Geçen haftaki BORUSAN konserinde değerli şefimiz Gürer Aykal artık kendini aşmıştı! Remzi Kitabevi’nden benim imzam ile yayımlanmış olan “Gürer Aykal-Şefle Yüzyüze” başlıklı kitabı imzalayacaktık. Gürer Hoca kitapları önceden imzaladı; ben de konser başlamadan, arada ve konser sonrasında, yazar olarak aynı sayfaya imzamı attım.
Bu kez maestroyu, Tanrı nazardan korusun, daha enerjik, daha bilge, daha müzik ile içiçe bulduk. Şimdi geri dönüp bakınca onun ne denli uzun ve mücadeli bir yaşam yolculuğu geçirdiğini daha iyi görüyoruz. 1942’de Eskişehir’in Çifteler köyünde dünyaya gelmiş. Babası bir müzik öğretmeni ve ailesinde hemen herkes bir çalgı çalarmış. Onun da Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Necdet Remzi Atak ile başlayan keman eğitimi sonradan ünlü bir maestro olmasına kadar uzanmıştır. Saygun’un kompozisyon sınıfından mezun olduğu yıl devlet bursuyla Londra’da Guild Halll Müzik Okulu’na gider, Andre Preven, George Hurst gibi ustalarla eğitimine devam eder, Kraliyet Müzik Akademisi İleri Şeflik Bölümü’nden de mezun olunca, İtalya’ya giderek Accademia Musicale Chigiana’dan şeflik nişanı alır; Santa Cecilia Akademi’sini Franco Ferrara’nın asistanlığını yaparak bitirir. Bütün bu kişiler müzik tarihine adı geçmiş ustalardır.
1960 başlarında yaşamına balerin, koreograf Duygu Yenen girmiştir. Duygu dans kompozisyonu okumak üzere Londra’ya gider. 1964’de evlenirler. Duygu’nun ablası ünlü hikâyeci Sevgi Soysal’dır. 1971’de Kerem Aykal Londra’da dünyaya gelir, o da babası gibi müzisyen olur, çello çalar. 1974’te Emre Aykal doğar. Onun müzikle ilgisi iyi bir dinleyici olmasıydı. Emre THY’nin usta bir pilotu olarak uçmaktadır. 1980’de Can aileye katılır. Halen ses teknisyeni (recording engineer) olarak çok değerli bir işe sahiptir. Ne yazık ki Duygu meme kanserinden 1987’de vefat eder. Ve Gürer Aykal Duygu’nun tedavisi için gittikleri Amerika’da üç oğlu ile kalır. 1996’da New York’da Benin Tekiner ile ikinci evliliğini yapar. 1997’de Carnegie Hall’de ilk konserini verir. 2003’te ilk torunu Duygu Aykal, 2006’de ikinci torunu Bilge Aykal dünyaya gelir.
SAYGUN ÇALMAK
Konsere girerken programda yazan Saygun 5. Senfoni için “Yine mi Saygun!” diyenlerin sesini duydum. Sonra “Ben Saygun’un hiç böyle bir eserini duymamıştım, ne kadar içten, ne kadar derinmiş”, dediklerini de duydum. Aykal her zaman hocası Saygun’un yapıtlarını programlarına almaya özen gösterir. Saygun’a çok şey borçlu olduğunu sık sık yineler.
Maestronun bir de koyu Galatasaraylı yönü vardır. Maç seyrederken renkten renge girdiğine yakından tanık olmuştum.
FERHAT CAN BÜYÜK
Genç piyanist Ferhat Can Büyük Beethoven’ın 4. Piyano Konçertosu ile üç yıl önceye göre hem incelikli bir yorum hem de müzikal bir olgunluk sergiledi. İDSO eşliğinde Maestro Gürer Aykal’ın batonu altında çalmıştı. Bu kez yine Aykal’ın yönetimindeki BİFO eşliğinde çaldı. Önceki konseri hatırlayanlar onun ne kadar çok yol kat ettiğine tanık oldular. Yolu açık olsun.