Görevden alınan savcı Muammer Akkaş’ın ikinci dalga yolsuzluk soruşturması kapsamında haklarında “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek” suçlamasıyla çıkardığı gözaltı kararı uygulanmayan işadamları için cemaatin sözcüsü Hüseyin Gülerce, Beyaz TV’de şu nitelemede bulundu:
“Başbakan’a zarar verebilmek için nereden vurmak lazım, nereden vurursak çökertiriz şeklinde bir çalışma yapılmış. Çünkü bakıyorsunuz; Sayın Başbakan’a en yakın insanlar...”
İşte bu “Başbakan’a yakın insanlar” listesindekilere göz atarsak, karşımıza soruşturmanın üstünün örtülmesine gerekçe olabilecek genişlikte ve berekette bir ağ çıkıyor.
Örneğin, M. Latif Topbaş ve Abdullah Tivnikli. Her ikisinin birlikteliği aslında yaklaşık 30 yıla dayanıyor. Uğur Mumcu “Rabıta” kitabında, “Müslüman ülkelerin şeriat ile yönetilmesi”ni amaçlayan Suudi kökenli Rabıta örgütüyle ilintili Albaraka Türk finans kuruluşunun öncülüğünde oluşturulan Bereket Vakfı’ndan söz eder. Topbaş ve Tivnikli işte bu vakfın kurucuları arasındadırlar.
Bu iki ismin, ortak oldukları Akabe İnşaat üzerinden yürüttükleri Halkbank’ın 5 milyon metrekarelik ipotekli arsasının ihalesiz satışına ilişkin bilgileri Çiğdem Toker, geçen hafta köşesinde işlemişti. İşte o Akabe İnşaat, Mumcu’nun 27 yıl önce yazdığı Rabıta kitabında da geçer.
Hak Yatırım
Akabe İnşaat, “Hak Yatırım” tarafından kurulmuş bir şirkettir. AKP kadrolarını yetiştiren MSP’nin bakanlarından Korkut Özal ile dönemin ANAP İstanbul İl Başkanı Eymen Topbaş’ın ortak oldukları Hak Yatırım, Türkiye’de Albaraka Türk’ün öncülüğünü üstlenir.
Öyle anlaşılıyor ki, Latif Topbaş, Akabe İnşaat’ı, amcazadesi Eymen Topbaş’tan devralmış ve işleri büyütmüştür. Bahariye Mensucat, BİM, Albaraka Türk ortaklığı, Bereket Vakfı kurucuları ile ortak işlettiği Bereket İplik derken Forbes’in “en zengin 100 Türk” sıralamasında ilk 13’e girer.
Latif Topbaş ile Tivnikli’nin adları başka iş ilişkilerinde de kesişir. İkili, yakın geçmişte Rusya’nın Batı Hattı’ndan doğalgaz ithal etmek için lisans başvurusunda bulunurlar.
Gelelim Tivnikli’ye... Kemal Kılıçdaroğlu, 2008’de CHP Grup Başkanvekili olarak TBMM’de yaptığı basın toplantılarında onunla ilgili kimi savlar ortaya atar. PTT’nin telefon bölümünün özelleştirilmesinde devreye “gizli ortaklar” girdiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, Tivnikli’ye bu süreç içinde birilerinin “yediemini” olup olmadığını sorar. Tivnikli, bu savları yayımlamamız üzerine gönderdiği açıklamada, “Abdullah Tivnikli ve ailesi şimdiye kadar hiçbir şekilde etik dışı ilişki içinde olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır” der.
Tivnikli’nin adı, geçen günlerde yine bir özelleştirme dolayısıyla gazetelere yansır. Haberlere göre, Dicle Elektrik Dağıtım şirketini satın alan şirketlerin ortağı Tivnikli, yöneticisi olduğu Kuveyt Türk Bankası’ndan tartışmalı bir yöntemle kredi vermiştir. Aynı Kuveyt Türk Bankası’nın, son yolsuzluk operasyonunda tutuklanan Rıza Sarraf’ın paravan şirketler aracılığıyla yaptığı milyarlarca dolar ve Avro’luk para transferlerine aracılık ettiği de gazetelerde yer alır.
Tivnikli ve Latif Topbaş’ın kurucusu olduğu ve “dinsel konularda eğitim için burslar vermek” gibi amaçlar güden Bereket Vakfı’nın bir başka kurucusu da AKP’nin ilk Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’dır. Savcı Akkaş’ın gözaltı listesinde adı bulunan ve Başbakan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile ortak iş yürüttüğü ileri sürülen Suudi işadamı Yasin el Kadı’nın 2001’de Türkiye’deki para ve malları dondurulmuşken; Kemal Unakıtan, Yasin el Kadı ile ilgili soruşturmaları yürüten Maliye müfettişini görevden alır. Unakıtan’ın, Yasin el Kadı’nın ortağı olduğu Al Baraka Türk Yönetim Kurulu’nda görev yaptığını da anımsatalım.
Kalyon Grup
Son soruşturma dosyasında adı geçen bir başka isim olan Kalyon Grup’un ortaklarından Cemal Kalyoncu, Uğur Mumcu’nun kitabında Albaraka Türk’ün öncülüğünü yapan Korkut Özal’ın iş ortağı olarak adı geçen Hasan Kalyoncu’nun kardeşidir. Hasan Kalyoncu, AKP kadrosunun iskeletini oluşturan ve dini örgütlerden oluşan Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı kurucusudur. Aynı zamanda, Recep Tayyip Erdoğan ile Birlik Vakfı’nın da kurucuları arasındadır. Hasan Kalyoncu öldükten sonra grubun başına kardeşi Cemal Kalyoncu geçer. Kalyon Grup, AKP döneminde, Sabah ve ATV’yi alır. Ayrıca birçok büyük ihale kazanır. Bunların arasında; Mecidiyeköy-Mahmutbey metrosu, Taksim’i tanınmaz hale getiren Taksim yayalaştırma projesi, Bakırköy Adliyesi, Mecidiyeköy metrobüs hattı, İstanbul 3. havalimanı ihalesi de vardır.
Kısacası... Siyaset, tarikat, ticaret; yağmur olmuş yağarken bin bereket... İhaleler, ilintiler, ortaklıklar, hele de gizli ortaklıklar dökülürse ortaya; işte o zaman felaket...
Soruşturmadaki ‘Yakın İnsanlar’ Kim?
Yazarın Son Yazıları
Saray’a göre, Venezüella’da bir şeyler yaşanıyor ama kim kime ne yapmış belli değil.
Mutlaka duyumsuyorsunuzdur.
Faşist 12 Mart cuntasının Cumhurbaşkanı General Cevdet Sunay’ın o sözünü bir kez daha anımsayalım önce...
Saray’ın denetim ve gözetiminde yürütülen İmralı ve PKK pazarlığına ilişkin DEM’in hazırladığı rapor, ABD’nin sömürge valisi Tom Barrack’ın Türkiye’nin başına geçirmek istediği çuvalın çuvaldızı niteliğini taşıyor.
Milyonların acısına neden olan ABD işgali sonrası Irak’ta bir Amerikan mandası kuran feodal aşiret reisi Mesut Barzani’nin Şırnak’ta devlet töreni ile karşılandığını biliyoruz.
Ülkenin batısında belediye başkanlarından gazetecilere kadar birçok kişi cezaevlerine atılmışken doğusunda çok düşündürücü gelişmeler oluyor.
CHP’deki kimileri dahil, herkesin dilinde bir “eşit yurttaşlık” sözüdür, gidiyor.
Öcalan’ı “önder” diye niteleyen MHP lideri Devlet Bahçeli, gerekirse tek başına İmralı’ya gitme peşinde olduğunu belirterek kendince bir ısrar içinde.
Futboldaki bahis bataklığına yönelik operasyonlarda eski Kasımpaşaspor Başkanı Mehmet Fatih Saraç ifadesi alınıp hemen birkaç saat sonra serbest bırakıldı.
Saray’ın şahin takımından Mehmet Uçum, “Türkiye’nin bekası olan Cumhur İttifakı ile oynamayın, tutmaz” diyor. Cumhur İttifakı milliymiş, dahası kurucu ittifakmış.
Bu ülke çok sıkıyönetim gördü, ancak sivil sıkıyönetimi ilk kez yaşıyor.
Kıbrıs’ı Çürütme Göstergesi
Dünya sömürgenlerinin, Ortadoğu’da kirli-kanlı oyunları hiç bitmez.
Nereye varacaklar böyle?
Hanedan jetinde gezen uçan gazeteciler vardır; soru soramazlar; belleri, boyunları bükük tutanak tutarlar.
Özgür Özel, CHP’nin içini karıştırmaya yönelik kararı veren İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi yargıcı için ne demişti?
Şekspir’in Hamlet’indeki ünlü “Çürümüş bir şeyler var Danimarka Krallığı’nda” repliğini alıp bugüne getirin Türkiye’nin başına koyun, cuk oturur.
Sattılar savdılar, perişan ettikleri ülke ekonomisine para bulabilmek için halen satmaya da devam ediyorlar.
12 Eylül 1980, yurt, can ve demokrasi kırımının günüdür.
O fotoğrafları içime sindiremiyorum.
Cumhuriyetin ölüm kalım mücadelesi
Süreç dedikleri şeyi başlatan MHP lideri, pazarlık yapılmadığını söylüyor, ancak öbür yana bakıldığında durum hiç de öyle gözükmüyor.
Epeydir bir Karagöz-Hacivat oyunu içindeydik.
Odak, sevgisizlik sözcüğünde.
Türkiye bir çukur içinde debeleniyor.
Üniter yapı ile dertleri var. Ulus ve yurttaşlık tanımıyla didişiyorlar.
Anayasa değişikliği istekleri, uygar Cumhuriyeti kurmuş CHP’ye yönelen baskılar, İmralı’daki ile pazarlıklar...
Bize barıştan ve kardeşlikten söz edenlere bakınca İmralı’dakinin PKK’yi hangi koşullarda kurduğunu anımsamak gerekiyor.
Bir yanda terör örgütünün üç beş silahı teslim etme törenleri düzenlenirken diğer yanda İmralı’daki büyük büyük konuşmalar yapıyor, “komünalist yoldaşlık hareketi”nin son aşamasını açıklıyor!
Ankara’daki yüksek gerilim, Türkiye’yi sonu belirsiz bir siyasi ve sosyal ortama sürüklüyor.
Yinelemeye gerek yok: Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasından bu yana, Saray iktidarının pekiştirilmesine, dolayısıyla ülkenin dünya egemenlerinin sözünden çıkmayan bir tek belirleyici tarafından yönetilmesini sağlamaya yönelik gelişmeler yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz.
Mehmet Uçum, Türkiye’de siyaseten yaşanan kurguların ardında yer alan Saray’daki şahin takımının başı olarak nitelendiriliyor.
Abdülhamit dönemine benzer istibdat jurnalciliğine soyunan başdanışman Oktay Saral’ın son açıklamaları, Saray’da solunan havayı özetliyor.
Devlet Bahçeli, “Bir kurucu anayasa anlayışı içerisinde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğu kabullenilmelidir” diyor.
Cumhuriyet okuru bilinçlidir, ufukludur, kül yutmaz...
Beklenen oldu: Saray’ın yeniden seçilme uğruna CHP’ye boyun eğdirmek, diz çöktürmek için kurguladığı “iç kavga” çıkarmaya yönelik senaryosu çerçevesinde, Özgür Özel’in CHP genel başkanı seçildiği kurultay hakkında dava açıldı.
Yaşananların tek bir nedeni, anlamı, gerekçesi var: Saray’daki AKP’li, Saray’ından kesinlikle ayrılmak istemiyor.
“Türkiye Yüzyılı”, Cumhuriyetin 100. yılında, Saray’ın propaganda bakanlığının 1923 Devrimi’ni sözüm ona yok saymak için türettiği bir söz.
Siyasi dinciler, etnikçi Turancılar ve etnikçi ayrılıkçılar, Türkiye’yi bir “sayım, suyum yok” mızıkçılığına doğru sürüklüyorlar.
Tüm dünyaya bağımsızlık savaşının nasıl verileceğini göstermiş, ortaçağda donmuş kalmış bir toplumun nasıl uygar bir ulusa dönüşebileceğini kanıtlamış, yaptığı atılımla dünya devrimler tarihine geçmiş Türkiye Cumhuriyeti’nin yazgısına bir bakın: