Sinan Ateş son kurban olsun!

16 Haziran 2024 Pazar

Bir Kurban Bayramı’nın ilk gününde “Hayvanların canına kıymayın, dini vecibenizi, desteklediğiniz bir Demokratik Toplum Örgütü’ne yardım yaparak yerine getirin” diye bir yazı yazmaya niyetlenirken, vicdanımın emrine girmiş olan bilgisayarım, beni Sinan Ateş Cinayetine götürdü!

***

“Şahsım Devleti”nde, “Klasik Çağdaş Devlet Kavramı”nın içerdiği hiçbir güvence artık geçerli değildir:

Ne iç güvenlik ve iç barış...

Ne dış güvenlik ve dış barış...

Ne can ve mal güvenliği...

Ne özel hayatın gizliliği...

Ne gelir ve servet güvenliği ve refah...

Ne üretim ve iş güvenliği...

Ne anayasa ve yasalar...

Ne gelir adaleti...

Ne sağlıkta, eğitimde, istihdamda, sosyal güvenlikte fırsat eşitliği...

Ne seçmen ve seçim güvenliği...

Ne adil ve şeffaf seçim...

Ne ifade, muhalefet ve medya özgürlüğü...

Ne de Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti!

***

Peki ne geçerlidir?

Bütün iktidarı elinde tuttuğu için tek bir kişide birleşmiş ve bütünleşmiş olarak ortaya çıkan, insanlık tarihinin, yani insanın, bütün hataları, eksikleri ve çirkinlikleri:

Çıkarcılığı, egoizmi, kibri, açgözlülüğü, oburluğu, kıskançlığı, öfkesi, anlayışsızlığı, merhametsizliği, haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği, nefreti, cehaleti ve zulmü!

Belki bu betimleme, tek bir anda, tek bir ülkede, tek bir “şahısta” birleşmiş olarak hiçbir zaman görülmeyebilir.

Ama tarih içindeki “Şahsım Devleti” uygulamalarına, (Krallıklara, İmparatorluklara, Şahlıklara, Padişahlıklara, Neopatrimonyel Sultanizm rejimlerine, Dinci Faşizmlere) toplam olarak bakıldığında ortaya çıkan ortak manzara budur!

***

Türkiye’deki “Şahsım Devleti” rejimi hem ekonomiyi hem de hukuku, çıkmaz sokaklara sokmuştur:

Ekonomi tam anlamıyla iflas etmiş, insanlar geçim sıkıntısı içinde bunalmıştır.

Hukuk ve Adalet ise siyasetin, mafyanın, tarikat ve cemaatlerin etkisinde iyice yozlaşmıştır.

Yargı mekanizmasında, mafyanın, tarikat ve cemaatlerin ve siyasetin etkileri hakkındaki örnekler o kadar çoktur ki bu konuda yazılmış kitaplar bir kütüphaneyi dolduracak sayıya ulaşmıştır.

Sinan Ateş cinayeti son örnektir.

Acılı eş ve anne Ayşe Ateş’in feryatlarının yürekleri dağladığı...

Mafya bozuntusu küçük çetelerden birinin aracılığıyla işlendiği kamuoyuna yansıyan...

Bu “siyasal cinayet” konusundaki son olayları araştırırken karşıma bir haber sitesindeki şu satırlar çıktı:

“Sinan Ateş davasında tuhaf gelişme: MHP’yi kızdıran Savcılar nereye sürüldü?

T24’ün haberine göre Cinayet dosyasındaki kritik aşamalara imza atan Ankara Başsavcıvekili Durdu Özer, kararnameyle tenzili rütbe alarak Ankara Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi savcılığına atandı.

Kararnameyle, Ankara Adliyesi’nde Sinan Ateş dosyasında görev yapan savcı Durmuş Ali Kaya da Ankara’dan Çınar Savcılığı’na atandı.”

***

Bu iktidar bu cinayetin “siyasal azmettiricileri olan gerçek faillerini” bulmak ve yargıya teslim ederek adaleti sağlamak zorundadır:

Yoksa tarih ve vicdanlar önünde “Şahsım Devleti” sorumlu olacaktır.

“Sinan Ateş bu ‘Kirli Siyasetin’ son kurbanı olsun” diyorum!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları