Erdal Sağlam

Faiz indiriminde çark etseler de artık çok geç

07 Aralık 2021 Salı

Merkez Bankası yönetiminin aralıktaki faiz indirimi konusunda ikircikli bir tutuma girdiğini gözlüyoruz. Bu tavır, yönetimin aslında bir planı olmadığını, “Ben yaptım, sonucu sonra görürüz” biçiminde karar aldığını gösteriyor.

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, geçen hafta yerli yatırımcılarla yaptığı toplantıda, “faiz indirimi için artık fazla alan kalmadığını” söylemişti. Bunu söylemesinin ardında tabii ki yüksek gelen enflasyon rakamları ve belli ki aralıkta enflasyonun beklentilerinden daha yüksek çıkacağına ilişkin aldıkları sinyaller yatıyordu. Piyasalar normal zamanda böyle bir söylemi, “Faiz indirimi yapmayacaklar” biçiminde algılar, moral bulurdu. Halbuki piyasa, başkanın söylediklerine artık inanmadığı için olsa gerek, fazla tepki vermedi.

Dün Bloomberg’deki bir haberde, yabancı yatırımcılarla yapılan toplantıya katılan Credit Suisse analistlerinin, “Kavcıoğlu’nun 16 Aralık’ta faiz indirimi olmama olasılığının arttığını söylediği” aktarılıyordu. Analistler, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Mustafa Duman’ın Para Politikası Kurulu’nun faiz indiriminin devam edip etmeyeceğine yönelik kararını 16 Aralık’ta vereceğini söylediğini, fakat Başkan Kavcıoğlu’nun araya girip “16 Aralık’taki toplantıda faiz indirimi yapılmaması olasılığı arttı” dediğini belirtmişler. Toplantıdaki bazı yabancı uzmanlara göre ise “yapılmama olasılığının arttığını” başkan değil yardımcısı Duman söylemiş. Kimin söylediği önemli bir şey değiştirmiyor; Merkez Bankası tedirgin olmuş, tavrını gözden geçirebilir anlamına geliyor. 

Yine dün yayımlanan Merkez Bankası’nın kasım enflasyonuna ilişkin değerlendirmesinde karamsar bir tonun hâkim olduğunu gördük. Kasımda üretici fiyatlarında genele yayılan artışlar görüldüğü ifade edilirken enflasyondaki yükselişe en belirgin katkının enerji grubundan geldiğinin altı çiziliyor. Uluslararası enerji fiyatlarında bu dönemde bir miktar gevşeme görülürken TL’deki değer kaybı (açıklamada “görünüm” denilmiş) nedeniyle, başta akaryakıt, tüpgaz ve kömür olmak üzere yurtiçi enerji fiyatlarında artış kaydedildiği belirtilmiş.

Enflasyondaki yükselişte öne çıkan bir diğer grubun hizmetler sektörü olduğu, bu gruptaki lokanta-otel grubu fiyatlarındaki hızlanmanın belirgin olduğu ifade edilmiş. Taze meyve ve sebze dışı gıda enflasyonundaki seyrin yemek hizmetleri enflasyonunu olumsuz yönde etkilediği, kasımda küresel gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki yükselişin tahıllar öncülüğünde sürdüğü belirtilmiş.

DIŞ GÜÇLER FAİZ ARTIRMAZSA

Kısacası Merkez Bankası enflasyondaki artış trendinin hızlandığını belirtirken aralık toplantısında faiz indirimlerinin durabileceği sinyallerini vermeye başladı.

İyi de tüm bunlar bilinmiyor muydu? Gereksiz ve zamansız faiz indirimi başladığında, bırakın bilgiyi en ufak deneyimi olanlar bile, kurlarda artışın hızlanacağını, bunun enflasyonu iyice körükleyeceğini görebilirdi. Enerjide, hem imalat hem tarım sektöründe dışa bağımlılığın yüksek olduğunu, zaten dünya fiyatları artarken kurların içerideki fiyatların katlanmasına yol açacağını eğer görmedilerse zaten bir gün dahi o görevlerde kalmamaları gerekir.

Dün TBMM Genel Kurulu’na 2022 bütçesini sunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın hâlâ, “kurda yaşanan hareketliliğin politika faizine bağlanamayacağını, ülkenin döviz ihtiyacını en aza indirecek dayanıklı bir ekonomik yapı kuracaklarını” söylediğini gördük. Son günlerdeki kur hareketlerinin, ekonominin gerçeklerine uygun olmadığını kaydeden Oktay, “Bu manipülasyon girişimlerinin bize olduğu kadar, bunu yönlendirenlere de giderek artan bir maliyeti vardır ve bu sınama, ekonomi üzerinden ülkemize sözde diz çöktürmek isteyenler için de sürdürülebilir değildir” demiş.

Belli bu sözler, kaçıncısı olduğunu sayamadığımız, yeni ekonomi politikası konusunda Cumhurbaşkanı’nın ısrar edeceğini gösteriyor. Öyle görünüyor ki “Kur nasıl olsa bir yerde duracak” diye bakmayı tercih ediyorlar. Bu da Merkez Bankası, bu ay faiz indirimine ara verse bile Cumhurbaşkanı’nın ya itiraz edeceği ya da yeni yılda faiz indirimine devam edeceği şeklinde anlaşılabilir.

Diyelim ki bu ay faiz indirimine ara verildi, yeni yılda da faiz indirimi yapılmadı, her şey düzelir mi? Bence tren kaçmış gibi görünüyor; eğer yüklü faiz artışları yapmazlarsa bu gidişatın düzelmesi artık mümkün olmayacak. Faiz artışı ihtiyacının boyutu da enflasyon yükseldikçe iyice artacak.

Sizce “dış güçler” Merkez Bankası’nın faizi yüzde 24-25’lere çıkarmasına karar verir mi?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları