Tek kişi yönetimlerinde yolsuzluklar neden artar?

18 Ocak 2022 Salı

Sevgili okurlarım, bu tür yönetimlerde, devlet ile hükümet arasındaki fark ortadan kaldırılmış, üstelik her ikisi de tek bir kişiye bağlanmıştır.

Kısaca, “Tek kişi yönetimlerinde” bütün bir devlet mekanizması, tek bir kişinin ideolojisine, bilgisine, becerisine, duygularına, düşüncelerine ve üstelik sadece onun akıl ve ruh sağlığına mahkûm edilmiştir.

Bu nedenle de hem yürütme hem yasama hem de yargı tek bir kişiye bağlandığından, artık hiçbir nesnel (objektif) kural geçerli değildir:

Bütün kararlar o bir tek kişinin isteklerine göre alınır ve uygulamalar, bu uygulamaların sözde denetimleri, hukuka, yasalara, adalete göre değil, sadece o tek kişinin beklentilerine göre yapılır.

Böylece o Tek Kişi’nin altında, onun adına kararlar veren, işler yapan, başka “kraldan çok kralcı” Küçük Tek Kişiler türer.

Bu Küçük Tek Kişiler, genellikle tepedeki Tek Kişi’nin “Gözdeleri” ve/veya hortumların başlarında görevlendirilen “Muslukçularıdır”.

Elbette bunlar da her şeyden önce tepedeki Tek Kişi’nin sonra da kendilerinin çıkarlarını gözetirler.

Bütün devlet mekanizması özel çıkarlara göre işletildiği için “karartma” altında gizli çalışır.

Böylece hem mevcut “Örgütlü Suç Liderleriyle” işbirliği yapılır hem de yeni ve “güvenilir” “Örgütlü Suç Liderleri” üretilir.

***

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti Şehriban Kıraç’ın “Tek adamlık geldi, yolsuzluk patladı” haberiydi.

Haberin özeti şöyleydi:

“Cezasızlık algısı arttı. 2017’de yapılan anayasa değişikliğiyle Saray tüm yetkileri kendinde toplayıp ‘keyfi’ bir rejim yarattı. 

Tek adam rejiminde yolsuzlukla mücadele edilememesi ve soruşturmalara siyasi baskılar uygulanması cezasızlık algısını artırırken uluslararası alanda Türkiye’nin notu da giderek kötüleşti.

Türkiye, Ekonomik Özgürlük Endeksi’nde 165 ülke arasında 14 sıra birden gerileyerek Fiji ile beraber 114. sırada yer aldı.

Endeksteki en kötü not yolsuzluk, rüşvet ve adam kayırmaya verildi. Yönetimin merkezileşmesi ve liyakatin öneminin kalmaması da özgürlük notunu düşürdü.”

***

Dün Tolga Şardan’ın T24 haber sitesinde “Göç İdaresi’nde dönen dolaplarda ‘Ankara - Kırıkkale - Kırşehir’ hattı: 250 bin dolarlık Türk vatandaşlığı 100 bin dolara!” başlıklı yazısında da yeni bir yolsuzluk haberi veriliyordu.

Bu yazıda Şardan “Yerel siyasiler, kamu görevlileri, sıradan insanlar hepsi bir araya gelip suç örgütlerini oluşturmuşlar” ara başlığını kullanarak yazısına şu satırlarla başlıyordu:

“Büyüteç’te, İçişleri Bakanlığı’na bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde ortaya çıkarılan suç örgütünün faaliyetlerini yazıyorum üç gündür.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianameyi okudukça aslında birbirleriyle teması olan birden fazla suç örgütünün iş takibi yaparak haksız kazanç elde ettiği anlaşılıyor.”

***

Sevgili okurlarım, sadece artan yoksullukla, yasaklarla ve yobazlıkla değil, artan yolsuzluklarla da mücadelenin ilk adımı bu iktidardan kurtulmaktır.

NOT: Dün bu yazının yazıldığı sırada, Osman Kavala’nın tahliyesini bekliyorduk.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

27 Mayıs 27 Mayıs 2022