Hıfzı Topuz ve Kemal Kılıçdaroğlu

Hıfzı Topuz ve Kemal Kılıçdaroğlu

29.09.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dün yaşamımın bütün acımasızlığını iliklerime kadar hissettim:

Önce Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nda Hıfzı Topuz’u ziyaret ettim.

Daha sonra Cumhuriyet’in Şişli’deki binasında, Kemal Kılıçdaroğlu’na, arkadaşlarla birlikte ev sahipliği yaptım.

Ve günün ilerleyen saatlerinde, karmakarışık duygularla, yazımı yetiştirmek üzere, gazetedeki bilgisayarın başına geçtim.

***

Hıfzı’yı ziyaret hiç de kolay olmamıştı:

Polis, Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’na giden yolları kesmişti ve bizi içeri bırakmadı.

Tekrar Nişantaşı üzerinden uzun bir tur atarak döndüğümüzde bu kez arabadan inerek polislerle yaptığım uzun bir tartışma sonunda ancak tören başladıktan sonra içeri girebildik.

Bereket versin bana, en son konuşan oğlu Kerem’den önceki son konuşmayı vermişlerdi de, görevimi yerine getirebildim.

Elbette dün Cumhuriyet’te yayımlanan yazımı tekrarlamadım. Önce onun Türk Bayrağına sarılı tabutunu okşadım ve özet olarak şunları söyledim:

Mücadeleci, kavgacı ve sevgi dolu bir insandı:

İnsanlığı severdi...

Ülkesini severdi...

Mesleğini severdi...

Dostlarını severdi...

Onlar için mücadele ve kavga ederdi.

Özetle, insanların, ülkesinin haber alma ve ifade özgürlüğü için, meslek ilkeleri için mücadele ve kavga ederdi.

Devrimciydi, Atatürkçüydü, Cumhuriyetçiydi...

Bütün Devrimciler gibi örgütlenmeye ve eğitime önem verirdi.

Hayatını tüm insanlığa, ülkesine, mesleğine hizmet için, örgütlenmeye ve eğitime adamıştı.

Kitaplarıyla yaşayacaktır.Bu konuşmayı Cumhuriyet gazetesi adına, Cumhuriyet Vakfı, Vakıf Başkanı Alev Coşkun, Genel Yayın Yönetmeni Mine Esen ve bütün çalışanlar adına yapıyorum.

Ölümü sevmiyorum...

Hıfzı’yı seviyorum!

***

Hıfzı Topuz’u anma törenine giderken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yeni Genel Yayın Yönetmeni Mine Esen’i ve yeni yönetimi tebrik etmeye geleceği, Alev Coşkun’un hasta ve evde olduğu, ev sahipliği için, Mine Esen’e ilave olarak Ali Sirmen’le birlikte gazetede beklendiğimiz bildirilmişti.

Törenden sonra apar topar Ali’yi de alıp gazeteye yetiştik.

Kılıçdaroğlu’nun ziyaret haberi bugünkü gazetede zaten var. Ben sadece kendi sorduğum bir soruyu ve onun verdiği cevabın ilk kelimesini belirtmekle yetineceğim.

Kemal Bey, konuşmasının bir yerinde, iktidarın seçim öncesi dönemde haksız, hukuksuz, baskıcı ve montajcı uygulamalar yaptığını belirterek “Bu iktidarın ahlaki ve siyasi meşruiyeti yoktur” dedi. Ben de bu sözüne atıf yaparak şu soruyu sordum:

“Sizce ‘Ahlaki ve siyasi meşruiyeti’ olmayan bu iktidar yeni bir Anayasa yapabilir mi?”

Kemal Bey bu soruma, hiç duraksamadan “HAYIR” yanıtını verdi.

Elbette konu daha sonra başka sorularla da devam etti; ayrıntıları gazetenin haberinde okuyabilirsiniz.

***

Ben Anayasa konusunda bu iktidarla hiç bir diyaloğa girilmemesi gerektiğini, bu iktidarla kabul edilecek her diyaloğun ülkeyi “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” ilkelerinden daha da uzaklaştıracağını düşünüyorum!

Yazarın Son Yazıları

Yeni Parti’nin şansı

Yeni Parti’nin en büyük BİRİNCİ şansı, halkın, milletin ya da seçmenin, yani ne derseniz deyin, TOPLUMUN bu rejimden ve bu rejimi kuran İktidardan bıkmış, usanmış olması ve İKİNCİ büyük şansı, muhalefeti en geniş tabanla temsil eden parti niteliği taşımasıdır...

Devamını Oku
26.07.2026
Bir vali, bir medya patronu ve yeni parti

Lozan’ın 103’üncü yıldönümünü kutlarken “ŞAHSIM DEVLETİ”, ülkede öyle bir rejim kurdu ki:

Devamını Oku
24.07.2026
13 maddede, toplumu istemediği yerlere götürmek?

İktidar, toplumla “zıtlaşmaya” devam ediyor...

Devamını Oku
23.07.2026
Petrol davası (3) Kimler yararlandı?

Üç gündür üst üste yazdığım, ülkemizin 1 milyar 471 milyon küsur ABD Doları cezaya çarptırıldığı davada elbette, Türkiye temyiz yoluna da gitmiş ama Temmuz 2026’da Paris Temyiz Mahkemesi Türkiye’nin itirazını reddedince ceza kesinleşmiş.

Devamını Oku
21.07.2026
Uyuşturucu ve yasadışı bahis batağında asıl senaryolar

Türkiye 15 Temmuz Cemaatçi Askeri Darbe Girişiminin siyasal sonucu olan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen ucube “Şahsım Devleti” rejimi ile hızlanan süreçler bağlamında, bir yandan uyuşturucu, öte yandan (sanki “yasa içi” bahis iyi bir şeymiş gibi) “yasadışı” bahis bataklıklarına saplanmış görünüyor.

Devamını Oku
19.07.2026
Ahbap, uyuşturucu, petrol ve CHP

Türkiye yine gözaltılar ve tutuklamalarla sarsılıyor.

Devamını Oku
17.07.2026