Enflasyon soygunu ve laiklik düşmanlığı ilişkisi

Enflasyon soygunu ve laiklik düşmanlığı ilişkisi

05.04.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Enflasyon doğal bir felaket değildir, kendiliğinden olmaz.

İktidarların mali ve ekonomik politikaları sonucunda ortaya çıkar.

Türkiye’deki laiklik düşmanlığı da iktidarlar Anayasa’dan yana tavır koyduklarında sönümlenir, Anayasa’ya aykırı olarak dini siyasete alet ettiklerinde artar.

İktidarın bilinçli politikalarıyla yaratılan enflasyon artışıyla yine iktidar tarafından pompalanan laiklik düşmanlığı arasında birbirini aynı yönde destekleyen bir ilişki vardır:

Her ikisi de aynı anda ve hemen hemen aynı hızla artar.

Çünkü iktidar, enflasyonla ülkenin gelir ve servetini kendi oligarşisine aktarırken bunun yol açtığı yoksulluğu ve yoksullaşmanın tepkilerini saklamak ve saklayamadığı protestoları bastırmak için din adına yaptığı istismarı, şeriatçılığı, laiklik düşmanlığını kullanır.

***

Halk nezdinde güvenilirliği çok aşınmış olan Türkiye İstatistik Kurumu, TÜİK mart ayında yıllık enflasyonu yüzde 61.14 olarak açıkladı.

Bağımsız akademisyenlerin ve ekonomi uzmanlarının oluşturduğu ENAG ise yıllık enflasyonu yüzde 142.63 olarak hesapladı.

ENAG’ın bu hesaplamalarına göre Türkiye “Hiperenflasyon” sarmalına girmek üzere.

Çünkü verilerine güvenin önemli ölçüde zedelendiği TÜİK bile üretici fiyatları ile yıllık enflasyonu yüzde 114.97 olarak açıkladı.

Üretici fiyatlarındaki enflasyonun, bir süre sonra tüketici fiyatlarına da yansıyacağı düşünülürse, önümüzdeki günlerde TÜFE’nin de çok daha yüksek oranlara çıkacağı düşünülebilir.

***

Devletten 2-3 maaş alanlar ve zenginler fiyat artışlarından hemen hemen hiç etkilenmiyor.

Buna karşılık zaten bütün gelirlerini zorunlu günlük ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanan dar ve basit gelirliler çok etkileniyor.

Devrimci İşçi Sendikaları DİSK’in Araştırma Grubu DİSK-AR’ın açıklanan enflasyon verileri karşısındaki tepkileri şöyle:

1) DİSK-AR tarafından hesaplanan dar gelirlilerin gıda enflasyonu,

Emeklilerde 89.6,

Dar gelirli 2. yüzde 20’nin yüzde 90.6,

En düşük gelirli yüzde 20’nin yüzde 103.8 oldu!

2) Asgari ücret yeniden belirlenmelidir!

Resmi enflasyonun yüzde 60’ı, gıda enflasyonunun yüzde 70’i aştığı Mart 2022’de asgari ücret zammı erimiş oldu.

Yılın ilk üç ayında enflasyona yenilen asgari ücret acilen yeniden belirlenmelidir!

3) AKP enflasyonda rekor kırmaya devam ediyor!

AKP Aralık 2002’de yüzde 29.7 ile devraldığı enflasyonu 20 yıl sonra yüzde 60’ın üstüne yükseltti.

4) Fiyat artışları devam edecek!

TÜFE yüzde 61.14 olarak açıklanırken yurtiçi ÜFE yüzde 114.97 olarak açıklandı. TÜFE ile ÜFE farkı 54 puana ulaştı. Bunun anlamı ÜFE’nin önümüzdeki aylarda da artmaya devam edecek olmasıdır. Üretici fiyatları tüketici fiyatlarına da yansıyacak.

***

Açıklanan enflasyon oranlarından sonra Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Bursa’da konuştu:

“Enflasyon şu an yüzde 61, problem mi?

Problem ama ekonomiyi faiz kıskacından da çıkardık.

Şu anda hiçbir yatırımcı, girişimci enflasyonun üzerinde faiz kullanmıyor.

Yıl sonunda enflasyonun makul bir seviyeye geleceğini hep birlikte göreceğiz.

Tarım ürünlerinde verim patlaması olacak.

İnşallah savaş bitecek, turizm gelirlerimiz beklentilerin de üzerinde gelecek...

...Döviz şuraya kadar gidecek diye karalar bağlayanlar vardı. Faiz artırılmadan olmaz diyenler vardı, elhamdülillah o da tamam” dedi.

***

Özetle geniş kitleler enflasyon aracılığıyla tam bir yoksullaşma yaşıyor.

Peki, para buharlaşmadığına göre bütün bu gelirler ve birikimler nereye gidiyor?

İktidar oligarşisinin ceplerine!

Ama genel seçimler de yaklaşıyor.

O halde iktidarın bir şeyler yapması gerek:

Derhal üç önleme başvuruluyor:

1) Sözde kalan vaatlerde bulunuyor ve etkisiz düzeltmeler yapıyor.

2) Baskıları artırıyor.

3) Laiklik karşıtlığını, şeriatçılığı, sabrı savunan din istismarını artırıyor.

Bu politikalar medyada da derhal yansımalarını buluyor.

Örneğin Yeni Şafak yazarı Faruk Beşer, ramazan ayını laikliğe saldırı için kullanıyor.

“Ramazanı Müslümanlar olarak önce bizim inşa ettiğimiz laiklikten kurtulma vesilesi de yapmalıyız” diyor.

***

Gerek iktidarın eylem ve söylemlerinde gerek ona bağımlı olan medyada, din istismarının çeşitli örnekleri sürekli çoğalıyor.

Ama bunların gittikçe artan fiyatların körüklediği mutfaktaki yangını unutturabilmesi pek olanaklı görünmüyor.

Yazarın Son Yazıları

Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025
Açılım, Stockholm sendromu ve toplumsal şok (5)

İktidar, kamuoyundaki yaygın izlenime göre, “Açılım Süreci”ni, ilan ettiği gibi “Barış” “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” için değil, başarısızlıklarından dolayı siyaseten biten ömrünü uzatmak için içeride DEM Parti’den, dışarıda Emperyalizmden destek aradığı için yapıyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü.

Devamını Oku
07.12.2025
Mezhepçilik ve tarikatçılık da demokratik rejim düşmanlığıdır!

Dün Etnikçiliğin Demokratik Rejim karşıtlığını (düşmanlığını) yazmıştım.

Devamını Oku
05.12.2025
Etnikçilik demokratik rejimi yıkar!

Etnikçilik, insanların tarih boyunca sahip oldukları Aile, Aşiret, Din, Mezhep, kimlikleri üzerine, Endüstri Devrimi’nin getirdiği “Ulusal” ya da “Milliyetçi” kimliğin, Totaliter bir anlayışla istismar edilmesinden kaynaklanan Faşist bir ideolojidir.

Devamını Oku
04.12.2025
Siyasette Stockholm Sendromu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kurultay konuşmasında, “Stockholm Sendromu” anımsatmasını yapmadan önce, İktidarın, “Terörsüz Türkiye” sloganı bağlamında başlattığı “Sürecin” bütün çelişkilerini vurgulayan bir konuşma yapmış.

Devamını Oku
02.12.2025
Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş...

Devamını Oku
30.11.2025
Faşistliğin dini mezhebi ırkı milliyeti yoktur

Faşizm ve Faşistlik, gerek Rejim gerek Kişilik yapısı olarak Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığıdır.

Devamını Oku
28.11.2025
İki hukuk profesörü konuşurken...

“Anayasa”, “Hukuk” ve “Yargı” bir devletin omurgasıdır..

Devamını Oku
27.11.2025
CHP’nin savunması için Okkam’ın usturası!

“Okkam’ın Usturası” bir önermedir:

Devamını Oku
25.11.2025
Çıldırtan çelişki!

Emperyalizmle işbirliği yapan İktidar: “Barış” sloganı ile halkı aldatarak...

Devamını Oku
23.11.2025
CHP, kendisini ve demokrasiyi etnikçiliğe kurban edemez!

Emperyalizm ve İktidar ittifakı, hem dıştan hem içten son derece güçlü bir biçimde çeşitli baskılar uygulayarak, Türkiye’yi, “Ortadoğu Bataklığında” parçalanarak boğulacağı bir “Sürece” sürüklüyor!

Devamını Oku
21.11.2025
'Kişiye özel rejim' önerisinin çıkmazı

Devlet Bahçeli aynı anda üç öneride bulundu...

Devamını Oku
20.11.2025
Atatürk üzerine birkaç kitap

Son zamanlarda, Atatürk’e, İstiklâl Savaşı’na ve Cumhuriyet Dönemi Tarihi’ne ilişkin saldırılar, saptırmalar ve iftiralar çok artınca, bu konulardaki gerçek tarih araştırmaları, kitapları da çoğaldı.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianame, devlet yönetimine yansıtıldığında?...

Cuma günkü yazımı şöyle bitirmiştim...

Devamını Oku
16.11.2025
Başarılı politikacılık ve avukatlık suçlanınca?...

Lafı dolandırmaya gerek yok...

Devamını Oku
14.11.2025
İddianame, Atatürk, Haberal ve umut!

Bugünlerde, tam 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinin ertesi günü açıklanan...

Devamını Oku
13.11.2025
Atatürk: İki yalan dört düşman

Dün Atatürk’ü andık; bu vesileyle, bugün, Atatürk konusundaki çok önemli iki yalana ve dört düşmana değinmek istiyorum.

Devamını Oku
11.11.2025