Dikmen Gürün

‘Tiyatroya adanmış bir yaşam: GENCO’

24 Ağustos 2021 Salı

“(…) ben geçmişimi arıyorum” sözleriyle başlıyor “Tiyatroya Adanmış Bir Yaşam GENCO” belgeseli. Senaryosunu Genco Erkal’ın yazdığı, yönetmenliğini Selçuk Metin’in (Porte Film), görüntü yönetmenliğini Uğur İçbak’ın gerçekleştirdiği ve perde gerisinde geniş bir teknik ekibin çalıştığı “GENCO”nun yapım sponsoru ise ENKA SANAT. Emeği geçen herkese selam olsun…   

NASIL DA GEÇİYOR ZAMAN?  

Belgeseller zaman ve uzam içinde çıkılan yolculuklar. Geçmişle hesaplaşmanın ötesinde bugün yaşadığımız sürece dair de çok şey söylerler.   

Genco Erkal, tiyatroya adanmış yaşamını birkaç düzlemde ele alıyor. Bir yanda çocukluğunu, gençliğini, tiyatrocu olmak için verdiği mücadelenin izini sürüyoruz. Öte yanda, bir baba olarak kızı Ayşe ve torunlarına sevdasını yakalıyoruz.  

Kronolojik bir anlatı değil bu. Kâh ileri gidiyor kâh geri sarıyor. Tiyatro yapıları ve oyunlar üzerinden yol alırken Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere değiniyor Erkal. Geçmiş yılların sanat kokan atmosferini çoktan yitirmiş, içine düştüğü kültürel çöküntünün altında kalmış İstiklal Caddesi’nde başladığı uzun yürüyüş, onu Karaca Tiyatro’dan Arena Tiyatrosu’na, Küçük Sahne’den Elhamra ya da Baro Han’daki Dostlar Tiyatrosu’na kadar götürüyor. Ümit Tiyatrosu bu güzergâhın dışında da kalsa bir başka uğrak noktası oluyor, Rumeli Hisarı Sahnesi ya da Ali Paşa Hanı gibi.   

BELGESELLER, SALDIRILAR, SORGULAMALAR 

Karaca Tiyatro’da Kenterler’le geçirdiği yılları bir konservatuvar eğitimi olarak değerlendiriyor  Genco Erkal… Asaf Çiyiltepe’nin kurduğu ve “Aslan Asker Şvayk”la yıldızının parladığı Arena Tiyatrosu’na ayrı bir selam gönderiyor. Ardından Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) ve “Bir Delinin Hatıra Defteri” bu yıldızı daha da parlatıyor. Brecht’le ilk buluşması da yine AST’ta oluyor Genco Erkal’ın: “Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi…”  

Dostlar Tiyatrosu o kadar çok oyun oynuyor ki Karaca Sahnesi’nde. Bunlardan biri de Genco’nun Sivas’ta yaşanan Madımak katliamını belgelerle ele aldığı ve ilk yazdığı oyun olan “Sivas 93”tür.   

Dostlar’ın ilk belgesel oyunu olan “Rosenbergler Ölmemeli”nin şimdi artık Sinema Müzesi’ne dönüştürülen Küçük Sahne’de oynandığına da değinmeden geçmiyor sanatçı. “Şili’de Av,” “Alpagut Olayı”, “Sabotaj Oyunu”, “Gün Dönerken” belgesel ağırlıklı olmalarının ötesinde İstanbul’da ve turnelerde türlü saldırılara, yargılamalara, sorgulamalara yol açan oyunlar olarak alıyor yerlerini bu çalışmada. Tabii ki “Azizname” ve Vasıf Öngören’in yazmış olduğu “Asiye Nasıl Kurtulur” da saldırılardan nasipleniyorlar.  

12 Eylül sonrası Baro Han’daki o küçük tiyatro salonunda yaşananlar bu ülkede politik tiyatro yapmanın zorluklarını bir kez daha vurguluyor. Dostlar Tiyatrosu’nun on yılını geçirdiği bu salonda ve sonrasında/öncesinde neler izlemedik ki politik tiyatro örnekleri olarak. Bu dönemi tam teşekküllü bir kültür merkezi olarak da anar Erkal: Ruhi Su ve Dostlar Korosu, Mehmet Akan ve Hasad Halk Dansları grubu…

Bir süre yüzünü sinemaya döner Genco Erkal ve ödüller birbirini takip eder…Yine de onun kalbi hep tiyatroda çarpmaktadır.  

VE NÂZIM HİKMET 

Nâzım Hikmet’i hayatının ayrı bir faslı olarak değerlendiriyor sanatçı. 1975 yılında bütünüyle Nâzım Hikmet’in şiirlerinden oluşturduğu “Kerem Gibi”yi Mehmet Ulusoy’un uyarlayıp yönettiği “Sevdalı Bulut” izliyor. 1994 yılında Genco Erkal kendi uyarlayıp yönettiği “İnsanlarım” 26 yıldır oynanmakta olan bir Nâzım oyunu… “Merhaba”, “Kuvayi Milliye Destanı…” Ve daha sonra ellerinin arasından kayıp giden ailesine ait Ali Paşa Han’da büyük emeklerle oluşturduğu sahnede oynayan “Yaşamaya Dair…” AKP iktidarının özellikle yok ettiği Rumeli Hisarı Sahnesi’nde, 2002 yılında Nâzım’ın 100. doğum yılında, İKSV Tiyatro Festivali’nin yapımcılığını üstlendiği, Genco Erkal’ın tasarladığı, yönettiği ve Türkiye’nin çok kıymetli kadın oyuncularıyla oynadığı “Nâzıma Armağan..”   

O kadar çok oyun, o kadar çok olay var ki sözünü ettiği; “Marx’ın Dönüşü”, “Galileo”, “Simyacı”, “Analık Davası”, “Ben Bertolt Brecht…” Ne yazık ki bir köşe yazısına sığdırmak imkânsız hepsini… Bu arada, böylesine yoğun, çok yönlü bir yolculukta yönetmen Selçuk Metin’in hakkını da vermek gerekir. 

2020 yılında Genco Erkal’ın sahnede 60. yılı ve de Dostlar Tiyatrosu’nun 50. yılı, İKSV Tiyatro Festivali tarafından düzenlenen bir sempozyumda ve de Ayşegül Yüksel’in yazdığı Güneşin Sofrasında:Genco Erkal’ın Dostlar Tiyatrosu Serüveni adlı kitapla kutlandı. Belgesel finalini yüreğini her zaman güm güm attırdığını söylediği bir antik tiyatroda yaparken yoluna devam edeceğinin müjdesini veriyor sanatçı… Yolun açık olsun Genco. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları