2022 yılına girerken...

03 Ocak 2022 Pazartesi

2022 yılı, yeni umutlarla mı geldi?

“Barış yılı”, “insancıl gelişme yılı”, “refahın paylaşımı yılı” olabilecek mi? 

Bunları görebilmek için 21. yüzyılın ilk çeyreğinin neler getirdiğine bakalım.

• YAPAY ZEKÂ Hayatımıza girdi. Girmeyi de sürdürüyor. Akıllı telefonlar, akıllı arabalar, akıllı evler derken insanın “doğal zekâsı” kullanımdan kalkmaya başladı. Artık ansiklopedide bilgi aramıyoruz, “Google her şeyi biliyor”, bir tıkla ulaşıyorsun.

Yakında sürücüsüz arabalar caddelerde gezecek, pilotsuz uçaklar göklerde uçacak.

“Robotlar çağı” insan uygarlığının yerini alıyor. 

Buna sevinmek gerekmiyor, düşünmek gerekiyor.

“Düşünen - duyan - kendini programlayan robotlar” teknolojinin gelişimi mi, insan uygarlığının sonu mu?

Yeni yılda yanıt arayan soru budur.

• EPİGENETİK 

Genetik biliminin yeni keşfi budur. Atalarımızdan gelen genler birçok özelliğimizi taşıyor, yeteneklerimizi aktarıyor ama eğer “aktive olmazlarsa” ortaya çıkmıyorlar.

Genetik geçişin de “çalışmaya, gelişmeye, açılmaya gereksinimi” var.

Bu da sırtını genlerle gelen yeteneğe dayamanın yanlışlığını ortaya koyuyor.

Yetenekler keşfedilmeyi ve geliştirilmeyi bekliyor.

Bir bilim insanı, bir müzisyen, bir sosyal lider genetik yatkınlık taşımakla ortaya çıkmıyor.

Azimli bir çaba ile o alanda çalışmaya, gelişmeye, sebat etmeye bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Bu da bize, neden “geleceğin dehası” olarak gördüğümüz birinin “müzmin aylak” kaldığını açıklıyor.

Eğitim dediğimiz pratiğin önemini vurgulayan bu yeni buluş, bugün “eğitim” adı altında yapılan bilgi hamallığının ne denli yanlış olduğunu anlatıyor.

• DEĞERLER DEĞİŞİMİ

Kapitalist gelişimin yeni aşamaları kendi “yeni insan”ını yarattı.

Bu “yeni insan” artık yeni değerleri taşıyor.

“İdealizm” yerini “oportünizm”e bıraktı.

“Hep daha iyiyi arayan idealist” 1968 yılında kaldı. Kapitalist sistemin yeni insanı artık “fırsat kollayan oportünist”tir.

Pazar ekonomisi de ona sesleniyor:

“Koş, fırsatı kaçırma!”

“Son fırsatlar, son iki gün!”

“Kampanya, bu fırsatı kaçırırsan bulamazsın!”

“Bir alana biri bedava.”

“Şimdi al üç ay sonra öde!”

“Sen al, baban ödesin.”

Fırsatlar dünyası rekabete dayalı vaatler dünyasıdır.

“Önde ol, malı kap!”

“Uyanık ol, voliyi vur!”

“Ucuza al, pahalıya sat!”

“Cep telefonunun markası kadarsın!”

“Araban hızlıysa özgürsün!”

Oportünizm - konformizm - hedonizm.

Fırsatçılık - rahatçılık - hazcılık.

Yeni insanın genelgeçer değerleri bunlar.

“İdealizm - eşitçilik - insancıllık” eskidi, tedavülden kalktı.

2022 yılına bu değerlerle giriyoruz.

• ARTIK DİJİTAL KÜLTÜR EGEMEN

Dijital kültür, ekran kültürü.

Ne olduğun değil, kim olduğun değil, nasıl göründüğün önemli.

Görmek, görünmek, göstermek en önemli olgu.

Yeni varoluş felsefesi budur.

Nerede görünüyorsun?

Nasıl görünüyorsun?

Ne sıklıkta görünüyorsun?

Varoluşunu açıklayan “görüntündür”.

“Görünmüyorsan yoksun”.

WhatsApp, Facebook, Instagram..........

Oralarda varsan varsın, yoksan yoksun.

Kim olduğunun, ne olduğunun önemi yok.

Ne istersen olabilirsin.

Her şey, ama her şey olabilirsin.

“YouTube” emrinde, “YouTuber” olabilirsin.

Kanalını aç, ne istersen söyle, ne istersen yaz.

“Blogger” olabilirsin, artık ekran yazarısın.

Dostoyevski’yi bilmesen de olur, sen çağın yazarısın.

• BİREY YERİNE YENİ CEMAATLER Mİ?

Bu sürükleniş “özgür birey” için tehdittir.

İnsanlar nereye gittiğini bilmemekten korkuyor.

Bu korku onları bir şeylere sığınmaya zorluyor.

Eski sığınaklar yeniden devreye giriyor.

Dinler, etnik kökenler, ırkçılık, şovenizm sığınaklar.

Yeni mistik sığınaklar da var. Astral mesajlar, nano-peygamberler, ekran vaizleri, medyumlar, tarot falları bilinmezin yarattığı yeni sığınaklar.

2022 yılına bunlarla giriyoruz.

(Sürdürmek gerekiyor...)


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Nektar... 16 Mayıs 2022
23 Nisan 1920... 25 Nisan 2022