Dünya daha büyük!

25 Şubat 2018 Pazar

“Biliyor musunuz, vücudumuzda dünya kadar mucize var.” Dr. Mehmet Öz bu tümceyle giriyor söze. Ardından tek tek duyu organlarımızın ne denli mucizevi olduğunu anlatıyor.
Türk Hava Yolları’nın son reklam filminden söz ediyorum. Yayımlandığının ilk haftasında YouTube’da 15 milyonu aşkın insan tarafından izlenmiş. Çekimler güzel, mekânlar, sloganlar, verdiği mesajlar… Başarılı bir reklam. Danimarkalı ödüllü yönetmen Martin Aamund çekmiş. Yine de izlerken rahat durmuyor zihnim. Sanki reklam filmi, daha fazlasını söylemek istiyor da söyleyemiyormuş gibi bir izlenime kapıldım nedense. Zihnim reklamı izlerken, boşlukları doldurmaya başladı.
Mesela gözlerimiz 10 milyon renk tonunu görebiliyor. Bazen tek yapmanız gereken başınızı kaldırıp bakmak” diyor Dr. Öz.
Haklı. Gözlerimiz gerçekten harika. Peki, neden bu kadar körüz!” diye geçiyor içimden. Dünya 6. büyük yok oluş sürecine girdi. O muhteşem gözlerimiz bu gerçeği bir türlü göremiyor. Her yıl binlerce canlı türü yok oluyor. Her bir canlı türünün yok oluşuyla Dr. Öz’ün reklam filminde sözünü ettiği “mucizelerden” birini de yitirmiş oluyoruz. Niye göremiyoruz bu gerçeği?
Şimdi uzayda bir canlı türüne rastlasak ne olur? Dünya bu haberle çalkalanır. Günlerce o tür hakkında haberler okuruz gazetelerde, internette. Peki, dünyada kaç canlı türü yaşıyor? 8 milyon 700 bin diyor uzmanlar. Bilimsel olarak saptanabilenler 2 milyon civarında. Dünyadaki canlıların büyük çoğunluğunu tanımıyoruz bile. Adlarını bile bilmediğiniz kaç canlı türlü her yıl yok oluyor? Dr. Öz, “Bazen tek yapmamız gereken başımızı kaldırıp bakmak” diyor ya, ben de tamamlıyorum: Bazen tek yapmamız gereken, bu dünyayı diğer canlılarla paylaştığımızın bilincine varmak. Bazen tek yapmamız gereken, dünyanın sahibi değil, bir parçası olduğumuzu anlamak. Bazen tek yapmamız gereken bencillikten kurtulmak. Kendi yaşamımızın, doğadaki diğer canlıların yaşamına bağlı olduğunu anlamak, doğaya saygı göstermek. “Kulaklarımız 20 herz’den 20 bin herz’e binlerce ses duyabiliyor” diyor Dr. Öz reklam filminde. O sırada ekranda bir grup dalgıcı balinalarla birlikte yüzerken görüyoruz. Harika bir görüntü. Balinalar muhteşem hayvanlar. Onların aşk şarkılarını dinlediniz mi hiç? YouTube’a bağlanıp dinleyebilirsiniz. Birbirlerinin şarkılarını denizde bin kilometre öteden bile duyabiliyorlarmış balinalar. İnanılmaz. Yazık ki artan deniz trafiği yüzünden artık bu mesafelerden aşk şarkılarını duymak mümkün olmuyormuş. Ama balinaların tek sorunu aşk şarkılarını duyamamak değil. Yaşanan korkunç avcılık.
Ticari amaçlı balina avı 1986 yılında alınan bir kararla dünya çapında yasaklandı. Ancak buna rağmen her yıl irili ufaklı yaklaşık 300 bin balina ve yunus öldürülüyor.
Kulaklarımız iyi duyuyor fakat balinaların yardım çığlıklarını neden duyamıyoruz? Balinaların aşk şarkılarını söylemeye hakları yok mu? Sadece balinalar değil yaşam savaşı veren. Liste epey uzun. Kutup ayıları, dağ gorilleri, orangutanlar, filler, kaplanlar… Türkiye’de Caretta Caretta’lar, Akdeniz fokları...
Dilimiz 100 bin farklı tadı tanıyabiliyormuş. Ekranda deniz ürünlerini güzelce mideye indiren genç bir adam görünüyor. Benimse aklıma “Kırmızı başlıklı kız” hikâyesi geliyor:
- Gözlerin niye bu karar büyük?
- Seni daha iyi görebilmek için.
- Dişlerin neden bu kadar sivri?
- Seni daha iyi yiyebilmek için...
Bedenimizdeki mucizeleri anlattıktan sonra “Harekete geçin, keşfe çıkın” diyor Dr. Öz.
Evet” diyorum içimden, “Bu İklim Değişikliği belasından kurtulabilmek için gerçekten de harekete geçmek gerek. Yoksa çevremizdeki mucizeler bir bir yok olacak. Geriye keşfedilecek mucize kalmayacak!
Reklamda slogana küçük bir ek yapmalıyım: Dünya daha büyük, onu keşfet ve koru!
İkinci slogan: “Dünyaya bakışını genişlet. Sadece sen yaşamıyorsun burada. Anla artık!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Önce Cumhuriyet! 9 Eylül 2018
İklim için ses ver! 2 Eylül 2018
Özel yaşamın sonu mu? 26 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları