Çocuklarımızı nasıl eğitelim?

Çocuklarımızı nasıl eğitelim?

13.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu soruyu sormak zorundayız.

Çünkü “çocukluk dönemi” kalıcı etkilenmelerin dönemidir.

Erken çocukluk döneminde yaşananlar, zihinsel kalıplar oluşturarak sonraki dönemlerin kavşaklarını oluşturur.

Eğer çocuğu özgür düşünmeye, arkadaşlarıyla oynamaya olanak veren bir eğitimle yetiştirirseniz, ileride de özgürce düşünen, çevresiyle paylaşımcı erişkinler olacaklardır.

Eğer çocuğu zihinsel şartlanmayla, zihinsel kalıplarla yetiştirirseniz, bu kalıplara itaat eden, düşünmeden söyleneni yapan “insan- robotlar” yetiştirirsiniz.

Onun için de “Çocuklarımızı nasıl eğitelim” sorusu yerinde bir soru olarak karşımızda durur.

ERKEN ÇOCUKLUKTA DİN EĞİTİMİ

Bu alanın bir akademisyeni olan Prof. Dr. Adalet Kandır’ın görüşlerini önemli buluyorum:

“Gündemde eğitimle ilgili birçok sorun varken, yedi yıl aradan sonra 20. Milli Eğitim Bakanlığı Şûrası’ndan çıkan ‘okulöncesi programa din eğitiminin de alınması’ kararını, hiçbir bilimsel temeli olmayan kabul edilemez bir karar olarak görüyorum ve reddediyorum.

Çoğunluğunu 4-5 yaş çocuklarının oluşturduğu okulöncesi dönem, çocuğun gelişimsel olarak henüz yaşadığı somut dünyayı tanımaya ve anlamaya çalıştığı, kavram edinimi kazandığı, soyut düşüncenin gelişmediği, doğru - yanlış ayrımının tam olarak yapılamadığı bir dönemdir. 

Bu dönemde özgür iradenin gelişebilmesi için bilimsel aklın ve eleştirel düşünmenin temeli atılır.

Bu düşünme sistemi gelişmeden verilen din eğitimi, çocuğu tüm yaşamını etkileyecek bilinçdışı tehditlere açık hale getirecek, onarılmaz düşünsel ve duygusal hasarlar verecektir. 

Çocukların geleceği siyasal bir ideaya kurban edilemez.

Erken çocukluk akademisyenleri, eğitimciler ve ebeveynler olarak bu kararın karşısında olmalıyız.”

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi olan akademisyenin bu uyarısı konuyu çok açık biçimde dile getiriyor.

Bu konu, bir eğitim sorunu olmanın çok ötesinde ülkemizin geleceğini belirleyecek derecede önem taşımaktadır.

GEÇMİŞTE YAŞANANLARI UNUTMAYALIM

Unutmamak gerekir ki “Fethullah Cemaati” hareketi de masum görünen eğitim alanına girerek yayılmıştı.

Özellikle çocuklarının eğitiminde ekonomik güçlükler çeken kesimin çocuklarını “Işık Evleri”nde eğiterek geleceğin mesleklerine hazırlayan “cemaat”, ülkenin geleceğine ipotek koymaya hazırlanıyordu.

Bu yolla her alanın meslek insanlarını kendisine bağlı “militanlar” olarak yetiştiren “cemaat”, FETÖ’cü hukukçularla davalar açmış, uydurma iddialarla insanları hapislere atmış, sonuçta kendisine bağlı generallerle de 15 Temmuz darbesine kalkışmıştır.

Bugün o cemaatin yerini alan başka tarikat ve cemaatler de aynı yolu izlemektedirler:  

Küçük yaştaki çocukların “beynini yıkama”, bu yolla “biat- itaat şartlandırması”nı zihinlere yerleştirme.

Böyle yetiştirilip beyni yıkanan çocuklar, erişkinliklerinde de bu etkiden kurtulamayacaklar, kendisine söylenenleri hiç sorgulamadan kabul edecekler, kendilerinden istenenlere hiç düşünmeden itaat edeceklerdir.

Bugün, bu toplumun “sorgulamayan, düşünmeyen, eleştirmeyen, sadece söylenene inanan, sadece isteneni yapan kesimi” böyle yetişmiş erişkinlerdir.

Onların akılla, mantıkla neden ikna edilemediğini görenler şaşırıp kalıyorlar. Çünkü, “bilinçdışı şartlanmaların sürüp gittiğini” fark edemiyorlar. Şaşırıp kalmaları bu yüzden.

Psikiyatr Dr. Vamık Volkan, canlı bombalar konusunda yaptığı araştırmalarda bu gerçekle karşılaşmıştır.

İslam dinini kullanarak terör hareketlerini yürüten El Kaide, IŞİD, El Nusra gibi örgütler çeşitli nedenlerle kendilerine katılanları “zihinsel kalıplar oluşturarak beyin yıkama” işleminden geçirerek istediklerini yaptırırlar.

Canlı bomba olmanın gönüllüleri, kafa kesen teröristler, bombalı suikastçılar hep bu yolla yetiştirilenlerdir.

SORMADAN DÜŞÜNMEDEN

“Kalıp Yargı”ya dayanan bütün hareketler aynı yolu izlemiştir.

Küçük çocukların beynini yıkayarak, gençlerin kimlik arayışlarını yönlendirerek, erişkinlerin yaşam isteklerini biçimlendirerek Alman nazizmi, İtalyan faşizmi toplumlara egemen kılınmıştır.

Kölelik rejimi bu yolla toplumlara kabul ettirilmiştir.

Sormayan, düşünmeyen, eleştirmeyen insanların toplumları zalimlere boyun eğmiş, başına gelen her şeyi kaderi sayıp kabullenmiştir.

Küçük çocukların bilinçdışı şartlandırılması, aslında “zihinsel istismar”dır.

Çocuklukların özgürce yaşamalarına izin verilmemesi “insanlık suçu” sayılmalıdır.

Toplumun bütün anneleri, babaları, öğretmenleri, üniversiteleri, psikologları, pedagogları, çocuk ve ergen psikiyatrları bu duruma karşı çıkmalı, toplumu uyarma görevlerini yapmalıdırlar.

Ülkemizin geleceği adına görev başına...

Yazarın Son Yazıları

Çalınan gelecek!...

Çalınan gelecek!...

Devamını Oku
29.04.2024
Istakozun intikamı!

Istakozun intikamı!

Devamını Oku
22.04.2024
Başarının psikolojisi...

Başarının psikolojisi...

Devamını Oku
15.04.2024
Özeleştiri?...

Özeleştiri?...

Devamını Oku
08.04.2024
Kaderinizi seçtiniz mi?...

Kaderinizi seçtiniz mi?...

Devamını Oku
01.04.2024
Hapishanedeki Ali Sirmen...

Hapishanedeki Ali Sirmen...

Devamını Oku
25.03.2024
Liderlerin ruhsal durumu...

Liderlerin ruhsal durumu...

Devamını Oku
18.03.2024
Ben başkan olamazsam?

Ben başkan olamazsam?

Devamını Oku
11.03.2024
Kimi neden seçiyoruz?

Kimi neden seçiyoruz?

Devamını Oku
04.03.2024
Erdal Atabek yazdı...

Ruh sağlığımızı koruyalım...

Devamını Oku
26.02.2024
Kendi iktidarının sömürgesi...

Kendi iktidarının sömürgesi...

Devamını Oku
19.02.2024
Erdal Atabek yazdı

Seçilecek aday...

Devamını Oku
12.02.2024
‘Körü körüne inanç’...

‘Körü körüne inanç’...

Devamını Oku
05.02.2024
Bilinçaltı itirafları...

Bilinçaltı itirafları...

Devamını Oku
29.01.2024
‘Çetelerin’ siyaseti...

‘Çetelerin’ siyaseti...

Devamını Oku
22.01.2024
Aday...

Aday...

Devamını Oku
15.01.2024
Tarihle savaşmak!...

Tarihle savaşmak!...

Devamını Oku
08.01.2024
Atatürk’ün adı yetti!...

Atatürk’ün adı yetti!...

Devamını Oku
01.01.2024
2024: Çatışma yılı mı?..

2024: Çatışma yılı mı?..

Devamını Oku
25.12.2023
Şiddet!...

Şiddet!...

Devamını Oku
18.12.2023
PISA gerçekleri...

PISA gerçekleri...

Devamını Oku
11.12.2023
Prof. Dr. Orhan Öztürk...

Prof. Dr. Orhan Öztürk...

Devamını Oku
04.12.2023
Eğitim kimin derdi?

Eğitim kimin derdi?

Devamını Oku
27.11.2023
Fenomen!...

Fenomen!...

Devamını Oku
20.11.2023
Saray darbesi mi?

Saray darbesi mi?

Devamını Oku
13.11.2023
Cumhuriyet Halk Partisi...

Cumhuriyet Halk Partisi...

Devamını Oku
06.11.2023
Rauf Bey sendromu ve Cumhuriyet...

Rauf Bey sendromu ve Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.10.2023
Savaş budur!

Savaş budur!

Devamını Oku
23.10.2023
Zehirli miras: Nefret...

Zehirli miras: Nefret...

Devamını Oku
16.10.2023
Hafız...

Hafız...

Devamını Oku
09.10.2023
Hatamızdan ders alabilmek!...

Hatamızdan ders alabilmek!...

Devamını Oku
02.10.2023
Karakter ne midir?

Karakter ne midir?

Devamını Oku
25.09.2023
Psikolojik dayanıklılık...

Psikolojik dayanıklılık...

Devamını Oku
18.09.2023
Atam nereye bakıyor?...

Atam nereye bakıyor?...

Devamını Oku
11.09.2023
Misyon ruhu...

Misyon ruhu...

Devamını Oku
04.09.2023
İşgale direnen toplum...

İşgale direnen toplum...

Devamını Oku
28.08.2023
Beyin yıkama...

Beyin yıkama...

Devamını Oku
21.08.2023
Medrese...

Medrese...

Devamını Oku
14.08.2023
İlkeler-başkanlar-örgütler...

İlkeler-başkanlar-örgütler...

Devamını Oku
07.08.2023
Önce laiklik demiyorsa?

Önce laiklik demiyorsa?

Devamını Oku
31.07.2023