Erdal Sağlam

VakıfBank iddialarında BDDK sessiz

16 Şubat 2021 Salı

Türkiye’nin gündemi o kadar çabuk değişiyor ki bazı haberler kamuoyunda yeterince yer alamıyor. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın gündeme getirdiği VakıfBank Genel Müdürlüğü atamalarında yasaya aykırı işlem yapıldığı iddiası, bunlardan biriydi.

Altay’ın iddiası hem kamu bankaları ve ekonomi açısından hem de hukukun işleyişini göstermesi açısından önemliydi. Yasada yazılı vasıflara sahip olmadığı iddia edilen VakıfBank Genel Müdürü’nün durumu, sadece atamayı yapanları değil, bu atamaları onaylamakla görevli Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nu da (BDDK) ilgilendiriyor. Bağımsız bir kurum olması gereken BDDK eğer iddialar doğruysa yasada belirli vasıflara sahip olduğunu teyit etmeden bu atamaya nasıl onay verdi? Eğer zamanında bunu görmediyse şimdi bu vahim iddialar üzerine neden harekete geçmiyor? Eğer Altay’ın iddiaları doğru değilse de BDDK’nin bir açıklama yapması gerekmez mi? BDDK’nin hem kamuoyunu aydınlatmak hem de eğer iddialar doğru değilse, adı geçen genel müdürün itibarını geri vermek adına harekete geçmesi doğru olmaz mı?

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, geçen hafta TBMM’de yaptığı basın toplantısında “Şimdi size devletin çürümesinin yeni ve farklı örneğini anlatacağız” diyerek, 27 Mayıs 2019 tarihinde VakıfBank Yönetim Kurulu üyeliğine atanan Abdi Serdar Üstünsalih’in aynı hafta genel müdür yapıldığını ve bu atamanın Bankalar Kanunu 25. Maddesi’ne aykırı olduğunu söylüyor.

Altay, “Bu arkadaş, Karadeniz Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü’nden mezun. Bu üniversitede fizik mühendisliği olaydı ve bu arkadaş mühendislik alanında olsaydı, şartları taşırdı. Bu muhtemelen fen edebiyat fakültesinin kimya, biyoloji, fizik bölümü gibi. Bu olmaz. Bunun olması için Bankacılık Kanunu’nun 25. maddesini değiştirmen lazım” dedi.

Üstünsalih’in banka genel müdürü atanmasının altında yatan asıl düşüncenin ne olduğunu soran Altay, devletin, şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğini kaydetti. Erdoğan’ı, “TBMM’de çıkan kanunlara uymaya” çağıran Altay aykırılığı ise şöyle açıkladı: “25. madde, banka genel müdürlerinin hukuk, iktisat, maliye, bankacılık, işletme, kamu yönetimi ve dengi dallarda en az lisans düzeyinde, mühendislik alanında lisans düzeyinde öğrenim görmüş olanların ise belirtilen alanlarda lisansüstü öğrenim görmüş olmaları ve bankacılık veya işletmecilik alanında en az 10 yıllık mesleki deneyime sahip olmaları şarttır.

Özetle durum şu; banka genel müdürü olabilmek için ya yasada yazılı bir lisans programından mezun olmanız gerekiyor ya da “mühendislik” mezunu olma koşuluyla, yazılı alanlarda master ya da doktora yapmanız gerekiyor. İddia edilen ise genel müdürlüğe atanan kişinin “mühendislik” unvanı vermeyen üniversitenin fizik bölümünden mezun olması. Dolayısıyla yasada belirlenen şartlara uymadığı iddia ediliyor.

ŞEFFAFLIK VARSA..

Genel müdürlüğe atanan kişinin geçmişine baktığınızda; VakıfBank bünyesinden gelen, her kademede görev yapmış, son olarak bilgi teknolojilerden sorumlu genel müdür yardımcısı olmuş bir kişi. Aslına bakarsanız bankacılıkta bilgi teknolojilerinin önemi giderek artıyor, böyle bir birikimi olması da olumlu.

Yani yeterliliğine bir şey diyemezsiniz ama ortada bir yasa var. Ya yasayı değiştirmeniz gerekiyor ya da yasaya uygun kişileri göreve getirmeniz. Atamayı yapanların olduğu gibi onaylayan BDDK’nin de bu konuda sorumluluğu var. Dolayısıyla devlet olmayı, yasaların uygulanmasını tartışmalı halden çıkarmak istiyorsanız, iddianın doğru olup olmadığını inceleyip, kamuoyuna açıklama yapmanız gerekiyor.

CHP’li Engin Altay’ın iddiaları doğru mu, biz bilemeyiz; bunu söyleyecek olan atamayı yapanlar ve onay veren BDDK’dir. BDDK’nin özel banka genel müdürlüğüne atanacak bazı kişileri, tüm şartlara fazlasıyla sahip olmalarına rağmen, onay vermeyerek atamalarına engel olduğu son yıllarda hep konuşuldu. Resmi gerekçe bu olmasa da “Ekonomiyi yabancılarla konuşurken kötü gösteriyor” diye onay verilmediği bankacılık sektöründe çeşitli spekülasyonlara neden oldu, bunlar yazıldı.

Diğer kurumlar gibi BDDK’nin de itibarını yeniden kazanması gerektiğini herhalde herkes görüyordur. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan ile Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, şeffaflığın artırılacağı yeni bir dönemden söz ediyorlar, bu konuda adımlara başladılar ve ekonomide olumlu karşılandı. BDDK’nin de bu kapsamda güven tazelemeye ihtiyacı var. Belki de hazırlanan ekonomik reformlar kapsamında bağımsızlığı artırıcı düzenlemelere bile ihtiyaç duyulabilir. Ancak en önce, VakıfBank iddialarında olduğu gibi kendisinin ve bankaların saygınlığını, ekonomide şeffaflığı artıracak kamuoyu aydınlatmaları yapmalarına ihtiyaç var.


Yazarın Son Yazıları