Çatışma ve uzlaşma...

22 Kasım 2021 Pazartesi

Çatışma da uzlaşma da sorun çözme yöntemleridir.

Çatışmacı, üstünlüğünü kabul ettirerek istediğini yaptırmaya çalışır.

Uzlaşmacı, ötekini anlayarak kabul edilebilir sınırlarda çözüm arar.

Çatışmacının uzlaşmadan anladığı, karşısındakini teslim almaktır.

Uzlaşmacı ise teslim anlamına gelmeyen bir sınırda buluşmaya çalışır.

Recep Tayyip Erdoğan, bütün iç politikasını “çatışma” üzerine kurmuş, rakiplerini aşağılamış, toplumu “bizimkiler ve ötekiler” olarak ayrıştırarak kazanmayı hedeflemiştir.

Kemal Kılıçdaroğlu ise “uzlaşma” yolunu seçmiş, ılımlı davranarak toplumu kucaklamaya çalışmıştır.

AKP Başkanlığı’nı da sürdüren Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, iflas etmiş politikalarının sonucunda iktidarı kaybetme yolundadır.

Tek Adam rejimi ile çıkmaza sürüklediği ekonomi, hukuk, eğitim, tarım, endüstri gibi alanlarda başarısızlığı kendini destekleyenler tarafından bile kabul edilmektedir.

Tam da bu sırada Kemal Kılıçdaroğlu yeni bir hamle ile gündemi değiştirmiştir: Helalleşme.

KİMLERLE VE NEDEN HELALLEŞME?

Kemal Bey’in açıklamaları şöyle:

28 Şubatçıların açtığı yaraların mağdurlarıyla,

İkna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla,

Roboski’yle, Sivas, Kahramanmaraş mağdurlarıyla,

6-7 Eylül olaylarının mağdurlarıyla,

Varlık Vergisi altında inim inim inleyen azınlıklarla,

Mahkemelerde süründürülen askerlerimiz ve aileleriyle,

Diyarbakır hapisanesi mahkûmlarıyla,

Londra’ya göç etmiş en parlak beyinlerimizle,

(...)

helalleşeceğiz.

Listede yer alanların çoğunluğu sağ siyasal iktidarların zamanında yaşanmış acı olaylar.

Bu olayların sorumluluğunu kabullenip,  “suçu üstlenerek bağışlanma dilemek” anlamına gelen helalleşme nereden Kemal Bey’in aklına geliyor?

28 Şubat olayında suçlanan “laik Cumhuriyet generalleri” FETÖ iddialarıyla halen hapiste yatıyor? 

Kemal Bey bu iddialara hak mı veriyor?

İkna odaları, eziyet yerleri değil, başı örtülü kızlarımızı yüksek eğitim içine alabilmek için onlarla yapılan görüşmelerin yapıldığı yerlerdir.

Dinci iktidarın “işkence odaları” tanımlamasına Kemal Bey katılıyor mu?

Laik Cumhuriyetin korunması için yapılanlar Kemal Bey’i neden rahatsız ediyor da Atatürk Cumhuriyeti’ni koruyanların mağdur olmaları bu listede yer almıyor?

Bu ülkede asıl “mağdur olanlar”, laik Cumhuriyeti korumak için çaba harcayan insanlardır.

Bir Barış Bildirisine imza attığı için kürsülerinden kovulan akademisyenler,

Laik Cumhuriyet aydınları olan Uğur Mumcu’lar, Bahriye Üçok’lar, Muammer Aksoy’lar, Ahmet Taner Kışlalı’lar; öldürülerek aramızdan ayrılanlar,

Günümüzde gerçekleri yazdıkları için açılan davalarla uğraşan gazeteciler,

Tehdit altında çalışan, tehdit altında yaşayan bilim insanları, sanatçılar,

Bu ülkenin asgari ücretle yaşayan emekçileri,

Bu ülkenin yoksulluk sınırındaki emeklileri.

Bu ülkede asıl mağdur olan bu “laik Cumhuriyet insanları” neden Kemal Bey’in listesinde yer almıyor?

Şundan yer almıyor ki: Kemal Bey her seçim öncesinde olduğu gibi “sağcı muhafazakâr oyları alma” takıntısından kurtulamıyor.

Ekmeleddin İhsanoğlu olayından dolayı Kemal Bey bizlerle helalleşmelidir. Umarız bizi gene böyle bir sürprizle sınamaz.

Kemal Bey, “toplumsal uzlaşma”yı hedefliyorsa dili, hedefi, listesi bunlar olmamalıdır.

Toplumsal uzlaşma; teslim olmayla değil, yolunu doğru seçerek toplumsal iradeyle buluşarak yürümekle olabilir.

Toplumsal uzlaşma, çatışmacıyla uzlaşarak değil, kitleyle buluşarak olabilir.

Bu da “sorunlara doğru ve gerçekçi çözümler bularak” yapılabilir.

CHP’li belediyeler bu yolu çok iyi kullanıyor ve sonuç alıyorlar.

Bugün seçim ibresinin Millet İttifakı’na dönmesinin ana ekseni CHP’li belediyelerin çalışmalarıdır.

100. YILINDA ATATÜRK CUMHURİYETİ

Haramilerle helalleşme peşinde boşuna nefes tüketmeyin.

Siz günümüzün insanına ulaşmaya çalışın.

Onun çaresizliğine çare olun.

Onun umutsuzluğuna umut olun.

Siz, bütün toplumun eşitliği olun.

Hukukun bağımsızlığını sağlayın.

Dinci iktidarın ayrımcılığı yerine laik uygarlığın birleştiriciliğini koyun.

O zaman, ancak o zaman,

Muhalefetiniz doğru bir muhalefet olur,

İktidarınız gerçek bir iktidar olur.

Ancak o zaman... 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Siyasetin esareti... 17 Ocak 2022