Sinan Ateş cinayetindeki gölge

Sinan Ateş cinayetindeki gölge

02.07.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye bugünlere siyasal cinayetlerle getirildi.

Bu cinayetlerin arkasında Demokratik Rejim’e, Cumhuriyete, Atatürk’e karşı olan, dörtlü bir ittifak vardır:

1) Dinciler:

Din Devleti kurmak isteyen, kafa kesen, ciğer söken “Şeriatçılar”.

Bu “Dincileri” Dindarlarla, Mutekit ve Mümin Müslümanlarla veya Hıristiyan Demokratlarla karıştırmamak gerek.

Bunlar şiddete ve korkuya dayalı terörist yöntemler kullanırlar.

Esas olarak Demokratik Rejim’e karşıdırlar.

Dünyayı, kendi anladıkları biçimde, şeriata göre yönetmek isterler.

Şiddet ve korku yaymak için, işledikleri cinayetleri kayda alır, övünerek, etkilemek istedikleri toplumlarda yayımlarlar.

Bir dini, bir mezhebi, kendi yorumladıkları farklı bir biçimde çok katı olarak savunur, egemenlik haklarını Allah’tan, Tanrı’dan aldıklarını iddia eder ve kendilerine boyun eğmeyenleri, kendi katı kurallarına uymayanları, katlederler.

Başta kadın hakları olmak kaydıyla, bütün insan haklarına karşıdırlar; sadece kendi egemenliklerini destekleyen çağ gerisi bazı ilke ve uygulamaları savunurlar.

Bunların bazı destekçileri ve uzantıları, Türkiye’de daha yumuşak tarikatlar olarak örgütlenmişlerdir.

2) Irkçılar:

Siyaseti, sadece kendi kimliklerini dayadıkları ırk adına yapanlar ve kendi ırklarından başka ırkları aşağılık gören, “Ayrılıkçılar”.

Bunları da kendi ırklarını, milliyetlerini benimseyen ama kimliklerini, eşitlikçi ve demokratik bir biçimde savunan ve bulundukları ülkenin eşit vatandaşlık haklarından yararlanan yurttaşlarla karıştırmamak, herhangi bir kişiyi, ait olduğu ırk nedeniyle suçlamamak, kınamamak gerekir.

Bunlar kendi ırklarını öteki ırklardan üstün gören, başka ırkları küçümseyen faşistlerdir.

En önemli özellikleri, eşitlikçi olmamaları ve ayrılıkçı olmalarıdır.

3) Emperyalistler:

Bunlar da Batı Emperyalistleri ve Arap Kültür Emperyalistleri olarak ikiye ayrılırlar.

Tarihsel olarak, Arap Emperyalizmi, Osmanlılara karşı, Batı Emperyalizmi liderliğinde güçlendirilmiştir.

Arap emperyalizmi din, mezhep ve dil üzerinden gücünü ve yayılmacılığını sürdürmektedir.

Batı Emperyalizmi ise yendiği, çökerttiği ve işgal ettiği Osmanlı’nın yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni hazmedememiş ve kabullenememiştir.

Ülkenin içindeki her türlü bölünmeden, kavgadan, AntiDemokratik oluşumdan medet umarlar.

Soğuk Savaş sırasında, DinciIrkçı çizgideki örgütlenmeler ve operasyonlarla, ülkedeki bütün Demokrat, Sol, Atatürkçü, Laik, Çağdaş birikimleri yok etmişlerdir.

4) Güçlerini dinden ve gelenekten alan Toprak Ağaları ve Sağcı Politikacılar:

Osmanlı’dan beri gelen, Şeyhlik, Şıhlık iddiaları da olan, mülkiyetinde birçok köy bulunan aşiret reisleri ve onlara bağlı olan köylü nüfustur.

Bunlar Çok Partili Dönem’e geçildiğinde hem CHP hem de DP içinde sandalye (söz) sahibi olarak sistem içinde belirleyici rol oynamışlardır.

***

Bu Dörtlü İttifak, 1960- 1965 arası beş yıl ve 1980 öncesi Ecevit dönemleri olan 1+2=3 yıl olmak üzere sekiz yıl dışında, 1950’den beri ülkeyi yönetmektedir.

Bugün toplum hangi noktadaysa, hangi sorunlarla karşı karşıya ise bunların sorumlusu doğrudan doğruya bir Dörtlü Sağ İttifak ve Sağ Siyaset’tir!

Sinan Ateş Cinayeti de bu sürecin tepe noktalarından biridir.

Keşke iktidar, bu Cinayet’in aydınlatılmasını, yani adaletin yerini bulmasını, “Cumhur İttifakı’nda açılacak bir gedik” olarak görmese!

Ama davanın eksiklerle dolu iddianamesi, içinde politikacıların da bulunduğu 17 kişinin dosyasının ayrılmış bulunması ve bugünkü duruşmadaki ifadeler, Cinayet üzerindeki gölgenin kalkabileceği konusunda pek umut vermiyor!

Yazarın Son Yazıları

Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025