Tarihin ilk çelişkisi İnsan/Doğa çelişkisidir.
İnsan/Doğa çelişkisi teknolojiyi yaratır.
Teknoloji icat edildiği andan itibaren insanlık, tarihin ikinci çelişkisini, mülkiyet ve kulanım hakkı üzerinden insan/insan çelişkisini yaşamaya başlar:
İnsan/İnsan çelişkisi, ideolojileri yaratır.
Teknoloji ve ideoloji, karşılıklı etkileşim halinde, aile, aşiret, toprak ağalığı/ şeyhlik, din liderliği/ krallık/padişahlık yönetim biçimlerinin sömürülerini meşrulaştırır.
Tarım Devrimi teknolojisinde sömürü, toprak ağalığı ve dini liderlik iüzerinden meşruiyet kazanır.
Karşıtları mezhepler biçiminde örgütlenir.
Sanayi Devrimi teknolojisinde sömürü, kapitalizm, liberalizm, emperyalizm, milliyetçilik ideolojileri ile meşruiyet kazanır.
Karşıtları ideolojik olarak Sendikalizm, Sosyal Demokrasi, Marksizm, Sosyalizm, Komünizm biçiminde örgütlenir.
Bilişim Devrimi teknolojisinde sömürü, “beka sorunu”, “varlığını sürdürme savaşı” biçimine dönüşmüş olan dincilik, milliyetçilik ve emperyalizm ideolojileri ile meşrulaştırılır.
Sanayi Devrimi sırasında başlayan sömürü karşıtlığı, bütün kimliklerin eşitliğine dayalı Demokrasi Sosyalizm ve Barış üzerinden örgütlenir.
Türkiye’deki savaşım, 1923 Cumhuriyet Devrimi ve 1961 Anayasası ile sömürülenler lehine çevrilmiş, 1945, 1950, 1971, 1975, 1980, 1982, 2010, 2017, 2025, sivil ve askeri darbeleriyle, sömürenlerin egemenliğini pekiştirerek bugünlere gelmiştir.
***
Türkiye’de 17.3 milyon kadar işçi var.
Sendikalı işçi sayısı 2.4 milyon kadar.
Demek ki işçiler arasındaki sendikalaşma oranı yüzde 14 dolayında.
Oysa bu oran 1980 öncesinde yüzde 35-40 dolayındaydı.
Her sivil ya da askeri darbe emekçilerin milli gelirden aldığı payı açıkça küçültmüştür. (Bakınız: Emre Kongar, Demokrasi İşçinin Ekmeğidir, Genişletilmiş üçüncü basım, Ankara, Türk Harb-İş Sendikası, 1987)
***
Geldik günümüze:
2026 yılı 1 Mayıs’ı çeşitli kentlerde çeşitli örgütler tarafından ama örneğin sadece İstanbul’da bile üç ayrı mekânda kutlanıyor:
Taksim’de, Kadıköy’de ve Kartal’da; her mekânda ayrı siyasal parti ve sendikalarla.
Salı günü yazmıştım:
Faşizm nasıl kazanıyor:
Faşizme sömürüye karşı olanları, korkuttuğu, yanına çektiği, birbirlerine düşmanlaştırdığı zaman.
Faşizm, bunu nasıl yapıyor?
Faşizme karşı olan insanları, kimlik, ideoloji, parti, örgüt, grup temelinde birbirlerine karşı düşmanlaştırarak ve dönekleri yanına çekerek!
***
Sömürü ancak örgütlenme ve eğitim ile ortadan kaldırılabilir.
Bugün için atılacak ilk adım, bu iktidardan kurtulmaktır.
Örgütlenme ve eğitim etkinlikleri bu amaca yönelik olarak birleştirilmeli ve bütünleştirilmelidir!