Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

21.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) güncel verilerine göre kanser, dünya genelinde önde gelen ölüm nedenlerinden biridir ve her altı ölümden biri kanser nedeniyle gerçekleşmektedir. Buna karşın kanser yükünün önemli bir bölümü, doğru politikalarla önlenebilir niteliktedir.

Kanserle mücadele denildiğinde hâlâ ağırlıklı olarak tedavi süreçleri gündeme gelmektedir. Oysa WHO ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın bilimsel değerlendirmeleri, bu yaklaşımın tek başına yeterli olmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Mevcut veriler, kanser vakalarının yaklaşık üçte birinin; tütün kullanımı, alkol tüketimi, obezite, fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme, hava kirliliği ve enfeksiyonlar gibi önlenebilir risk faktörleriyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu tablo, kanserin büyük ölçüde bireysel kader değil; yaşam çevresi ve kamusal tercihlerle şekillenen bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır.

KANSER RİSKİNİ BESLEYEN UNSURLAR 

Dünya genelinde akciğer, meme, kolorektal ve prostat kanserleri en sık görülen kanser türleri arasında yer alırken önlenebilir kanser yükünün önemli bir bölümünü akciğer, mide ve rahim ağzı kanserleri oluşturmaktadır. Akciğer kanseri başta sigara ve hava kirliliğiyle, mide kanseri Helicobacter pylori enfeksiyonuyla, rahim ağzı kanseri ise HPV ile doğrudan ilişkilidir. Bu durum, soluduğumuz havanın, tükettiğimiz gıdanın ve maruz kaldığımız enfeksiyonların kanser riskini belirleyen temel unsurlar olduğunu açıkça göstermektedir.

Tam da bu noktada, çağdaş halk sağlığı anlayışının merkezinde yer alan tek sağlık yaklaşımı kaçınılmaz biçimde gündeme gelmektedir. İnsan sağlığı; hayvan, bitki ve çevre sağlığından bağımsız ele alındığında, kanserden korunmaya yönelik politikalar eksik ve etkisiz kalmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün kanser bilgi notlarında da vurgulandığı üzere; çevresel maruziyetlerin azaltılması, güvenli gıdaya erişim ve enfeksiyonların kontrolü, kanserden korunmanın temel bileşenleri arasında yer almaktadır.

ÖNLEME POLİTİKASI ETKİSİZ 

Veteriner hekimlik, bu risk alanlarının önemli bir bölümünde doğrudan sorumluluk üstlenmektedir. Gıda zincirinin üretimden tüketime kadar tüm aşamalarında fiziksel, biyolojik ve kimyasal risklerin izlenmesi, zoonotik enfeksiyonların kontrolü, veteriner ilaç ve pestisit kalıntılarının kontrol ve denetimi, mikotoksinler ve çevresel kirleticilerin izlenmesi; kanserden korunmada kritik öneme sahiptir. Bu alanlarda yapılacak her ihmal, toplum genelinde uzun süreli ve sessiz kanser riskleri yaratmaktadır.

Buna karşın Türkiye’de kanser politikaları hâlâ büyük ölçüde tedavi odaklıdır. Önleme, risk azaltma ve erken uyarı mekanizmaları ise parçalı bir idari yapı içinde etkisizleşmektedir. Veteriner hekimlik ve veteriner halk sağlığı, kanserden korunma politikaların içinde hemen hemen hiç yer almamaktadır. Oysa Dünya Sağlık Örgütü verileri, önlenebilir risk faktörlerine yönelik müdahalelerin, kanser yükünü azaltmada en etkili ve maliyet-etkin yol olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

YAPISAL SORUN ÇÖZÜMÜ ENGELLİYOR

Sorun yalnızca algısal değil, yapısaldır. Türkiye’de veteriner halk sağlığını esas alan bağımsız ve yetkili bir veteriner otoritesinin bulunmaması, tek sağlık yaklaşımının etkin biçimde uygulanmasının önündeki en önemli engellerden biridir. Yetki karmaşası, kurumsal parçalanmışlık ve sektörlerarası eşgüdüm eksikliği; kanser dahil olmak üzere pek çok önlenebilir hastalıkta ciddi boşluklar yaratmaktadır.

WHO, ülkeleri güçlü tütün ve alkol politikaları geliştirmeye, kanserle ilişkili enfeksiyonlara karşı yaygın aşılamayı artırmaya, temiz hava ve güvenli gıda ortamları oluşturmaya çağırmaktadır. Bunlar bireysel tercihlerle çözülebilecek konular değil; açıkça kamusal sorumluluk alanlarıdır. Sağlık, tarım, hayvancılık, çevre ve gıda politikaları birlikte ele alınmadıkça kanserden korunma iddiası inandırıcı olamaz.

KANSER KADER DEĞİLDİR 

Nitekim 4. Tarım ve Orman Şûrası Sonuç Bildirgesi’nde yer alan ulusal tek sağlık koordinasyon kurulu çağrısı, bu ihtiyacın resmi düzeyde de kabul edildiğini göstermektedir. Ancak bu çağrının hâlâ hayata geçirilmemiş olması, kanserden korunmada bilimsel verilerin yeterince dikkate alınmadığını düşündürmektedir.

Sonuç açıktır: Kanser kader değildir. Ancak tek sağlık yaklaşımını ve veteriner hekimliği dışlayan politikalar, kanseri toplum için kaçınılmaz bir yüke dönüştürmektedir.

Kanserden korunma; insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığını birlikte ele alan, veteriner hekimliği bu sürecin ayrılmaz bir parçası olarak gören bütüncül ve kamucu bir anlayışla mümkündür. Dünya Kanser Günü, bu gerçeği hatırlamak ve hatırlatmak için önemli bir fırsattır. Bilim bunu söylüyor. Veriler bunu gösteriyor. Artık bu gerçeği görmezden gelme lüksü yoktur.

AZMİ YÜKSEL

VETERİNER HALK SAĞLIĞI DERNEĞİ (VHSD) BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

Türkiye’de siyaset oyunları - Dr. Engin Ünsal

AKP 2002’de iktidar olduktan sonra iktidar olmanın nimetlerinden fazlası ile yararlandı ve bu nedenle iktidar olmayı çok sevdi.

Devamını Oku
23.05.2026
Uluslararası eşkıyalık… - Av. Erol Ertuğrul

Emperyalizm bağımsızlık savaşlarını sevmez.

Devamını Oku
23.05.2026
Yargıya anayasal blokaj - Başar Yaltı

Ulusal egemenliğin bir parçası olan yargı, yasama ve yürütmenin denetimini sağlamak ve kişiler arasındaki anlaşmazlıkları adaletli bir çözüme kavuşturmak için vardır.

Devamını Oku
22.05.2026
Bir Cumhuriyet kadınına veda... - Gönül Pultar

Bir Cumhuriyet kadınını, değerli bir öğretim üyesini yitirdik.

Devamını Oku
21.05.2026
Bir memleket gençlerini kaç kez yitirir? - Cengiz Kuday

Türkiye’de 19 Mayıs dendiğinde çoğu insanın aklına doğal olarak Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve Milli Mücadele gelir.

Devamını Oku
21.05.2026
Görünmezleri görünür kılmak - Utku Yapıcı

Brezilyalı ünlü şair ve yazar Thiago de Mello, ABD güdümlü 1964 Brezilya Darbesi’nin ardından kaleme aldığı İnsan Yasası’nın son maddesinde yeryüzünün temel sorununu ve bu soruna dair çözüm yolunu ne güzel dile getirir...

Devamını Oku
20.05.2026
Filizlenen Çin-Türkiye dostluk ağacı gençliğin gücüyle büyüsün

Ankara’dan İstanbul’a, sahil kasabalarından Anadolu’nun iç bölgelerine kadar genç arkadaşlarla görüş alışverişinde bulundum.

Devamını Oku
19.05.2026
Samsun hâlâ bir ufuktur - Onursal Adıgüzel

Aradan tam 107 yıl geçti.

Devamını Oku
19.05.2026
Tam bağımsızlığın ilk adımı - Hüner Tuncer

1919 Mayıs’ında Anadolu’ya ayak bastığında Mustafa Kemal’in kararı şuydu: Ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız bir Türk devletinin kurulması.

Devamını Oku
19.05.2026
Kış güneşi Türkan Saylan- Gülseren Delibaş

Yaşam, bazen dondurucu bir ayazın tam ortasında açan o zayıf ama inatçı kardelene benzer.

Devamını Oku
18.05.2026
'Ateş çemberinden başarıyla çıkmanın yolu'

Toplumların ve devletlerin tarihi, yaşamın ve süreçlerin tıkandığı anlarda atılan ya da atılmayan adımlarda saklıdır; tıpkı şimdi bizim karşı karşıya olduğumuz durum gibi.

Devamını Oku
18.05.2026
Andımız erdemli nesiller yetiştirdi - Fikret Şahin

Son zamanlarda meydana gelen okul saldırıları hepimizi derinden üzdü.

Devamını Oku
16.05.2026
Demokratik Türkiye özlemi - Hüseyin Özkahraman

Tarihiyle, kültürüyle ve milyonları aşan nüfusuyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul’u yönetme sorumluluğunu taşıyan; tüm baskılara rağmen üç kez seçim kazanmış bir belediye başkanı aylardır Silivri’de, 15 metrekarelik bir odada özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumdadır.

Devamını Oku
16.05.2026
MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Devamını Oku
15.05.2026
Türk Eczacılık Günü - Avni Kurtuldu

14 Mayıs 1839 tarihinde “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” bünyesinde açılan eczacılık sınıfı, bilimsel eczacılık eğitiminin başlangıcı olarak kabul görmüş ve 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü ilan edilmiştir.

Devamını Oku
14.05.2026
Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık

Dinler tarihi ve kutsal kitaplar halkların zor dönemlerinde onları sahiplenen ve kendilerine yol gösteren peygamber gönderildiğini anlatır, örnek de verir.

Devamını Oku
13.05.2026
Milletvekili ara seçimleri - Erol Tuncer

Milletvekili ara seçimler; istifa, ölüm ya da başka nedenlerle milletvekilliklerin boşalması durumunda boşalan sandalyelere yeni üyelerin seçilebilmesi için yapılmaktadır.

Devamını Oku
13.05.2026
Aileden algoritmaya - Altan Kar

Bu metin, günümüzün “büyük öteki”sine dönüşen o görünmez ama her yerde olan algoritmik düzenin, yaşamımızı nasıl sessizce dönüştürdüğünü anlamaya yönelik bir çabadır.

Devamını Oku
12.05.2026
Amatör tiyatronun gücü - Serkan Fırtına

Bugün ülkemizin neredeyse her kentinde, kiminde onlarca kiminde ise belki bir tane de olsa perde açmaya çalışan amatör tiyatrolar vardır.

Devamını Oku
12.05.2026
Atatürk, Jonathan, İran ve Macaristan - Ülgen Zeki Ok

Richard Bach’ın bir döneme damga vuran “Martı” kitabının kahramanı Jonathan ile tanışıp felsefesini benimsediğimde 20 yaşlarındaydım.

Devamını Oku
09.05.2026
Atalay, Demirtaş, Kavala ve anayasa - Ziya Yergök

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) 1954’te onaylamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuru hakkını 1987’de tanımıştır

Devamını Oku
08.05.2026
Jeopolitik armağan - Nejat Eslen

1990’lı yılların sonlarında, tek kutuplu dünya düzeni içinde ABD, küresel üstünlüğünü sürdürmenin planlarını yapıyordu.

Devamını Oku
07.05.2026
Engizisyondan bugüne: Değirmenci MenocchIo’nun öyküsü - Okan Toygar

Asıl adı Domenico Scandella’ydı ancak Menocchio olarak bilinirdi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emperyalizmin değişmeyen hedefi - Hamdi Yaver Aktan

“1970 yılının nisan ayında, Türkiye’de eylem içinde bulunan ve gençlik önderi durumunda olan gençlerle bir toplantı yapmıştık.

Devamını Oku
06.05.2026
Şafağın getirdiği acı - Abdullah Yüksel

Mayıs ayının başlarında, şafağın erken söktüğü sessiz ve açık bir geceydi.

Devamını Oku
06.05.2026
Sisyphos’un bacağındaki el - Metin Devrim

18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.

Devamını Oku
06.05.2026
Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026
İşçi sınıfı yeniden - Doğan Ergenç

20. yüzyılda işçi sınıfının önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Devamını Oku
01.05.2026
1 Mayıs 137 yaşında - Engin Ünsal

Bugün İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs aslında kanla yazılmış bir emek hareketinin anılma ve sömürüye karşı evrensel dayanışmanın sergilendiği gündür.

Devamını Oku
01.05.2026
Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Maden işçilerinin zaferi üzerine - Cuma Gürsoy

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık kadar çokturlar / Mücadelemizde sadece onların destanı vardır.”

Devamını Oku
30.04.2026
Denge ve denetim krizi - Mahmut Aslan

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, özellikle muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerde belirgin bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Devamını Oku
29.04.2026
Yanlarına kâr kaldı... - Berna Özgül

Türkiye'de motokuryeler yalnızca ağır çalışma koşullarıyla değil, cezasızlıkla da mücadele ediyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Çocuk koruma mı, dijital gözetim mi? - Mehmet Utku Şentürk

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi ve VPN hizmetlerine kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu tartışmaları, yalnızca çocukların korunması meselesi değil; aynı zamanda temel hak ve özgürlükler açısından kritik bir kırılma noktasıdır.

Devamını Oku
29.04.2026