İnsanlığın korkacağı esas virüs siyasal İslamdır!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

İnsanlığın korkacağı esas virüs siyasal İslamdır!

12.03.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Şevket Kazan öldü. İki tip tepki vermek gerekir bu tür siyasal kimliklere: Ya insanlığa yaptıkları katkılar için saygıyla anılırlar veya lanetlenirler. Bugün Hitler nasıl anılıyor örneğin? Herhangi bir kimse Hitler’den, onun partisinden olumlu söz edebilir mi? Şevket Kazan tipik bir siyasal İslamcıydı. Öyle davrandı hep. Maalesef hesap vermeden öldü.

Şevket Kazan ideolojik bir isimdir. Türkiye’deki siyasal İslam hareketinin önde gelen kuramcılarından, uygulayıcılarından biridir. Gerici örgütlerde görev yapmış biridir. Sivas Katliamı davasında katillerin avukatlığını yapmıştır. Sola düşmandır. Açlık grevi yapanlar için “Ben biliyorum, onlar gizli gizli yiyorlar” diyebilmiştir. Anlayacağınız; insanlığın kanını emen dinci siyasal yapının tipik kahramanıdır.

Türkiye’de oluşan yapay kutuplaşma, insanları olduğundan farklı kimliklerde davranmaya itiyor, giderek içerikten/ilkelerden yoksun siyasal birlikteliklere zorluyor. Oysa bugün ortaya çıkan tablo, tam da zoraki seçeneklerle çözüm aramanın ne denli yanlış olduğunu belgeliyor. Kazan’ın izinden giderek yol bulmak mümkün değildir. Onu ardından hayırlı anan her kim varsa mücadele etmek gerekir. İnsan yakanların avukatlığına soyunan birine sevgi, saygı besleyen biri, yarın eline benzin alıp aynı eylemi yaparsa şaşırır mısınız? O halde? Kimle ittifak yapıyorsunuz, kimle muhabbet halindesiniz bilmekte yarar var!

Hükümet ayrıdır, yurttaş ayrıdır

Türkiye gericiliğin bedelini ağır ödeyecek, her olayda, her an. Suriye bataklığına girip, fetihçi anlayışla yola çıkıp, Rus devlet başkanının kapısında bekler hale gelmek çok üzücü. Yalnız basında, siyasette görülen şu tavra katılmıyorum: “Bu görüntüler hoş değil ama hepimiz aşağılandık. Görüntüleri paylaşmayalım bu milli meseledir” deniyor.

Soru şu: Suriye konusunda baştan beri uyarı yapan bizler, neden hükümete ve başkanına yapılan muameleyi üstümüze alınıyoruz? Cihatçılarla kol kola olma kararını kim verdi? Türkiye’yi bilmediği topraklarda savaşa kim sürükledi? Başka ülkeye rejim ihraç etmeye kim kalktı? Dahası, milyonlarca insanı göçe zorlayarak sığınmacı krizini kim yarattı? Şahsen benim tüm bunlarda hiç payım yok. Neden hükümetle kendimi özdeş tutayım? Ben bu ülkenin ötekisiyim ve bedelini ödüyorum. Bir kez milliyetçilik zehri bünyeyi zerk edilince kişi körleşiyor, yanlıştır bu. Siyasal İslamcılarla yan yana anılmak için ne yaptım söyler misiniz? Bu soruyu herkes sormalı kendine!

Ya hekimler ya imamlar!

Dünya ürkütücü bir virüsle boğuşuyor. Bizde virüs bulgusunun açıklandığı gün insanı kuşkuya düşürüyor. Hani derler ya, o kadar çok vukuatları var ki: “Allah bir deseler inanmam” diye düşünüyor insan. Yeterli hazırlık yapıldığına, doğru testlere sahip olduğumuza, sağlıklı bilgilendirme olduğuna inanmak güç. Bedelini ödeyeceğiz elbette. Sorunun aslını tartışmak için bu zemini kullanmak lazım. Bu ülke tarikatlara, cemaatlere, Diyanet’e milyarlar harcıyor. Soruyorum; bu adamlardan hangisinin zerre faydası var topluma, insanlığa? Kaynaklar boşa harcanıyor. İmam yetiştirmenin boş iş olduğu, yaratana avuç açarak bir yere varılamayacağı kanıtlarıyla ortada işte! Devam edelim: Bu ülkenin sağlık çalışanları güvencesiz, her an tehdit altında, üniversiteler çökmüş ve bilimden uzak, sağlık piyasalaşmış, yani tablo felaket. Acil servislerde dövülen hekimler her gün haber oluyor. Öldürülenler de cabası. Şu halde, böyle bir toplumdan ne bekleyeceğiz? Bu da gericiliğin ürünü işte. Sonuç; ülkenin imama hiç ihtiyacı yok ama yetişmiş hekime susamış haldeyiz. Karar zamanı.

Esas virüs

Şevket Kazan’la başladık, oradan yürüyelim. Siyasal İslam insanlığın kanını emen esas virüstür. Bilime, sanata, kadına her şeye düşman garip bir dindir bu. Sadece paraya, çıkara tapanlardan oluşan bir din. Bunlarla yan yana gelen herkese bulaşır ve öldürür. Dün Sivas’ta ne idiyseler, bugün de öyledirler, yarın da öyle olacaklar. Eğer vaktinde mücadele edilmezse ne memleket kalır, ne aydınlık. Diyeceğim; hazır virüslerle mücadele günlerindeyiz, herkes bir düşünsün. “Barış” demenin yasaklandığı bir ülkede yaşıyoruz, ne zaman bunu idrak edeceksiniz! 

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020