Sinan Oğan olayı
Nilgün Cerrahoğlu
Son Köşe Yazıları

Sinan Oğan olayı

21.05.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Oğan, BBC Türkçe’ye verdiği röportajda, “İki tarafla da görüşecek misiniz?” -“Pazarlık edecek misiniz?” olarak da okuyabilirsiniz!- sorusuna, “Neden görüşmeyelim? Demokratik bir ülkedeyiz ve siyaset konuşarak yapılan bir şey” yanıtını verdi. 

Sinan Oğan yanılıyor. 

Siyaset sadece “ağzı olanın konuşması” değil, bir çizgi, bir duruş, bir yol haritası demektir.

Demokrasi keza gene her aktörle görüşüp konuşmak değil, kiminle konuşup, kiminle konuşmayacağınızı bilmek ve size teveccüh gösterenlere tercihlerinizi açık, net, hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ilan etmektir. 

Taraflardan biri hele HÜDA PAR gibi Atatürk Cumhuriyeti’nin Meclis yeminine dahi tahammülsüzlük gösteren unsurlar barındıran bir kesim ise “eşit mesafe” tavır alamazsınız.  

Temsil ettiğiniz ittifakın adı Atatürk’e doğrudan gönderme yapan bir ATA İttifakı ise ve “Atatürkçülük” savunduğunuz ideolojinin markası ise “kadınları sahiplendirmekten” söz eden bir partiyi Meclis’e sokan ittifakın yanından -hele bir kız babasıysanız- geçmezsiniz.

“Canım Meclis’e girmişler bir kere! Hiç olmazsa bakan olmasınlar” anlamına gelen ifadelerden imtina edersiniz. 

“Göçmenleri geri yollamayı” önceliyorsanız ve varlık nedeni de bu olan partilerle özdeşleşiyorsanız, ülkemizi göçmen deposuna dönüştüren güçlerle pazarlık yapmazsınız. 

Kilit sözcük işte bu: “Pazarlık”. 

Türkiye’de pazarlığa açık olmayan tek kırmızı çizgi ve mevzu yok gibi.  

Konu güç ve iktidar paylaşımına geldiğinde, her şey icabında masaya konuluyor ve kırmızı çizgiler beyaza yakın uçuk pembeye bürünüyor. 

“Tabii ki bedavadan ortak olmayacağız. Bakanlıklar gibi taleplerimiz olacak. Anlaşırsak hükümetin içinde olacağız”la açılan, “Cumhurbaşkanı yardımcısı olabilecekken neden bakan olayım?”a doğru yol alan ve el artıran bir uslüpla karşı karşıyayız.

Oğan’ın ilk tur öncesi ve sonrasında yaptığı bu talihsiz açıklamaları izlerken, Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Oğan gibi 3. sıraya yerleşen Jean Luc Mélenchon’u hatırladım. 

LE PEN’E TEK OY YOK!

Mélenchon yüzde 5 gibi mütevazı bir oranla değil, üstelik yüzde 22 ile ilk turu ıskalamış ve yüzde 23 ile 2. tura kalan aşırı sağcı Le Pen’e yarışı tek puanla kaybetmişti. 

O tek puan farkı Mélenchon almış olsaydı, 2022 Nisan’ındaki seçimlerin 2. turu Macron-Le Pen arasında değil, Macron ile Fransız solunun hegemon gücü Mélenchon’un “Boyun Eğmeyen Fransa” hareketi arasında geçecekti.

Küçük bir farkla 2. turu kaçıran Mélenchon, sonuç açıklanır açıklanmaz önce “yenilgiye sahip çıkan” vakur bir konuşma yaptı.  

“Düş kırıklığının yakıcılığından” söz eden 70’lik lider, “Aynı zamanda” dedi, “Gururumuzu kim gizleyebilir? Biz olmasaydık (cumhuriyet değerleri ve demokrasimizden) geriye ne kalırdı?”

Seçmenlerin öz saygısını hesaba katan bu özlü ifadelerin ardından lider, 2. tur için çok kısa ve net bir duruş ortaya koydu: “Aşırı sağ Le Pen’e verilecek tek bir oyumuz yoktur!” 

Kime oy verecekleri üzerinde olmasa da Mélenchon, seçmenlerini kime oy vermeyecekleri konusunda çok net aydınlattı.

Bir-iki-üç-beş gün sonra değil. Hemen. İlk tur sonuçları açıklanır açıklanmaz... 

Mélenchon’un aklından bir an dahi; “Hem Le Pen’le hem Macron’la müzakereye oturalım bir, bakarız!” tereddüdü geçmedi. 

Seçmenlerin “O mu, bu mu?” ikilemi yaşamaması adına, ivedi biçimde yönlendirilmesi önemliydi.

Mélenchon’cularla, Le Pen’ciler arasında küreselcilik, AB ve NATO karşıtlığı gibi çok tayin edici konularda geçişkenlik ve özdeşlik olmasına rağmen Mélenchon olabilecek en kalın çizgilerle Le Pen’e set çekmeyi bildi. 

Niye?

Çünkü Fransız lider demokratik kazanımları yaşamsal görüyor ve Le Pen’i damardan “faşist” sıfatıyla nitelendirmekten de kaçınmıyor.  

‘POST-GERÇEK’ KAMPANYA

Bu satırları yazarken cumhurbaşkanının

gençlere yazdığı son Twitter mesajı ekrana düştü.

“21 yıl boyunca kimsenin hayat tarzına müdahale etmedik” diyor cumhurbaşkanı: “Kimsenin bir başkasının kılık kıyafetine, düşünce tarzına, beklentilerine, beğenilerine karışmasına izin vermedik... Fikirlerinizi rahatça ifade edebilmeniz, gençliğinizi özgüven ve doyasıya yaşayabilmeniz için var gücümüzle çalıştık” diyerek devam ediyor.

Bu başlı başına bir yazı konusu olur ama sadece Wikipedia’da “Türkiye’deki festival yasakları” listesine göz atmak, üstteki tweet’in hangi paralel evrenden ışınlandığını görmeye yeter. 

Hem kırmızı çizgilerin buharlaştığı hem de “post-gerçek/post-truth söylemlerin” neredeyse arşa vardığı bir ortamda giriyoruz 2. tura. 

ABD’li bir düşünce kuruluşundan görüş sunan Soner Çağaptay; “Çok ürkütücü” diyor; “Erdoğan kazanırsa bu, post-gerçek politikaların ilk büyük küresel zaferi olacak!”

Gerçekten öyle. Çok ürkütücü.

Yazarın Son Yazıları

Kokuşmuşluğun kokusu

Annem 103 yaşında.

Devamını Oku
04.10.2026
Elif Eralp’a ilk çelme

Cem Özdemir “yetmez ama evet”çi değil miydi?

Devamını Oku
27.09.2026
Canavarların bahçesinde

Almanya bugün gene sandıkta.

Devamını Oku
20.09.2026
Yeni nesil Nazizmin hayaleti

Leipzig.

Devamını Oku
13.09.2026
Berhan Şimşek butlan CHP’sinin portresi

Berhan Şimşek’i 90’ların sonunda, Strazburg’da Türk Sinema Günleri Şenliği’nde tanıdım.

Devamını Oku
06.09.2026
Acemoğlu’nun itibarı

11 Eylül’ün üzerinden 25 yıl geçti.

Devamını Oku
30.08.2026
Özgürlüklerin şairi yaşıyor

Lorca’nın yanı başında kurşuna dizildiği zeytin ağacını görmüştüm.

Devamını Oku
23.08.2026
Milyonlar seni bekliyor!

Derin, karanlık bağları olan bir işadamı, ekran yüzü bir star gazeteciyi gözüne kestiriyor.

Devamını Oku
16.08.2026
Aramızdaki ajanlar

Britanya Krallığı’nın son büyükelçilerinden Sir Richard Moore’un adını ilk duyduğumda, aklıma 80’lerin ünlü Bond yıldızı Roger Moore gelmişti.

Devamını Oku
09.08.2026
Değişim dalgası dipten geldiğinde (2)

“Atado y bien atado...” İspanya’ya 40 yıl damgasını vuran Francisco Franco’nun asla unutulmayan, darbımesel kıvamındaki sözleridir.

Devamını Oku
02.08.2026
Bir dinozorun gözüyle ‘Yeni Parti’

Bu yazıyı, Kuzey Akdeniz siyasi tarihinin yarım yüzyıla yakın dilimini yaşamış ve yakından tanıklığını yapmış bir gazeteci gözüyle yazıyorum.

Devamını Oku
26.07.2026
Türkiye’nin en güvenilir adamı...

Haluk Levent, çok uzak değil, geçen yılın sonuna dek Türkiye’nin en güvenilir ismi çıkmış.

Devamını Oku
19.07.2026
Tabanca

Sosyal medyada viral olur olmaz İtalya’dan bir arkadaşım; bana “Çenem düştü” diye yazdı: “Bu haber, sahi mi, Zaytung mu?”

Devamını Oku
12.07.2026
‘Faşizm budur’ hissi

“Tatil budur hissi” diye bir reklam sloganı var ya...

Devamını Oku
05.07.2026
Tehlikeli ilişkiler

“Tehlikeli İlişkiler”, Stephen Frears’ın...

Devamını Oku
28.06.2026
Kılıçdaroğlu’na maruz kalmak

Yıllarca oy verdiğiniz parti başkanı aile boyu hayal kırıklığı çıkıyor.

Devamını Oku
21.06.2026
Yüzsüzlüğün elli tonu

Yüzsüzlük, pervasızlık, hayasızlık, utanmazlık, pişkinlik, arsızlık, küstahlık, sıkılmazlık, vicdansızlık, çekinmezlik, aldırmazlık, edepsizlik, perdesizlik, umursamazlık, duygusuzluk, yırtılmışlık, arlanmazlık, aldırışsızlık, vurdumduymazlık, sakınmasızlık, gamsızlık, pek yüzlülük, kayış suratlılık...

Devamını Oku
14.06.2026
Bir sürgünün ölümü

Cannes Film Festivali’nde jüri ödülünü, Marjane Satrapi’nin Persepolis’i aldı.

Devamını Oku
07.06.2026
Sanchez kuşatma altında

Adına “lawfare/yargının silaha dönüştürülmesi” diyorlar.

Devamını Oku
31.05.2026
Proje...

“Proje nedir?” deseniz “Budur!” derim.

Devamını Oku
24.05.2026
Virüs kâbusu geri döndü

Kuş gözlemciliği yapmak adına dünyanın bir ucundaki atık depolarına gitmek, kuş beyinlilik değilse nedir?

Devamını Oku
17.05.2026
Bunlar daha iyi günlerimiz...

Kara haberler zincirinin son halkası Londra’dan geldi: İngiltere, İskoçya ve Galler’de yapılan yerel seçimlerde iktidardaki İşçi Partisi resmen çakıldı.

Devamını Oku
10.05.2026
Magna Carta viral oldu

Kral Charles’ın ABD kongresinde hafta içinde yaptığı Magna Carta uyarısı; İran savaşı sırasında piyasaya sürülen İran yapımı Trump karşıtı lego videolarında dahi viral oldu.

Devamını Oku
03.05.2026
Merhametli monarşi

İran’ın “tavus kuşu tahtı”nın varisi Rıza Pehlevi, Berlin’de ensesine atılan domates sosu ile kovalandı.

Devamını Oku
26.04.2026
Kahramanmaraş...

On bir yaşında küçücük çocuklar...

Devamını Oku
19.04.2026
Paskalya ateşkesi

Süreel bir haftaydı.

Devamını Oku
12.04.2026
Trump sirkinin İran’la imtihanı

ABD Savunma bakanı Pete Hegseth’in dövmelerini gördünüz mü?

Devamını Oku
05.04.2026
Viva! Yaşasın anayasa!

“Anayasacılık, siyasal iktidarların keyfi uygulamalarının; hukuk kuralları ve anayasal mekanizmalarla sınırlandırılmasını, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin güvenceye alınmasını savunan çağdaş akımdır.”

Devamını Oku
29.03.2026
Trump'ın Vietnam'ı olur mu?

Trump'ın Vietnam'ı olur mu?

Devamını Oku
22.03.2026
İlbercan: Tarihçilerin ‘Pavarotti’si

“Herkes kendi talihinin mimarıdır; ‘faber est suae quisque fortunae’”...

Devamını Oku
15.03.2026
İspanya farklıdır

Joder! “Hoderrr!” okunur.

Devamını Oku
08.03.2026
Hedef: Ara seçimi şartlamak

ABD’nin İran saldırısında hâlâ akıl, mantık, fikir “rasyonel” arayanlar soruyor: “İsrail’i anladık.

Devamını Oku
01.03.2026
Trump’a Andrew tuzağı mı?

İngiltere’de kralın kardeşi gözaltına alındı.

Devamını Oku
22.02.2026
Yıkım altında

Altmış yaşında bir kadın.

Devamını Oku
15.02.2026
Goril videosu

Faşizmin birinci dereceden tanıklığını yapan Primo Levi, “Bunlar da mı İnsan?” adlı başyapıtında her şeyin insanları önce insanlıktan çıkarmakla başladığını anlatır...

Devamını Oku
08.02.2026
Yurtta sopa, cihanda sopa

İkinci Trump döneminin düsturu bu.

Devamını Oku
01.02.2026
Titanik’i de Grönland batırdı

Tarihin garip tecellisi.

Devamını Oku
25.01.2026
Trump Nobel’e de çöktü

Sadece zorbalık değil, aynı zamanda arsızlık.

Devamını Oku
18.01.2026
FAFO

“FAFO”yu tercüme etmeyeceğim...

Devamını Oku
11.01.2026
Mamdani: ABD’nin en büyük siyasi şoku

Dünya 2026’ya Venezüella ve İran türbülansıyla girdi.

Devamını Oku
04.01.2026