Madımak katliamı ve Merdan Yanardağ

Madımak katliamı ve Merdan Yanardağ

02.07.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Haksız ve hukuksuz olarak hapiste olanlar bir bayramı daha parmaklıklar arkasında geçirdiler.

Bugün Pazar; Silivri Trajedileri başladığından beri haksızlıklar, hukuksuzluklar, adaletsizlikler üzerine yazmaya başladığım yazıların neredeyse gelenekselleşen günü.

Üstelik bu Pazar gününün, bir bayram ertesi olmasını da aşan, acıyı, isyanı katmerli hale getiren iki özelliği daha var:

Birinci olarak, Sivas’taki Madımak Oteli katliamının 30. Yıldönümü.

İkinci olarak, TELE1 televizyon kanalının kurucusu, yöneticisi, TELE1’deki “18 Dakika” programındaki ortağım, dostum Merdan Yanardağ’ın da bence haksız ve hukuksuz olarak tutuklu yargılanmak üzere hapiste olması.

***

Bugün 2 Temmuz:

Siyasal yapısı cinayetlerle ve katliamlarla biçimlendirilmiş olan Türkiye’de bir kara lekenin tarihi daha.

Madımak’ta katledilen Behçet Aysan’ın kızı Eren Aysan dün Cumhuriyet’te “Sivas Katliamı: 30 yıla 30 madde ve bir soru” başlıklı bir yazı ile, bu trajedinin kendi yaşamındaki izlenimlerini yazdı.

Bu 30 maddenin 26. maddesi şöyleydi:

“Sivas ne ilkti ne de son.

Sivas’tan sonra da pek çok aydın cinayeti işlenmeye devam etti ülkemizde.

Biz, daha önce acılardan geçmiş olanlar yeni cinayetlerin önlenmesinde başarısız kaldık.”

Evet, Eren Aysan’ın belirttiği gibi Sivas’taki Madımak Oteli’nde 2 Temmuz’da meydana gelen katliam, ülkemizin faşizmin pençesine kurban edilme sürecinde önemli bir aşamaydı.

Aynen Merdan Yanardağ’ın 20 Haziran Salı günü “4 Soru 4 Yanıt” programında yaptığı bir konuşmadan dolayı 26 Haziran günü “Suçu ve Suçluyu Övmek” ve “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlamalarıyla gözaltına alınması ve 27 Haziran Kurban Bayramı arifesinde tutuklanması gibi.

Şimdi bu olaya bakalım.

***

Merdan Yanardağ’ın tutuklanması üzerine yazdığım bu üçüncü yazıda esas olarak teröriste ve terörizme destek vermekle suçlanan Merdan Yanardağ’ın kişiliğinin ve kimliğinin neden bu suçlamaya uygun olmadığına işaret edeceğim.

Bir gazetecinin, bir yazarın, bir televizyoncunun, bir yorumcunun kişiliği ve kimliği üç kaynağa bakılarak saptanabilir:

Birinci kaynak, yazdıkları...

İkinci kaynak, söyledikleri...

Üçüncü kaynak kendisini nasıl tanımladığıdır.

Siyasal hayatımızda artık çok sık rastladığımız dönekler düşünüldüğünde, elbette kendisini nasıl tanımladığı, ancak bulunduğu yer, yaptığı iş, yazdığı yazılar ve söylemiş olduğu sözlerle tutarlı olduğu ölçüde geçerli olabilir.

Ama ben, bulunduğu yer, yaptığı iş, yazdıkları ve söyledikleri zaman içinde tutarlı olduğu için Merdan Yanardağ’ın kendini nasıl tanımladığı ile işe başlayacağım:

1) Merdan Yanardağ, kendisini her vesileyle sosyalist olarak tanımlar.

2) Ayrıca Cumhuriyet değerlerine inanır ve Atatürk Devrimlerine bağlıdır.

3) Bu nitelikleriyle net ve açık bir biçimde Anti-Emperyalisttir ve bu niteliğini de sık sık dile getirir.

Cuma günkü yazımda Merdan Yanardağ’ın kitaplarının listesini yayımlamış ve ayrıca son kitabı olan İslamo-Faşizm üzerinde durmuştum.

Bu listeye bakıldığında, yukarıda belirlediğim üç niteliğinin de bütün kitaplarında öne çıktığını görüyoruz.

Ayrıca kendisiyle 9 Ocak 2017 tarihinde başlayan “18 Dakika” programını yaptığım için, yaklaşık 6 yıldır söylediklerine tanığım.

Bu programda söyledikleri de yazdığı kitaplarla, makalelerle ve kendisini tanımlamasıyla tutarlıdır.

Bütün bu nitelikleri bağlamında ortaya çıkan siyasal kişiliğinin ve ideolojik kimliğinin herhangi bir terör eylemini ve/veya terör örgütünü övmeye uygun olmadığı açıktır.

(Nitekim Silivri’den Utku Çakırözer aracılığı ile yolladığı mesaj da bu yargılarımı desteklemektedir.)

***

Öyle anlaşılıyor ki siyasal iktidar, son seçimlerde muhaliflerine karşı yalan poster ve videolarla kullandığı “terörizmi destekleme” suçlamasını, hem seçmeni korkutmak hem de Demokratik Rejimi savunanları susturmak için, yeniden ve şiddetlendirerek piyasaya sürmeye niyetlidir.

Merdan Yanardağ ve TELE1, belediye seçimlerinde de uygulanmasına karar verilen bu korkutma ve susturma sürecinin bir parçası olarak kurban seçilmiş görünmektedir.

Yazarın Son Yazıları

Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025