Fethiye’de dönen dalavere
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Fethiye’de dönen dalavere

11.07.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir önceki yazımda Ölüdeniz’in nasıl parsel parsel satıldığını anlatmıştım. Tek bir işletme büfe ruhsatıyla yaklaşık 1300 metrekare restoran açıldığını yazmıştım.

Günlük 8 milyon lira hasılatı var diye Ölüdeniz’in nasıl halka kapatıldığını, eski Ülkü Ocakları başkanları arasında nasıl gidip geldiğini anlatmıştım. 

Halka ait plajların tek tek nasıl satıldığını anlatacağım. 

Bu kez Fethiye’deki Babadağ ve Sümbeki Burnu ile devam ediyorum. Babadağ bugün ülkemizin en fazla yamaç paraşütü atlayışı yapılan alanı olma özelliğine sahip. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, Fethiye Orman İşletme Müdürlüğü, Fethiye Orman İşletme Şefliği sınırları içinde, Babadağ mevkisinde bulunan Babadağ B Tipi Mesire Yeri; Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün izniyle tescil edilmiş.

Babadağ B Tipi Mesire Yeri’nin bulunduğu ormanlık alan Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile “Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan edilmiş. 

Turizmin bugünkü kadar yoğun olmadığı yıllarda, Babadağ’ı Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası’ndan önce, Muğla Valiliği İl Özel İdaresi’nin yüzde 75 hissesine sahip olduğu Muğla El Sanatları (MELSA) şirketi, ondan önce de Cengiz İnşaat işletmiş.

Uzun uzun anlatmayayım.

2011 yılından bu yana hisselerinin yüzde 99’u Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası’na ve yüzde 1’i Ölüdeniz Turizmi Geliştirme Kooperatifi’ne ait Fethiye Güç Birliği şirketini (FGB) kurmuş. Amaç bugün var olan teleferiği yapmak. Kâr amacı gütmeyen şirket, gelirlerinin yüzde 70’ini eğitime, yüzde 30’unu ise ilçenin tanıtımına harcamakla yükümlüydü. Kuruluşunun ertesi günü (!) FGB, tüm Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası üyelerini temsilen, dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı’na bağlı Özel Çevre Koruma Kurumu’nun açtığı “Babadağ mesire yerinin ve Hava Sporları Merkezi’nin işletilmesi” ihalesine katıldı. 17 Haziran 2011’deki ihaleyi kazandı. 

Bir protokolle tüm yamaç paraşütü vb. turistik etkinlikler FGB’ye devredildi. Protokole göre Babadağ’a beş yıl içinde 10 milyon liranın üzerinde yatırım yapılırsa süresinin 29 yıla uzayacağı yazıyordu. Zaman içinde Babadağ’a ciddi bir yatırımcı bulamayan FGB’ye, yaşadığı zaman kaybını telafi edebilmesi amacıyla sözleşme bitiş tarihinden itibaren bir yıl süre uzatımı yapılmış. Üstlendiği projeyi tamamlamak için finansal zorluk yaşayan FGB, elde ettiği imtiyazı kaybetmemek için projeyi üçüncü taraf bir girişimciye ihale etmek zorunda kalmış. 30 milyon dolar değerinde olduğu açıklanan proje için Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı’ndan da görüş alınmak suretiyle ihaleye çıkılmış. İhaleyi en yüksek teklifi vererek kazanan KIRTUR ile FGB arasında anlaşma imzalanmış. Yani FGB, 2017’da Babadağ mesire yerinin işletmesini, teleferik projesi ihalesini KIRTUR’a vermiş. KIRTUR ile Fethiye Ticaret Odası’nın hâkim ortağı olduğu FGB şirketi arasında “yap, işlet ve gelirden pay öde” modeliyle kiralama sözleşmesi yapılmış. 

Al gülüm ver gülüm derken KIRTUR, 2040’a kadar Fethiye-Babadağ mesire yerinin tek işletmecisi olmaya hak kazanmış. Günün sonunda teleferik projesinin temeli atılırken projenin ruhsatı bile çıkartılmamış. Bakan yardımcıları ve bürokratların katılımıyla yapılacak olan temel atma töreni, tesisin ruhsatsız olduğunun basına yansımasının ardından, hava şartları gerekçe gösterilerek Babadağ’dan Fethiye’ye alınmıştı. 

RUHSATTAN MUAF

Dahası teleferik kalkış istasyonu binası ise tümüyle ruhsatsız olup “ruhsattan muaf” diye bir yazı getirilerek Ölüdeniz’in kalbine çakılmış. 

KIRTUR’un işletmeye başladığı teleferik ve telesiyej hattı Babadağ’ın 2200 metre zirvesine uzanıyor. Zirveye çıkıp uçuş yapmak isteyen yamaç paraşütçüleri ya da doğayı seyretmek isteyenler daha önce minibüslerle zorlu bir yolculuğu göze alarak zirveye çıkabiliyorlardı. Şimdi daha konforlu bir şekilde ama ancak yüksek fiyatlar ödeyerek çıkabiliyorlar. Minibüsle zirveye çıkmak hâlâ mümkün. Ancak bu kez uçuş yapılacak olan pist ile KIRTUR’un yaptığı otopark arasında 2 kilometre yürüme mesafesi bulunuyor. Daha önceden böyle değildi. Minibüsler uçuş pistinin hemen yanına kadar ulaşıyordu. Şimdiki uygulama yamaç paraşütçülerini zorluyor. Çünkü onlarca kiloluk ağırlıklarla ve uçuş yaptıracakları genç, yaşlı müşterileriyle 2 kilometreyi yürümek zor bir süreç.

Bitireyim.

Kısa bir süre sonra Ölüdeniz bölgesinde güçlü bir yamaç paraşütü şirketi kuracağı da konuşulan KIRTUR’un kuracağı bu şirketin bölgede uçuş yaptıran 450 kadar paraşüt pilotunu ve eğitmenleri bünyesine katarak diğer küçük işletmeleri zora sokabileceği, KIRTUR’un bölgedeki yamaç paraşütü sektörünü de tamamen tekeline alabileceği dillendiriliyor.

Hatta bölge sakinleri ve meslektaşlarımın iddiasına göre Şimdi de Ölüdeniz’deki Belcekız plajına KIRTUR tarafından bir çevre düzenlemesi yapılmaya hazırlanıldığı konuşuluyor. Bu çevre düzenlemesi sonrasında plaja girişin ücretli olacağı ve hatta Babadağ’dan uçan yamaç paraşütlerinin ineceği alanın da kirayla kullandırılacağı iddia ediliyor. Böylece Babadağ’a KIRTUR’un teleferikleri ile çıkmaya zorlanan yamaç paraşütçüleri iniş için de KIRTUR’a ayrı bir bedel ödeyecekler.

Esas içimi acıtan ne biliyor musunuz?

Bunca dalavereye girilirken şu memlekette hiçbir bürokrat hiçbir iktidar sahibi de Babadağ’ı milli park ilan edip girişleri yabancı turistlere ücretli yerli turistlere ücretsiz yapalım demiyor.

Yazarın Son Yazıları

Doruk Madencilik işçileri ve Latin Amerika benzerliği

Birazdan anlatacaklarım tekil bir “işçi emekçi mağduriyeti” değil; Türkiye’de özelleştirme politikalarının, denetim mekanizmalarının ve siyasal himaye ilişkilerinin nasıl iç içe geçtiğinin çarpıcı bir özeti.

Devamını Oku
28.04.2026
Gaziantep’teki ihaleye şaşırdık mı?

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı, özellikle de ihale süreçleri, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Adalet bir gün herkese lazım olacak

Ankara’da Mansur Yavaş’a yönelik İçişleri Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmesi siyaset koridorlarını hareketlendirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Maraş saldırısı ve Horváth’ın kitabı

Neyi nasıl koruyacağımızı artık bilmiyoruz.

Devamını Oku
18.04.2026
Anemurium antik kentinde beton tehdidi

Anemurium antik kentini bilir misiniz?

Devamını Oku
14.04.2026
Belediyelere operasyonlar ve kumpas kültürü

Çok enteresan bir dönemden geçiyoruz.

Devamını Oku
11.04.2026
Akbelen, Tisan, Belgrad Ormanı: Tarafınızı seçin

Ülkedeki gündem her dakika değişiyor.

Devamını Oku
07.04.2026
İBB davasında dekont olayı

Bazen trajikomik olayların memleketin durumunu daha güzel anlattığını düşünüyorum.

Devamını Oku
04.04.2026
Sahte diplomada kritik isim

Sahte diploma operasyonlarını hatırlıyorsunuz değil mi?

Devamını Oku
31.03.2026
Beykoz’daki milyon metrekarelik orman arazisi

Siyasilerin “yeşil”e olan duyarlılığı, sanmayın ki doğanın yeşiline karşı.

Devamını Oku
28.03.2026
Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025