Her şey var Siyah-Beyazlılarda; oyunu ileride kurma, topla oynamada ezici üstünlük, yüksek paslaşma yüzdesi. Fakat ceza alanında etkili olmaya gelince işte o yok. Çünkü rakip savunmayı zor durumda bırakan bitirici paslar yok. Çünkü top çabuk ve organize kullanılamıyor. Çünkü teknik kapasitesi yüksek futbolcusu az Kartal’ın. Bu maçın özelinde Adem ve Dorukhan da çok ileride rakip savunmanın içinde kalıyor. Yine de Beşiktaş sonuçsuz da olsa birkaç pozisyona giriyor ilk yarıda. Mesela daha maçın başında Adem çok müsait pozisyonda buluyor kendini, ne ki top ayağına oturmuyor. Sonra Güven’in bir iki cılız şutu var. Ve kazanılan ardı ardına kornerlerden de bir şey çıkmıyor. Nedeni de korner organizasyonlarının zayıf olması. O kadar kornerden hiç pozisyon çıkmaz mı? Tersine kornerden dönen topla gol yiyor Beşiktaş. Oysa ki Rize o ana kadar sadece rakibi karşılamış ve kontratak kollamış. Ama bir geliyor pir geliyor Rize. Beşiktaş savunmasının arkasına sarkarak ilk ciddi atağında Oğulcan’la skor üstünlüğünü ele geçiriyor. Böylece maça dair tüm istatiksel veriler de alt üst oluyor. Şimdi Beşiktaş’ın işi daha da zor. 2. yarı Oğuzhan’ı çıkarıp yerine Douglas’ı alıyor Abdullah Avcı. Adem ve Dorukhan’ı ortaya çekiyor. Dorukhan’ı forvette oynatmanın anlamı da yoktu zaten. Bu arada açık alan oyuncusu olduğu için verimsiz kalan Boyd’un yerine de N’Koudou oyuna giriyor. Ama N’Koudou da açık alan oyuncusu. Bu arada Rize skor avantajıyla iyice kapanıyor. Vakit harcamalar artıyor. Kaleci bir türlü toptan kopamıyor, yere düşen kalkmıyor. Rizeliler panayır oyuncusu gibi, hakem ise sessiz. Ama Beşiktaş’ın baskısı sonuç veriyor, Vida 53’te skoru eşitliyor. Çünkü sol kanatta Caner-N’Koudou-Adem uyumu etkisini gösteriyor. Daha oynanacak çok dakika var. Var ama Beşiktaş baskısına rağmen galibiyet golüne uzak. Bir kör döğüştür gidiyor. Değişen bir şey olmayınca Beşiktaş sahasında 2 puandan oluyor. Hakemin vakit harcayan Rizelilere değil de Beşiktaşlılara bu kadar kolay kart göstermesi ise ilginç.
Yazarın Son Yazıları
Dünya Kupası’na erken vedanın ardından konuştuklarımıza bir bakın.
En tepeden en dibe düştük.
Futbolda olmazsa olmaz şey fizik kondisyon. Ve tabii ki tempo. Koşacaksın hem de ivmeli koşacaksın. Rakibine karşı hamle üstünlüğünü ancak böyle sağlarsın...
Zaten artık kadroya onu aldın bunu almadın zamanı hiç değil. Tam destek hep destek zamanı. Şans dileme zamanı. Ev sahibi ABD ile aynı gruba düşerek şimdiden şanslıyız aslında. Ama asıl zorluk da yine bu gruptan çıkabilmekte. Hele grup birincisi olarak çıkarsak yolumuz çeyrek finale kadar gidebilir. Hatta gönlüm daha da sonrasına kadar uzanıyor ama orası bende kalsın. Artık şu saatten sonra bizim buralardan yapabileceğimiz tek şey de taa oralara şans sinyalleri göndermek, iyi dileklerde bulunmak olur. Her şey umarım istediğimiz gibi olur...
Şu geçtiğimiz günlerde Türkiye “mutlak butlan” kararıyla öylesine dalgalandı ki adeta başka bir şeyin önemi kalmadı ülkede. Ama yaklaşan Dünya Kupası da vardı.
Beşiktaş’ta hoca arayışı sürüyor.