Sandalyemizi isteriz... Tabure de olur!
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Sandalyemizi isteriz... Tabure de olur!

15.04.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İç politikadaki gelişmeler dış politikayı ister istemez ikinci plana itiyor. Geçen hafta hem Türkiye’nin uluslararası alandaki durumu hem iktidarın tutumu açısından ilginç olaylar yaşandı.

Antalya Diplomasi Forumu’nun açılış konuşmasını yapan Erdoğan, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiyesiz büyüyemeyeceğini vurguladı. Türkiye’nin Avrupa’nın savunma mimarisinde önemli rol üstlenebileceğini tekrarladı, devam etti:

“Tam üyelik sandalyemizi verin!”

Erdoğan’ın bu sözleri bizi ister istemez AKP iktidarının ilk yıllarına götürdü. AKP’nin özellikle uluslararası kabul görmesinde en önemli etkenlerden biri AB’ye tam üyeliği önceleyen, bunun için gerekli reformları yapmak üzere heyecanla iktidara gelmeyi isteyen bir fotoğraf vermesiydi. AB temsilcileri, AKP’yi bu bağlamda “reform hükümeti” olarak algılamıştı.

Bu algıda CHP’nin de AB’ye tam üyeliği desteklemesi, bunun için gerekli yasaların Meclis’ten çıkmasına evet demesi de etkendi.

Toplumun yüzde 70’i AB’ye tam üyeliği istiyor, önemli bir dilimi de bunun görünür gelecekte gerçekleşebileceğini düşünüyordu.

***

Ancak süreç öyle işlemedi. AKP, “AB istiyor” başlığı altında Türkiye’de partisinin iktidarını sağlamlaştıracak yasaları çıkardı. AB’den bu amaçla elde edebileceklerinin bittiğini görünce yolları ayırdı.

Konunun ayrıntıları, köşe yazısına sığmaz. Geçelim...

Erdoğan döndü dolaştı, ekonomiden siyasete bir nebze düzlüğe çıkmanın başlıca yolunun AB katında kabul görmek olduğunu anladı. Şimdi, AB’den tam üyelik sandalyesi istiyor! Bunu isterken de savunma mimarisini kalkan olarak kullanıyor.

Bunun Türkçesi şu:

Sizin jandarmanız olalım, yeter ki ekonomide biraz rahatlayalım, iktidarımızı perçinleyelim!

Bu yorumun devamı şöyle de gelebilir:

Sandalye olmazsa tabure de olur!

Bunun arkasından “Ne kadar tabur, o kadar tabure” gibi bir kara mizah anlatımına girmeyelim. Ancak gerek Erdoğan’ın gerekse Hakan Fidan’ın son dönemde dile getirdikleri bu istem hiç de Türkiye’nin kuruluş değerleriyle örtüşen bir durum değil.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Milletler Cemiyeti kurulduğunda dönemin egemen devletleri Türkiye’yi davet etmediler. Atatürk’ün çevresindekiler buna bozuldular, “Paşam biz de başvuralım” dediler. Atatürk’ün uluslararası meşruiyete verdiği önemi biliyorlardı. Atatürk, “Hayır” dedi, “Davet gelirse değerlendiririz”.

Yıllarca davet gelmedi. Atatürk de arada fırsat yaratıp “Bizi de alsanıza” demedi. 1 Temmuz 1932’de 29 üye ülkenin tamamının imzalı çağrısıyla Milletler Cemiyeti’ne davet edildi. Türkiye Cumhuriyeti bu daveti kabul etti, üye oldu.

***

Türkiye’nin uluslararası alandaki genel kabulünde hâlâ aslan payı kuruluş değerlerinindir, Mustafa Kemal Atatürk’ündür.

Geçen hafta Ankara’nın konuklarından biri Endonezya Cumhurbaşkanı Subianto idi. TBMM’de konuşma yaptı. Dedi ki:

“Türk tarihi bana ilham veriyor. Bizler için Türkiye, Osmanlı’nın devamıdır. Gençken idolüm, hayranlık duyduğum biri vardı. Benim kahramanım Mustafa Kemal Atatürk’tü. Fatih Sultan Mehmet de kahramanlarımdan biriydi. Cakarta’ya gelirseniz, evimde ve ofisimde Atatürk’ün heykeli var. Atatürk cesaretin temsilcisidir.”

TRT, bu konuşmanın sadece Osmanlı cümlesini yayımladı! Tam da AKP’nin siyasetini yansıtacak şekilde. Ancak ne yaparsanız yapın Atatürk yine karşınıza çıkıyor, dersini veriyor!

Erdoğan-Fidan Antalya’da dünya devleti olduk havası atarken tam karşısında Kıbrıs’ta Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan yeni açtıkları büyükelçilikte misafir ağırlıyordu.

KKTC’de değil...

Kıbrıs Rum kesiminde!

Yazarın Son Yazıları

İran ni-Çin hedef?

Haziran 2025’teki 12 günlük İranİsrail (ABD) savaşından sonra bu kez doğrudan ABD-İran savaşı gündemde.

Devamını Oku
21.02.2026
Meclis’ten Meclis’e tavsiyeler!

TBMM çatısı altında ama TBMM’nin genel işleyişi dışında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını tamamladı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP’nin yüzde 60’lık potansiyeli!

İktidarın elindeki tek seçenek şu: Seçeneğini yok etmek, en azından aşağı çekmek!

Devamını Oku
18.02.2026
Münih meydan savaşı!

62. Münih Güvenlik Konferansı bu yıl sözcüğün tam anlamıyla “güvensizlik” konferansına dönüştü!

Devamını Oku
17.02.2026
Milli ekonomi!

7-8 Şubat’ta Viyana’da 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’ne katıldık.

Devamını Oku
14.02.2026
CHP’nin tek seçeneği!

Dün yayımlanan yazımızı gazetelerin zaman akışı gereği önceki gün akşam saatlerinde kaleme almıştık.

Devamını Oku
12.02.2026
Bütün duygularla CHP!

Dün uzunca bir aradan sonra CHP grup toplantısını izlemek için Meclis’e gittik.

Devamını Oku
11.02.2026
Transfer saldırısı!

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa etmesine giden süreç, büyük bir ayıbın içindeyken suçlayarak istifa etme şekli, hemen sonrasında düştüğü durum, her şeyiyle vahim bir çürümeyi gözler önüne seriyor.

Devamını Oku
10.02.2026
O ilk üç gün!

6 Şubat depreminin üzerinden üç yıl geçti.

Devamını Oku
07.02.2026
Emekli Gabar’dı!

Nasrettin Hoca’nın borçlarını ödemek için alacaklısına önerdiği formül malum...

Devamını Oku
05.02.2026
Epstein küre-selleşmesi!

Dünya gündemine oturan Epstein belgeleri bütün “pisliklerin” açığa çıkmasını mı sağlıyor yoksa bu “pislikler” üzerinden başka düzenler mi kuruluyor?

Devamını Oku
04.02.2026
İran’da hedef: Rejim değil, yöneticiler!

Venezuela’daki Trump usulü değişiklikten sonra gözler İran’da!

Devamını Oku
03.02.2026
Prof. Aksoy ve ADD...

Bugün Prof. Dr. Muammer Aksoy’un öldürülüşünün 36. yıldönümü.

Devamını Oku
31.01.2026
Oya Tekin anlatıyor!

Silivri Cezaevi’nden çıkmak kadar girmek de zor!

Devamını Oku
29.01.2026
Yeni bir dünya kurulur!

ABD Başkanı Trump’ın sadece dünyanın değil, kendi ülkesinin dengelerini de değiştiren, ucu açık bir “yeni dünya düzensizliği” denemesinin içindeyiz.

Devamını Oku
28.01.2026
Soğuk denizlere çıkış!

Grönland, Trump’ın ileri geri, yer yer magazin konusu olan çıkışlarından çok daha öte bir anlam ifade ediyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Korkak bin kez... Cesur bir kez ölür!

Başlık Uğur Mumcu’nun yeri geldikçe kullandığı, bir bakıma “yaşam felsefesi” edindiği tanımlamalardan biri!

Devamını Oku
24.01.2026
Dünden geleceğe Suriye!

Suriye’de SDG ile Şam, daha önce yapmış olduğu anlaşmadan sonra bir anlaşma daha yaptı!

Devamını Oku
22.01.2026
Zeydan Karalar’ın kardeşleri!

27 Ocak Adana’da “özgürlük” beklentisinin miladı olmuş.

Devamını Oku
21.01.2026
Oyun yeniden kuruluyor!

18 Ocak Pazar Suriye’deki dalgalanmalar açısından yeni bir milat oldu.

Devamını Oku
20.01.2026
İmamoğlu, kazanacağı erken fark edilince tutuklandı!

İkti-dardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) kurucularından, partide, Meclis’te, hükümette sorumluluklar almış Bülent Arınç’ın 13 Ocak’ta Sözcü TV’ye verdiği röportaj, 4-5 manşet barındıracak kadar doluydu.

Devamını Oku
17.01.2026
Yavaş’a saldırının suyu çıktı!

Şu üç sorun yerel-genel iktidar işbirliği yapmadan kalıcı çözüme kavuşturulamaz: Deprem, kuraklık, orman yangınları!

Devamını Oku
15.01.2026
ABD Trump’la aslına dönüyor!

Her sabah güne iki soruya yanıt arayarak başlıyoruz...

Devamını Oku
14.01.2026
İBB 2026’ya sıfır borçla giriyor!

7 Ocak Çarşamba günü Ekrem İmamoğlu ile Silivri’deki görüşmemizin ana konusu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2026 yılı bütçesiydi.

Devamını Oku
13.01.2026
Adana’dan Silivri’ye!

Çarşamba Silivri’deydik, bugün Adana’dayız!

Devamını Oku
10.01.2026
AKP transfer-fer arıyor!

AKP, emekliye zam oranını artıramayınca Meclis’teki temsil oranını artırmak için harekete geçti.

Devamını Oku
08.01.2026
Kontrolsüz güç, güç değildir!

Başlık klasikleşmiş bir anlatım.

Devamını Oku
07.01.2026
Dünya söyleniyor, Trump eğleniyor!

ABD’nin Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu eşiyle birlikte New York’a kaldırması, dağa kaldırmaktan daha kaba bir operasyon!

Devamını Oku
06.01.2026
İran’da çarşı karıştı!

Yeri geldikçe vurguluyoruz, Türkiye dünya ile komşu!

Devamını Oku
03.01.2026
2026: Çoktan seçmeli!

Halının altı o kadar çok yükseldi ki 2026’yı zor görüyoruz!

Devamını Oku
01.01.2026
2025’te yitenler!

2025’in son gününde, geçen 365 güne bakınca hayıflanmadan edemiyoruz...

Devamını Oku
31.12.2025
Topraklarımızda 10 bini aşkın IŞİD’li!

Yılın son pazartesi gündemini tahmin etmek zor değildi.

Devamını Oku
30.12.2025
Çöp bidonu sofra olmuşsa...

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın 9 Aralık’ta TBMM’de mülakat eleştirileri yöneltip “Utanmıyor musunuz” sorusuna AKP’li mevkidaşının yanıtı şu olmuştu...

Devamını Oku
27.12.2025
Kevgir kubbe!

Libya Genelkurmay Başkanı Muhammet Ali el Haddad’ın Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaretten sonra ülkesine dönerken uçağının düşmesi sonucu heyetiyle birlikte ölümü, pek çok soru işaretinin doğumuna neden oldu.

Devamını Oku
25.12.2025
Kırılma-karılma süreci!

2025, 2026’ya hayli karışık, yeniden biçimlenmelere açık, seçenekleri bol bir siyasal gündem devrediyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Gündeme uyuşturucu verdiler!

Toplumda ciddi sarsıntı yaratan operasyonlar için sık kullanılan cümlelerden biri şudur: Zamanlama manidar!

Devamını Oku
23.12.2025
Utanmazlar!

9 Aralık’ta TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “ayrıcalıklı” işe girenleri sıraladı.

Devamını Oku
20.12.2025
Taht oyunları!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, son günlerde bazen konuşmuyor!

Devamını Oku
18.12.2025
Gülşah Durbay’ın bıraktığı iz...

Ne zaman, zamansız bir ölüm haberi alsam aklıma ilk Yunus Emre’nin dörtlüğü gelir...

Devamını Oku
17.12.2025
Denetim elemanları...

Gündemde asgari ücret var.

Devamını Oku
16.12.2025