Erdal Sağlam

Kurlara ‘nafile müdahale’ telaşın göstergesi

02 Aralık 2021 Perşembe

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştukça kurlar yukarı çıkınca, Merkez Bankası dün kura müdahale kararı alıp doğrudan döviz satışı yaptı. Bu müdahale “nafile müdahale” olarak kaldı, kurlar yeniden yükseldi.

Merkez Bankası ve BDDK yönetimi daha geçen hafta banka genel müdürlerine, dalgalı kur sistemi olduğunu, kura müdahale etmediklerini söylemişlerdi. Dünkü kur müdahalesi piyasalar tarafından, “ekonomi yönetiminde kısa sürede telaş ve paniğin başladığının bir işareti” olarak algılandı. 

Daha önceki kriz dönemlerinde yaşadığımız gibi eğer kura müdahale, başta faiz artışı olmak üzere, bütünleştirici tedbirlerle birlikte yapılmazsa bir işe yaramıyor. Üstüne üstlük yüklü müdahale için gereken döviz rezervinin  bulunmaması, müdahalelerin gücünü baştan zayıflatıyor.

“Rekabetçi kur” söylemini kullanıp kuru serbest bıraktıklarını sıkça söyleyen ekonomi yönetiminin müdahale kararı bir anlamda “Piyasanın Merkez Bankası’nı istediği yere getirmesi” olarak da düşünülebilir. Piyasalar çok iyi biliyor ki faiz artışları olmadığı takdirde kura yapılan müdahaleden sonuç alınamaz. Piyasa ayrıca Merkez Bankası’nın rezervinin olmadığını, müdahalelerin yüklü miktarda olamayacağını, ancak geçici sürelerle böyle bir yolun denenebileceğini de çok iyi görüyor. O nedenle de pozisyonunu buna göre alıp bu dalgalanmalardan yapacağı kâra bakıyor.

Sadece piyasalar değil normal vatandaş da bu durumun yani Merkez Bankası’nın hem teknik olarak yetersizliğinin hem de müdahale için cephanesinin bulunmadığının farkında. O nedenle kur her düştüğünde vatandaş da gidip yeniden döviz alıyor. Dün de müdahale sonucu 12.40 TL’ye kadar düşen dolar kurundan birçok vatandaşın yararlandığı, alım yaptığını öğrendik.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü AKP grup toplantısında yaptığı konuşmadan hemen önce başlayan kur müdahalesi, Cumhurbaşkanı konuştukça işlevini yitirdi. Erdoğan’ın konuşmasının başında söyledikleri, bu müdahale konusunda bilgisi olduğunu gösterdi. Cumhurbaşkanı konuştukça faiz indirimine karşı çıkanlara sert bir dille yüklenip, indirimlerin devam edeceğini söyledikçe de kur müdahale öncesi seviyesine doğru yükseldi.

“Vesayete, darbecilere, terör örgütlerine, para baronlarına karşı hangi mücadeleyi verdiysek, faiz lobisine de aynı mücadeleyi veriyoruz” diyen Erdoğan, “Girdiğimiz hiçbir yoldan nasıl geri dönmediysek, bu yoldan da geri dönmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

YÜKLÜ FAİZ ARTIŞI KAÇINILMAZ

Bu arada özel sektörün Cumhurbaşkanı’na mevcut gidişatla ilgili şikâyetlerini ilettiğini, Cumhurbaşkanı’nın “Kurla ilgili beklentinin seviye değil, istikrarın sağlanması olduğunun farkındayız” demesinden anlıyoruz. Erdoğan, bunun ardından çarşı pazardaki fahiş fiyat artışının çoğunun mantıklı bir izahının bulunmadığını belirterek “Bu tablo küresel kriz ile ülkemizdeki değişimin birlikte gerçekleşiyor olmasından kaynaklanıyor” dedi.

Bu sözler bile tek başına, uygulamaya sokulan yeni yolda nasıl yürüneceğinin iyi düşünülmediğinin, sonuçlarının hiç hesaba katılmadığının bir göstergesi bence.

Merkez Bankası’nın dün öğlen saatlerinde yaptığı müdahalenin hacminin 500 milyon doların altında olduğu konuşuluyor. Bu tür müdahaleler önümüzdeki dönemde de denenebilir ama faizler yüklü miktarda artırılmadığı takdirde kurlardaki artışın durdurulamayacağı kesin. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşın negatif reel faizi kabul etmeyeceğini anlamak zorunda. Artık, Albayrak’ın “Faiz iniyor kur yükselmiyor” diyerek 128 milyar dolarlık rezervi erittiği bir dönem da yaşanamaz.

Kısacası Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce sıkça denenen, kendisinin üç kez deneyip hüsrana uğradığımız, “ekonomiye aykırı kararların sürdürülemeyeceği” gerçeğini, bir kez daha görecek. Ancak bunu görmesi uzadıkça maliyet büyüyor, halkın yoksulluğu daha da artıyor.

Hep söylüyoruz: Türkiye çok kötü yönetiliyor...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları