Cumhurbaşkanına bir hakaret davası

05 Aralık 2021 Pazar

Bugün kadınlara milletvekili seçilme hakkının verilmesinin 87. yıldönümü.

Atatürk’ün sayesinde kadınların siyasette temsilinde, bütün uygar ülkelerin önünde, dünyada ikinci sıradayken, ondan sonra gelen yöneticiler, ülkemizi yüzüncü sıranın bile altına düşürdüler.

***

Ayrıca bugün “Dünya Kadınlar Günü.”

Ve “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”na göre:

Kasım ayında 25 kadın cinayeti ve 21 şüpheli kadın ölümü meydana gelmiş.

***

Bu arada, gerek muhabirlerine ve yöneticilerine açılan davalarla, gerekse Basın İlan Kurumu tarafından verilen ilan kesme cezalarıyla Cumhuriyet gazetesinin maddi, manevi, iyice baskı altına alındığını ve bunaltıldığını da belirtmek gerek.

***

Bu önemli tarihsel ve güncel gerçekleri anımsattıktan sonra, yerim izin verdiği oranda, tek bir davadan söz etmek istiyorum:

Eski “tarafsız ve sorumsuz cumhurbaşkanı” için ceza yasasına konulmuş olan “cumhurbaşkanına hakaret” maddesinin...

Yürütme, yasama ve yargı erkleri kendisine bağlandığı için “tam yetkili” ve “tam sorumlu” olan “partili” cumhurbaşkanı için de uygulanmasından kaynaklanan akla, mantığa, hukuka aykırı bir dava:

Savunmada Cumhurbaşkanı’nın tartışmalı olan diploma sorunu da kullanıldığı için, daha temel hukuksal problemleri bağrında barındıran bir olay.

Medyadaki haberi, yorumsuz olarak kısaca aktarıyorum.

***

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Başkanı Nurullah Ankut hakkında, “1500 yıllık İslam Tarihinin Ümmete en fazla kötülük edeni” başlıklı yazısında “Cumhurbaşkanına Hakaret” ettiği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifadeye çağrılan Nurullah Ankut, ifadesinde şöyle dedi:

“Ben yazımda belirtmiş olduğum ifadeleri AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben söyledim.

Recep Tayyip Erdoğan resmi olarak diplomasının bulunmaması nedeniyle meşru Cumhurbaşkanı değildir.

Bu nedenle öncelikle soruşturmanın TCK 299. maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına Hakaret suçu kapsamında değerlendirilmemesi gerekmektedir.

Diplomasının sahte olması nedeniyle bir gün hem Resmi Belgede Sahtecilik hem de Nitelikli Dolandırıcılıktan da yargılanacaktır.

Avukat Pınar Akbina, Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili Eyüp Lisesi’nden kütüğünün, Marmara Üniversitesi’nden de diplomasının sorulmasını ve transkriptinin istenmesini talep etti...

AİHM’nin geçen günlerde CB’ye hakareti düzenleyen bu ceza maddesine ilişkin eleştirel kararını da hatırlattı. 

Avukat Fettah Ayhan Erkan da Erdoğan’ın diğer parti genel başkanlarına ve yöneticilerine ettiği hakaretleri aktardı ve şunları söyledi:

Kanundaki hakaret suçunun unsurları Recep Tayyip Erdoğan tarafından işlenmiştir.

Müvekkil HKP Genel Başkanı da hiçbir şekilde hakaret içermeyen ifadelerde bulunmuştur. Böylesine ağır hakaretlerde bulunan bir kişi kendisine yapılan eleştirilere katlanmak zorundadır” dedi.

Avukat Ali Serdar Çıngı ise savunmada şöyle konuştu:

TCK 299. maddesi tarafsız Cumhurbaşkanları için güvence olarak getirilmiştir.

Ancak şu an tarafsız bir Cumhurbaşkanı yoktur. Bir parti Genel Başkanı vardır.

Müvekkilimiz de Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanı olarak diğer partilerin genel başkanlarına karşı somut, belgeli, kanıtlı eleştiriler yapmaktadır.” 

İfadeden sonra açıklama yapan HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut da özetle “Her seferinde biz onları yargılıyoruz. Onun diplomasızlığını mutlaka ispatlayacağız” dedi.

***

İçerideki ve dışarıdaki okurlarımız unutmasınlar:

Karanlığın en koyu olduğu an, aydınlığın en yakın olduğu andır!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları