‘Başkanın tüm dalkavukları’

‘Başkanın tüm dalkavukları’

18.09.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Başkanın Tüm Adamları”, Amerikan tarihindeki en büyük siyasal skandal olan Watergate olayına ilişkin, dört Oscarlı filmin adıdır:
Başkan Nixon’un Cumhuriyetçi Partisi, 1972 Başkanlık seçimlerinden hemen önce rakip Demokrat Parti’nin merkezine dinleme aletleri yerleştirir...
Bu olayı esas olarak iki gazeteci, The Washington Post’tan Carl Bernstein ve Bob Woodward ortaya çıkarır...
Washington Post’un yanında, The New York Times ve Time da habere büyük medya desteği vermiştir.
Sonunda, konuyu örtbas edemeyen ve olayda bizzat parmağı olduğu anlaşılan Nixon, Kongre tarafından suçlanarak görevden alınmasını (impeachmet) önlemek için 1974’te istifa etmek zorunda kalır ve yerine Gerald Ford geçer.
Başkan Ford, eski başkanı affeder ve böylece Nixon hapse girmekten kurtulur; ama yakın çalışma arkadaşlarından 69 kişi yargılanır, 48’i suçlu bulunur ve hapse girer.
33 yıl sonra, 2005’te gazetecilere ipuçlarını veren ve onlar tarafından “Derin Gırtlak” (Deep Throat) diye adlandırılan kişinin FBI Başkan Yardımcısı William Mark Felt, Sr. olduğu anlaşılmıştır.
(Film şimdi bu bilginin ışığında bir kez daha çekilse çok daha gerilimli ve heyecanlı olabilir.)
Ünlü yönetmen Alan J. Pakula’nın yönetmenliğini yaptığı 1976 tarihli filmde, Carl Bernstein’i, Dustin Hoffman, Bob Woodward’u Robert Redford, Washington Post’un Genel Yayın Yönetmeni Ben Bradlee’yi Jason Robards oynamıştır.
Aslında gerek film, gerekse olayın kendi gerçek öyküsü, Amerikan sistemindeki “kuvvetler ayrılığı” ilkesinin ve bağımsız medyanın demokrasilerdeki rolünü çok iyi yansıtması bakımından bir “örnek olaydır”.

***

Bizim yeniyetme “Başkanın Dalkavukları” medyada sağa sola saldırıp, ötekine berikine “vatan hainliği”, “terör örgütü destekçiliği” suçlamaları yaparken aklıma neden bu film geldi?
Filmde de gerçek öyküde de, birçok “Başkanın adamı” olaydan sıyrılmaya çalışırken, aslında kendilerini ve kendi patronlarını ele verir.
Medyaya “terör örgütü destekçisi” ve “vatan haini” suçlamaları yapan zavallı yeniyetme tetikçiler, aslında kendilerini ve patronlarını ihbar ettiklerini fark etmiyorlar galiba:
Daha düne kadar PKK ile masaya oturan, Öcalan’ı öven, onunla mutabakat anlaşmaları imzalayanlar, IŞİD için “öfkenin reaksiyonu” diyenler onların patronları değil miydi?
Bu eylemleri övenler, göklere çıkaranlar kendileri değil miydi?
Kısa zamanda yüz seksen derece fikir değiştiren otoriter liderlerin dalkavukluğu bu açıdan da çok zordur:
Gerçekleri yazanları karalamak isterken kendi patronlarınızı ve kendinizi ihbar ediverirsiniz!  

Yazarın Son Yazıları

Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026
Yanardağ davası: Casus belli

Merdan Yanardağ’ın, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı “Casusluk Davası” ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul’da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...

Devamını Oku
10.05.2026
Okul sorunu okulda çözülür!

Dün gazeteniz Cumhuriyet’te, eğitim üzerine iki yazı vardı

Devamını Oku
08.05.2026
‘Eğitim kurumu’nda cinayet!

Sosyolojideki “Kurum” kavramı, Türkçemizde iki farklı anlam taşır...

Devamını Oku
07.05.2026
Toplumu çıldırtan çelişki

İktidar, ülkenin bütün kaynaklarını bitirdiği için gücünü yitirdikçe toplumu, aklın, mantığın ve siyasetin kabul edemeyeceği biçimde birbirine zıt olan iki ters yöne doğru zorlamaya başladı...

Devamını Oku
05.05.2026
Butlan davası: 3 iletide yargı sorunu

Değerli okurlarım bilirler; ben saklı, gizli kaynaklardan gelen “özel istihbarat”ı genellikle pek kullanmam, açık bilgiler üzerinden yorumlar yaparım.

Devamını Oku
03.05.2026