İnşaat sektöründe sıfır risk!

13 Mayıs 2022 Cuma

Kakao krizi, bitter çikolata yokluğundan başlayarak minnacık Mikronezya’nın zaten gıcırdayarak dönen ekonomi çarkını hepten durdurmak üzereydi. 

Muktedir Makropiç, Betonit Sarayı’nda artık rahat uyuyamıyor, ekstrafor sistol ve ytong kardi ritmiyle çarpan kalbi, zaten istim üstünde seyreden sinir sistemini sık sık manik ataklara gark ediyordu. 

Eskiden, uykusunun kaçtığı geceler Betonit Sarayı’nın penceresinden egzotik ormanlarla kaplıyken üstüne kimsenin geçmediği yollar, altına iki tünel kazdırıp tepesine de “Eyy Yolcu! Geçmediğin bu yolları beton görme, iyi tanı, düşün altında yatan yolcu garantili ihale paranı!” yazdırdığı Kel Tepe’ye bakıp sakinleşirdi. Şimdi tam tersi oluyor, Kel Tepe’nin görüntüsü kutsal ruhunda ajitasyon yaratıyor ve şahsi uzuvlarında hart hart kaşınma isteği uyandırıyordu. 

Çünkü kakao krizi, sonunda inşaat sektörünü de vurmuş, beton karıcılar neredeyse durmuştu. Oysa beton olmadan Yol Partisi, Yol Partisi olmadan ihale rantı, rant olmadan yozdaşlık, yozdaşlık olmadan yoldaşlık, yoldaşlık olmadan Muktedir Makropiç yok demekti!

Ne yapıp edip beton, yani inşaat, yani rant mekanizmasını yeniden çalıştırmak zorundaydı. Yol yapılacak yer mi kalmadı? O da yolların üzerine toplu konut yaptırırdı!  

Ertesi gün Şeş Taahhüt Kumpanyası’nın en güvendiği üç müteahhidini Saray’a çağırıp kararını açıkladı: 

“Konut inşa edin!”

Şeşli kumpanyanın soyu bücür, sopu büyük müteahhidi Cenabet Cenginski, bir iki yutkunup: “Çimentoyu nereden bulacağız, ulu çobanım?” diye sormaya cesaret etti. 

Muktedir Makropiç hırladı: “O senin sorunun! Import export edecek pudraşekeri nasıl buluyorsan, çimento da bulacaksın!”

Ötekiler mesajı almıştı. Pudraşekeri falan karşılığında biri demir, öteki de tuğla bulacaktı.

Zaten yarısı çökmüş yolların üzerinde çok geçmeden ilk toplu konut binası yükseldi. Tam Muktedir Makropiç’in kurdele keseceği açılış için hazırlıklar başlamıştı ki bina paldır küldür çökmesin mi?

Üç müteahhit, koşa koşa enkazın başına gittiler. 

Mikron Mikropiç “Oyy tuğlalarım! Onca pudraşekeri ödediğim tuğlalar ziyan!” diye dövünüyor; Iron Tupovski “Demirlerim, hurda tüplerden çıkardığım demirler gitti!” diye feryat ediyordu.

Cenabet Cenginski yozdaşlarına acıyarak bakıp, başını bilgece salladı: “İyi ki çimento koymamışım. Yoksa ben de zarar edecektim!” 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

İki Adnan’a bir Mehdi 22 Mayıs 2022
Don paça, gazeteci! 21 Mayıs 2022