Gazi Koşusu’nun 100’üncüsü koşuluyor. Dile kolay. Başkanlarıyla, yönetim kurullarıyla, at sahipleriyle, jokeyleriyle, çalışan personeliyle, sahadaki emekçi kardeşlerimizle, kazananın sevinci, kaybedenin üzüntüsüyle dolu dolu 100 yıl. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı yarışçılığımızın en büyük derbisi Gazi Koşusu’dur. 100 yıldır nesilden nesile taşınan bir emanet var. Gazi Koşusu, yalnızca at yarışlarının değil, Türk spor tarihinin de en köklü organizasyonları arasında gösterilmekte. Yarışın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise yalnızca 3 yaşındaki safkan İngiliz taylarının katılabilmesi ve her atın kariyeri boyunca sadece bir kez start alma hakkına sahip olması.
Gün “100’üncü Gazi Koşusu” günüdür. Gazi Koşusu’nu kazanmak; safkanlar, jokeyler ve eküriler için kariyerlerinin en büyük başarılarından biri olarak görülür. Yıllar içinde Bold Pilot gibi efsane safkanlar Mümin Çılgın, Ahmet Çelik gibi unutulmaz isimler bu prestijin parçası haline gelmiştir. Türkiye Jokey Kulübü’nün de vurguladığı gibi atçılık dünyasında Gazi Koşusu’nda start alabilmek dahi başlı başına büyük gururdur.
Veliefendi Hipodromu tarihe güne hazır. Birbirinden güzel sosyal aktiviteler ve kutlamalar olacak. İnsan seli kaçınılmaz. Bulunduğunuz yerden ayrılmayın derim. Ayrıca bu sene 100. yıla özel hazırlanan Vakkas Aksu imzalı “İlelebet Gazi” belgeselini ekranlardan izleyerek Cumhuriyet’in ilk yıllarından bugüne uzanan kültüre çok daha yakından tanıklık edebilirsiniz. Ben de Gazi Koşusu heyecanına ortak olacağım. Kim kazanır? Günün şartlarına bağlı. Öne çıkan birkaç isim elbette var. Bütün safkanların ayaklarının yere düz basmaları en büyük temennim.