun başlığını dillendirerek kapatalım: CHP artık gerçek CHP’ye benzesin. Kılıçdaroğlu’nun sağ partilere benzeme operasyonlarıyla parti oylarını bir gram arttıramadığını üst üste bu kadar seçimden sonra görerek, kendi köklerimize, temelimize dönmemiz ve gerçek misyonumuzu ciddiye almamız kaçınılmaz bir mecburiyet.

Yazarın Son Yazıları

Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025
‘Parti devleti’ ve öncü muhalefet

‘Parti devleti’ ve öncü muhalefet

Devamını Oku
10.04.2025