İnternet, hayaller ve gerçekler

18 Mart 2018 Pazar

“Bu teknoloji her şeyi değiştirecek” diyordu uzmanlar. Gerçi o yıllarda bu tür tümcelere alışmıştık. Türkiye internetle yeni tanışmıştı.
Bu teknolojilerin sağladığı olanaklar hepimizin gözlerini kamaştırıyordu. Bir yandan teknolojiyi öğrenmeye çalışıyorduk, diğer yandan bu teknolojinin yaşamlarımızı nasıl dönüştürebileceğini tartışıyorduk. İnternet demokrasileri güçlendirecekti. Hatta temsili demokrasinin ardından dünya giderek “doğrudan demokrasiyi” tartışmaya başlayacaktı.
Artık totaliter rejimlere, diktatörlere yer yoktu. İnternet özgürlük getirecekti.
Sansür tümüyle tarihe karışacaktı. Fikir ve ifade özgürlüğü sınırlandırılmayacaktı. Gazeteciler, bir araya gelip kendi web sitelerini kuracaklardı. Yurttaş gazeteciliği yaygınlaşacaktı. İnternet çağında kimse hakikati gölgeleyemeyecekti. Çocuklarımız, zengin-fakir ayrımı olmaksızın aynı kalitede eğitim alabileceklerdi. Türkiye’nin en ücra köşesindeki çocuklarımız bile internet üzerinden Türkiye’deki en iyi hocaların derslerini izleyebileceklerdi. Devlet, Türkiye’nin en iyi öğretmenlerini toplayıp onlara ders anlattıracak, bu anlatımlar videoya çekilecek, Eğitim Bakanlığı’nın sunucularına konacaktı. Her isteyen öğrenci bunları istediği an izleyebilecekti.
Peki, ne oldu? Özgürleştik mi?
Washington merkezli Freedom House (Özgürlük Evi) adlı düşünce kuruluşunun raporlarına bakıyorum. Türkiye bu yıl ilk kez “özgür olmayan” ülkeler arasına girdi. Türkiye, son 10 yılda en büyük düşüşü yaşayan ülke oldu. Peki, dünyanın durumu? Freedom House’a göre dünya genelinde ülkelerin yüzde 45’i “özgür”, yüzde 30’u “kısmen özgür”, yüzde 25’i “özgür değil”.
On yıl önce durum neydi diye merak ediyorum. Dünyadaki ülkelerin yüzde 47’si “özgür”müş. 20 yıl önce yüzde 46’sı özgür.
Görünen o ki dünya 20 yılda daha özgür bir yer olmadı. Aynı dönemde internet hızla ticarileşti. Gelişen teknolojiler insanlara özgürlük sağlamaktan çok “gözetim toplumlarını” ortaya çıkarmaya başladı. Kişisel verilerimiz tehlikede. Özel hayatın gizliliğinde sıkıntılar yaşıyoruz. Büyük tekeller internete yön vermeye başladılar. Web’in geleceği konusunda ciddi kaygılar var.

***

World Wide Web (Dünya Çapında Ağ) geçen hafta, 12 Mart’ta, 29’uncu yaşına bastı. Web’in yaratıcısı Tim Berners-Lee. Web’in 29. yaşı dolayısıyla bir mektup kaleme almış Berners-Lee. Mektupta ilk dikkatimi çeken tümce şu oldu: “Web tehdit altında. Web’in geleceği için mücadele edin.”
Berners-Lee, herkesi internete sahip çıkmaya çağırıyor. “Web herkese açık, ücretsiz ve yaratıcı bir alan olmalıdır.” diyor mektubunda. İnternet erişimi olan insanlar ile olmayanlar arasındaki ayrımın dünyadaki eşitsizlikleri derinleştirdiğini vurguluyor. Bu eşitsizliklerin ciddi bir küresel tehdit haline geldiğini söylüyor. “Web tüm insanlığa hizmet etmelidir” diyor Tim Berners-Lee.

***

İnternete sahip çıkamadık. Çıkamayınca da bugünkü tabloyla karşı karşıya geldik.
Anımsıyorum, 90’larda interneti tartışırken “Bilgi otoyolunun” yol açabileceği sorunlara dikkat çekenler de oldu. Hitler’in İkinci Dünya Savaşı öncesi naziler tarafından “otobanlar fatihi” olarak anıldığını söyleyen bir dostumuz, “Biliyorsunuz” demişti, “Otobanlar toplumları sözüm ona birbirine bağlayacak, barışa hizmet edecekti. O otobanlardan daha sonra tanklar geçti. Ülkeler işgal edildi.” Ben kendi adıma hep internet teknolojilerinin olumlu yanlarına vurgu yapanlar arasında yer aldım.
Ama artık biliyoruz: İnternet dünyanın en muhteşem küresel demokrasisini yaratmak için gerekli teknolojiyi sağlıyor. Diğer yandan en korkunç totaliter sistemleri yaratma kapasitesine de sahip.
Hangisi olacak?
Web’in mucidi Tim Berners-Lee’nin sözleriyle yazıya son verelim: “Web umutlarımızı yansıtmalı, hayallerimizi gerçekleştirmelidir.”


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Önce Cumhuriyet! 9 Eylül 2018
İklim için ses ver! 2 Eylül 2018
Özel yaşamın sonu mu? 26 Ağustos 2018
Çatılar boş mu kalacak? 19 Ağustos 2018