‘Bunlar daha iyi günleriniz!’...

‘Bunlar daha iyi günleriniz!’...

16.08.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan demişti ki;

“Bunlar daha iyi günleriniz! Durun bakalım, başınıza daha neler gelecek?”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Rize’de uğradığı linç girişimi sonrasında söylemişti bu sözleri R. T. Erdoğan.

Partili Cumhurbaşkanı’nın bu sözleri muhalefete yönelik tehdit olarak kabul edilmiş, eleştirilmişti.

Oysa, bu sözler çok daha büyük felaketleri haber veriyormuş da farkına varamamışız.

“Bunlar daha iyi günleriniz!”

Daha orman yangınları başlamamıştı.

Hazine’nin kaybolan 128 milyar doları sorulup duruluyordu.

Hık mık, orda burda gibi uydurmalar havada uçuşuyordu.

Venezüella’da yakalanan kokain yüklü gemi olayı ortaya çıkmıştı.

Neyse ki Binali Yıldırım açıklıyordu, “Evet, oğlu da o tarihlerde Venezüella’ya gitmişti ama koronavirüs için test kiti ile maske götürmek için gitmişti”. İşte böyleydi.

Ziraat Bankası’nın Erdoğan Demirören’e verdiği, geri dönmeyen krediler konuşuluyordu.

Meğer “bunlar iyi günlerimizmiş.”

ORMAN YANGINLARI YAKTI YIKTI

“Durun bakalım, başınıza daha neler gelecek?”

Bu sözler bir kehanet gibi ülkenin üzerine çöktü.

Ülkenin yeşil örtüsü, ormanlarımız yanmaya başladı.

Ama öyle çıkıp da söndürülen yangınlar gibi değil, bir felaket yaşanıyordu.

Antalya, Manavgat, Muğla, Milas, Marmaris, Isparta, Aydın, Hatay, Adana orman yangınlarıyla sarsıldı.

Ormanlar, içindeki canlılar, evler, köylünün hayvanları yandı da yandı.

Yangınlar söndürülemedi. 

Yangın içinde kalıp da ölenler oldu.

Yangın söndürme uçakları yoktu.

Nasıl bir uğursuzluk ülkenin başına çökmüştü?

Bu nasıl bir ihmaller zinciriydi.

Bu mevsimde neden ormanlar yangına karşı gözlem altına alınmamıştı?

Yangın söndürme uçakları, Türk Hava Kurumu’nun uçakları neden bakımsız bırakılmıştı?

Bu sorular kem kümlerle geçiştirilmek isteniyordu.

Ama yangınlar bu kasıt kokan ihmallere aldırmadan yakıp yıkmaya devam etti.

Hektarlarca orman yandı, toprak kavruldu.

R. T. Erdoğan bölgeye gittiği otobüsten çay paketleri atarak teselli etmeye çalıştı.

Biz de başımıza daha nelerin geleceğini anlamaya çalışıyorduk. Öyle ya, ne denmişti?

“Bunlar daha iyi günleriniz.

Durun bakalım, başınıza daha neler gelecek?”

Bakın, başımıza neler geldi?

SEL FELAKETLERİ

Daha yangının yaralarını saramadan başımıza “sel felaketleri” geldi.

Karadeniz’de birçok ilimizde, ilçemizde azgın seller önüne gelen her şeyi yıkıp geçerek ülkemizin felaketi oldu.

Kastamonu’da Bozkurt ilçesinden çığlıklar yükseldi. 

Azgın sel suları evleri yıkarak, arabaları sürükleyerek, içine giren insanları alıp götürerek yeni acılarımız oldu.

Sinop’ta Ayancık Çayı taştı, seller önüne geleni alıp götürerek önlenemez bir felaket oldu.

Bartın, Karabük, Samsun sel felaketlerinin yaşandığı yerler oldu.

Kastamonu’da 32, Sinop’ta 6 kişi yaşamını kaybetti.

Bu rakamların artmasından korkuluyor, çünkü 300’den fazla kayıp bildiriliyor.

(Bu yazı 14 Ağustos günü yazıldığında rakamlar bunlardı.)

Neden bu seller? Neden bu felaketler yaşanıyor?

Bu soruların yanıtları, hep bilime kulak asılmaması, rant açgözlülüğü, doğayı tahrip eden uygulamalar karşımıza çıkıyor.

Yıllarca bölge insanları “derelerin yataklarının değiştirilmesine, akarsu yollarının daraltılmasına” karşı çıktılar.

Bölgede yaşayanlar iş makinelerinin önüne yattılar, davalar açtılar, kazandıkları davalara karşın doğanın tahrip edilmesi durmadı.

HES’ler için yapılan barajlar uğruna kurutulan dereler, yağmur sularıyla yeniden yollarını aradılar. Daraltılan yolları, değiştirilen akışları bu koşullarda “doğanın isyanı”na dönüştü.

Akarsular, dereler sel olup taşarak doğanın isyanını dile getirdi.

Yaşananlar, insanların doymak bilmez hırslarına, iktidarın cahil cüretiyle yaptığı uygulamalara doğanın tepkisidir.

“Daha durun, başınıza daha neler gelecek!”

Acaba başımıza daha neler gelecekti?

Geldi de.

AFGANLARIN İSTİLASI

Başımıza “Afganların istilası” da geldi.

Mülteci denen, aslında mülteci olmayan Afgan askerleri, ABD ile yapılan gizli görüşmelerle ülkemize sokuldu.

Bu Afgan askerleri, ABD ile işbirliği yaparak Taliban’a karşı savaşan Afganlardı. Amerika Afganistan’dan çekilirken bu “muhbir” askerleri de Amerika’ya götürmeyi planlamış ama Türkiye onları kabul edince burada bırakmıştı.

Başımıza gelenlerin arasına onlar da katılmıştı.

Çilemiz bitti mi bilmiyoruz.

Belki bugünler bile iyi günlerimizdir.

Başımızdakiler bunlar oldukça, başımıza daha nelerin geleceğini bilemeyiz.

Değil mi Reis?...

Yazarın Son Yazıları

Çalınan gelecek!...

Çalınan gelecek!...

Devamını Oku
29.04.2024
Istakozun intikamı!

Istakozun intikamı!

Devamını Oku
22.04.2024
Başarının psikolojisi...

Başarının psikolojisi...

Devamını Oku
15.04.2024
Özeleştiri?...

Özeleştiri?...

Devamını Oku
08.04.2024
Kaderinizi seçtiniz mi?...

Kaderinizi seçtiniz mi?...

Devamını Oku
01.04.2024
Hapishanedeki Ali Sirmen...

Hapishanedeki Ali Sirmen...

Devamını Oku
25.03.2024
Liderlerin ruhsal durumu...

Liderlerin ruhsal durumu...

Devamını Oku
18.03.2024
Ben başkan olamazsam?

Ben başkan olamazsam?

Devamını Oku
11.03.2024
Kimi neden seçiyoruz?

Kimi neden seçiyoruz?

Devamını Oku
04.03.2024
Erdal Atabek yazdı...

Ruh sağlığımızı koruyalım...

Devamını Oku
26.02.2024
Kendi iktidarının sömürgesi...

Kendi iktidarının sömürgesi...

Devamını Oku
19.02.2024
Erdal Atabek yazdı

Seçilecek aday...

Devamını Oku
12.02.2024
‘Körü körüne inanç’...

‘Körü körüne inanç’...

Devamını Oku
05.02.2024
Bilinçaltı itirafları...

Bilinçaltı itirafları...

Devamını Oku
29.01.2024
‘Çetelerin’ siyaseti...

‘Çetelerin’ siyaseti...

Devamını Oku
22.01.2024
Aday...

Aday...

Devamını Oku
15.01.2024
Tarihle savaşmak!...

Tarihle savaşmak!...

Devamını Oku
08.01.2024
Atatürk’ün adı yetti!...

Atatürk’ün adı yetti!...

Devamını Oku
01.01.2024
2024: Çatışma yılı mı?..

2024: Çatışma yılı mı?..

Devamını Oku
25.12.2023
Şiddet!...

Şiddet!...

Devamını Oku
18.12.2023
PISA gerçekleri...

PISA gerçekleri...

Devamını Oku
11.12.2023
Prof. Dr. Orhan Öztürk...

Prof. Dr. Orhan Öztürk...

Devamını Oku
04.12.2023
Eğitim kimin derdi?

Eğitim kimin derdi?

Devamını Oku
27.11.2023
Fenomen!...

Fenomen!...

Devamını Oku
20.11.2023
Saray darbesi mi?

Saray darbesi mi?

Devamını Oku
13.11.2023
Cumhuriyet Halk Partisi...

Cumhuriyet Halk Partisi...

Devamını Oku
06.11.2023
Rauf Bey sendromu ve Cumhuriyet...

Rauf Bey sendromu ve Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.10.2023
Savaş budur!

Savaş budur!

Devamını Oku
23.10.2023
Zehirli miras: Nefret...

Zehirli miras: Nefret...

Devamını Oku
16.10.2023
Hafız...

Hafız...

Devamını Oku
09.10.2023
Hatamızdan ders alabilmek!...

Hatamızdan ders alabilmek!...

Devamını Oku
02.10.2023
Karakter ne midir?

Karakter ne midir?

Devamını Oku
25.09.2023
Psikolojik dayanıklılık...

Psikolojik dayanıklılık...

Devamını Oku
18.09.2023
Atam nereye bakıyor?...

Atam nereye bakıyor?...

Devamını Oku
11.09.2023
Misyon ruhu...

Misyon ruhu...

Devamını Oku
04.09.2023
İşgale direnen toplum...

İşgale direnen toplum...

Devamını Oku
28.08.2023
Beyin yıkama...

Beyin yıkama...

Devamını Oku
21.08.2023
Medrese...

Medrese...

Devamını Oku
14.08.2023
İlkeler-başkanlar-örgütler...

İlkeler-başkanlar-örgütler...

Devamını Oku
07.08.2023
Önce laiklik demiyorsa?

Önce laiklik demiyorsa?

Devamını Oku
31.07.2023