Okuma merkezi kurmak
Feridun Andaç
Son Köşe Yazıları

Okuma merkezi kurmak

23.04.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Okumayı uğraş edineli beri insanın kendisine sorduğu ilk soru sanırım şudur: Ben kimim? Dahası okuduğu her kitabın onu karşıladığı düşüncenin ardında daha başka sorular da uç verir elbette. 

Marguerite Yourcenar’ın Hadrianus’un Anıları’nı okurken karşıma çıkan şu satırlar bu sorularımı gene çoğaltmıştı: 

“İnsanın asıl doğum yeri, kendisine ilk kez akıllıca baktığı yerdir; benim ilk anayurdum kitaplar olmuştur; okullar daha az önemli sayılabilir.” (1)

İnsanın kendini bulduğu yer, evet; kitapların var olduğu bir “yurt”. Bir kütüphaneyi de öyle görürüm. Hele hele kendi kurduğunuz bir yurt düşünün... Orayı biriktirilen bir yer değil, tam tersi okunulan bir mekâna dönüştürmek... Duyulan, hissedilen, öğrenilen, bambaşka dünyalara açılan bir yer... Büyülü gelir bana öylesi kurulan bir kütüphane. 

Kurduğum kütüphanemdeki okuma masalarımın çokluğunu da buna veririm. Her biriyle bambaşka yerlere gider, adalar kurarım. Öğrenmenin, bilmenin yurdunu inşa ederim adeta. Zira bilirim ki “yaşamak için okumak” gerekir. 

OKUMA MERKEZİ DERKEN... 

Düşünsem de nicedir dillendiremediğimdi bu: Okuma merkezi kurmak. 

Kütüphanemin, arşivimin genişçe bir okur kitlesine açılması gerektiği düşüncesi öteden beri gündemimdeydi. Orada öncelikle Türk edebiyatının “hafızası” yer alıyordu. 

Bağış” sözünü hiç mi hiç sevmediğim için; 30 bin kitaplık bir kütüphaneyi, evet, edebiyatımızın hafızası diyebileceğim görsel/yazılı arşivimi tasarladığım böyle bir “merkez”de oluşturmak daha doğru geliyor bana. 

Bunu, dostum Cevat Turan’a bir ucundan açtığımda sevinmişti. “Beykoz neden olmasın?” demişti. 

Evet, bir yerel yönetim öncülüğünde salt bir kütüphane değil, bir okuma merkezi kurulmaydı. Orada yeni okuryazarlar yetiştirmek için çalışılmalıydı. Hatta bunu sevgili dostum mimar Erhan İşözen’e açmak, onunla bu “merkez”in tasarımını düşünmek gerektiğine de karar verdiğimi söylemeliyim. 

Eminim ki bunun ateşleyicisi böylesi bir okuma merkezinin oluşumuna inanan, bunu gerçekleştirmek için adım atabilecek yerel yönetim gerekliydi öncelikle. Öylesi bir “merkez” ancak bu sahiplenmeyle yaşayıp büyüyebilir. 

Alberto Manguel’in 40 bin kitaplık kütüphanesini Fransa’dan Kanada’ya, oradan şimdi buna ev sahipliği yapan Lizbon’a taşıması da bundandı. Orada yerel yönetimin buna sahip çıkarak bir “Okuma Tarihi Merkezi” kurması olabilecek bir şeydi. (2)

Eminim ki bu Türkiye’de bir “model” oluşturulabilir. İmlediğim üzre salt “kütüphane” değil. Göstermelik bir “sanat merkezi” hiç değil. Yaşayan, aktif, her bir okuma/yazma/yaratma etkinliğine açık; bir manifestosu olan, asla bir “kermes” vb. mekân gibi görülmeyen ilkeli/özerk bir sanat kurumuna dönüşebilecek okuma merkezi. 

Okuma odaları, yazma alanları, kitaba ve okumaya dair her şey... Sergiler, atölyeler, filmler, resimler, belgelikler, arşivler ve kendine özgü bir kütüphane düzeneği... 

Sanırım kentlerin artık böylesi “merkez”lere ihtiyacı var. 

Sürekli kendini yenileyen, geliştiren, kültür odağı olan merkez. 

Bağışlar, katılımlarla, gezici sergiler, söyleşiler, paneller, sempozyumlarla bir kültür adası oluşturmak. 

Bulunduğu yerin/kentin prestijini arttıran bir “ada”... üstelik alternatif bir “sanat eğitimi” adası yaratmak... 

Sevgili Hüsamettin Koçan, doğduğu yerde, Bayburt’un Bayraktar köyünde açtığı Baksı Müzesi de böylesi bir anlayıştan yola çıkılarak kuruldu. 

Gene sevgili Süleyman Saim Tekcan’ın İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi (IMOGA) benzer bir amaçla bir katedral gibi adım adım inşa edildi. 

Agora’yı andıran bir mekânda, labirentimsi alanları olan yazma/okuma koridorları. Bir toplumun sözlü/yazılı hafızasını kitaplara, yazıya taşıyan bir yer... Ve böylesi bir yerde kendini yetiştirecek geleceğin okurları/yazarları için bir sanat kültür adası kurmak... 

Okuma/yazma eğitimi için bir adım olabilecek okuma merkezini hayata geçirebilmek için öncelikle bir “platform” oluşturmak gerektiğini düşünüyorum. İlk adım benden sevgili okurum. 

1 Marguerite Yourcenar, Hadrianus’un Anıları, çev. Nili Bilkur, 2017, Helikopter Yay., s. 318. 

2 Alberto Manguel, Kütüphanemi Toparlarken, çev. Yeşim Seber, 2020, YKY., s. 126; Alberto Manguel, Hayali Bir Hayat: Sieglinde Geisel ile Söyleşi, Çev. Orhan Düz, 2024, YKY., s. 131

Yazarın Son Yazıları

Ortadoğu’da yeni yüzyılın ‘oyuncu’su kim?

Şah yönetimiyle birlikte bu süreç hızlandırılmış ve böylece Türkiye-Irak-Fransa desteğiyle Humeyni; 21. yüzyıla taşınacak radikal İslamın baş oyuncusu olarak sahneye çıkarılmıştır.

Devamını Oku
13.03.2026
Haritasız yolcu gibi...

Bugün daha da güçlü, ya da yalan, bu yürek erir gibiyse de neşeli anılarla ve korkunç. Acılı ruhu geçmişin ve sen beni çağıran yeni istem, sizleri birleştirme zamanı belki dingin bir limanında bilgeliğin. ve çağrılması olacak bir gün bu altın sesin, yılmayan kuruntuların, ey artık hiç bölünmez ruhum. Düşün: ilahiye dönüştürmek ağıtı; eski duruma ermek; yok olmamak artık.” (Eugenio Montale)

Devamını Oku
27.02.2026
Zamanın ruhu

Arayışın sonu yok. Gene de bir yerde durmalı insan. Durmalı ve bakmalı gökyüzüne, ağaçlara, dağlara, ovalara... Bulutların rengine dönüşünceye dek gözlerini ayırmamalı, her birine verebileceği anlamı düşünmeli sonra. Devam edecekse de yoluna öyle yol almalı, gitmeli.

Devamını Oku
13.02.2026
Hangi Kürtler?

Dünya Savaşı’na katılmak zorunda olduğu gibi, gene onlarla ittifak kurarak bu “tehcir” kararını çıkarmak zorunda kaldı. Hızla çöküşe giden imparatorluk komitacılık zihniyetiyle bile olsa, kurtulamadı. Kuşkusuz Dr. Bahaeddin Şakir önemli bir siyasi figürdü. Akıbeti bunun da bir göstergesi...

Devamını Oku
30.01.2026
Kemal Tahir’i bugün okurken...

Bir dostum, kendisiyle Beş Romancı Tartışıyor’un yeni basımı* üzerine konuşurken şunu sormuştu bana...

Devamını Oku
16.01.2026
Kendi sesinde yolcu...

Öyledir zaman.

Devamını Oku
02.01.2026
Türkiye’nin Doğu sorunu: ‘Sorun’un öte yanı

Yabancı devletler, bugünkü dolaylı müdahaleyle Türkiye’yi kıskaç altına almaktadır.

Devamını Oku
19.12.2025
Türkiye’nin Doğu sorunu: Bu bir ‘Kürt reformu’ mu?

Yıllardır “sorun” olarak, temcit pilavı gibi ısıtılıp duran Kürt realitesi palyatif öneriler, siyasi manevralarla bugüne kadar taşındı.

Devamını Oku
05.12.2025
Kendi sesini bulmak

- Bu yazıyı bekleyen okuryazara

Devamını Oku
21.11.2025
Farkında olmak da erdemdir!

Bir çıyanı kınayamam.

Devamını Oku
07.11.2025
‘Labirent’ neyi anlatır?

Amin Maalouf, bir dünya romancısı.

Devamını Oku
24.10.2025
Suçlar, suçlular, müritler

Baştan başlayalım dilerseniz.

Devamını Oku
10.10.2025
Yazı yordamı

Her şey bir şeydir, belki de!

Devamını Oku
26.09.2025
Karanlığınız kadarsınız!

Borges, kendi körlüğünden söz ederken şunu diyordu...

Devamını Oku
12.09.2025
‘Ah, bu sessizliği anlat!’

'Nefes almak isteyen okur için...'

Devamını Oku
29.08.2025
Çürümenin göstergeleri

Türkiye’nin bugünkü gerçeği birçok açıdan irdelenmeye değer.

Devamını Oku
15.08.2025
Türkiye’den çürüme manzaraları: (1) Sayın dolandırıcı!

Size hanımefendi ya da beyefendi demeyeceğim çünkü siz bir hırsız, bir dolandırıcısınız!

Devamını Oku
01.08.2025
İroni değil, gerçek!

Bugün size, Anadoluhisarı’ndaki Şeyhülislam Yasincizâde Abdülvehhap Bey Yalısı’nda bir sabah kahvaltısında buluştuğum Ali Rıza Bozkurt ile yaptığımız uzun sohbetten söz etmek istiyorum.

Devamını Oku
18.07.2025
Cicero’nun cesareti var mı?

Lucius Cornelius Sulla dönemi; Roma’nın yozlaşmaya, siyasal erkin de çürümeye başladığı bir dönemdir.

Devamını Oku
04.07.2025
Geleceği kurmak için: Kütüphane

Şunu hemen söyleyeyim ki kütüphanem ile oldukça özel belgeler barındıran arşivimin bazı “açgözlü sahaflar”ın eline düşebileceği düşüncesinden dolayı endişeliyim!

Devamını Oku
20.06.2025
Aydınlanma nerede başladı, değişim nereye kadar?

Köy Enstitüleri bir uyanış hareketiydi. Tarım toplumu olan Türkiye’nin kırsal kalkınmasıyla değişim dönüşüme uğrayabileceğinin ilk hamlelerindendi.

Devamını Oku
06.06.2025
Kendimizi unutmamak için

Annem öldü.

Devamını Oku
23.05.2025
Benim İstanbul çağım

Benim İstanbul çağım

Devamını Oku
09.05.2025
‘Çıkar oyunu’ mu, ‘uzlaşma’ mı?

‘Çıkar oyunu’ mu, ‘uzlaşma’ mı?

Devamını Oku
25.04.2025
Hayal değil, gerçek!

Hayal değil, gerçek!

Devamını Oku
11.04.2025
Sen beni dönüştür

Sen beni dönüştür

Devamını Oku
28.03.2025
‘Milliyetçi Türkiye mi?’ MHP nerede duruyor?

‘Milliyetçi Türkiye mi?’ MHP nerede duruyor?

Devamını Oku
14.03.2025
Görebilseniz eğer...*

Görebilseniz eğer...*

Devamını Oku
25.02.2025
Bir Naomi Klein bakışı: Yeni dünya düzeni ve ikizleşme

Bir Naomi Klein bakışı: Yeni dünya düzeni ve ikizleşme

Devamını Oku
11.02.2025
Çaltıözü’de sabah

Çaltıözü’de sabah

Devamını Oku
28.01.2025
Kendi ‘kör kuyu’larımız

Kendi ‘kör kuyu’larımız

Devamını Oku
14.01.2025
Uğultulu zamanlar

Uğultulu zamanlar

Devamını Oku
31.12.2024
‘İlgilen ve ilişkilen’dir

‘İlgilen ve ilişkilen’dir

Devamını Oku
17.12.2024
‘Sen bana neler öğrettin?’

‘Sen bana neler öğrettin?’

Devamını Oku
03.12.2024
Anlatısız toplum

Anlatısız toplum

Devamını Oku
19.11.2024
‘Karanlık zamanlar’dan geçerken

‘Karanlık zamanlar’dan geçerken

Devamını Oku
05.11.2024
Bahçe, portakal çiçekleri yaseminler

Bahçe, portakal çiçekleri yaseminler

Devamını Oku
22.10.2024
Edebi buluşmaların anlamı

Edebi buluşmaların anlamı

Devamını Oku
08.10.2024
Kötülüğü nerede aramalı?

Kötülüğü nerede aramalı?

Devamını Oku
24.09.2024
Kapitalizmin çirkin yüzü

Kapitalizmin çirkin yüzü

Devamını Oku
10.09.2024