AB, doğuya doğru niçin genişliyor? - DR. Violeta Stratan İLBASMIŞ
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

AB, doğuya doğru niçin genişliyor? - DR. Violeta Stratan İLBASMIŞ

09.07.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, kaçınılmaz olarak, pek çok devletin, politikalarını gözden geçirmesine, uluslararası örgütlerin yeniden yapılanmasına yol açtı. Madrid’de düzenlenen NATO zirvesinin ardından, Türkiye; Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine itirazını kaldırdı ve iki ülke NATO’ya davet edildi. Yeniden yapılandırma sürecine ilk yeşil ışık yakan Avrupa Birliği oldu ve 23 Haziran’da kabul edilen kararla, Avrupa Parlamentosu (AP); Ukrayna ve Moldova Cumhuriyeti’ne AB’ye aday ülke statüsü verilmesini oyladı. AP, bu kararıyla, yani Avrupa’nın çevresine yönelik bir savaş durumunda, AB’nin sınırlarını işaretleyerek Rusya’ya güçlü bir mesaj vermeye çalıştı.

‘GRİ BÖLGE’

Mevcut siyasi durum, Ukrayna ve Moldova için, iki devletin hükümetlerince çok iyi değerlendirilen stratejik bir avantajdır. Bu kararla, bu iki eski Sovyet ülkesi, Rusya’nın etki alanı dışına çıkmakta, Moskova’nın planlarını boşa çıkarmaktadır. Bu iki ülkeye adaylık statüsü verilmesi, sembolik bir eylem olarak kabul edilebilir. Ancak karar, eski Sovyet ülkelerinin nüfuzunu jeopolitik, idari ve en önemlisi psikolojik olarak etkileyecektir. Çünkü bu iki ülke, Batı Avrupa ülkelerince “gri bölge” olarak adlandırılan bölgeden, Rusya’nın çıkışını simgelemektedir.

Ukrayna, defalarca NATO’ya katılma niyetini dillendirdi. Fakat özellikle savaşın ardından, bunun mümkün olmadığı görüldü. Bununla birlikte, Ukrayna’nın AB’yle yaptığı müzakerelerde çok iyimser bir tablo ortaya çıktı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula van der Leyen, kararı “ahlaki borç” olarak nitelendirdi. Şimdiye dek hiçbir ülkeye ahlaki kıstaslara dayalı adaylık statüsü verilmemiştir. Ancak siyasal, hukuksal, toplumsal, ekonomik, bilimsel vb. ilerlemeler dikkate alınmıştır. Bu kararla AB, farklı katılım aşamalarında olan Batı Balkan ülkeleri için, bir açıklama yapmak zorunda kalacaktır. 1999’da adaylık statüsüne kavuşan ve halen AB’nin bekleme odasında tutulan “ebedi AB adayı” Türkiye de bu kapsamdadır.

RUSYA NE DİYOR? 

Rusya lideri Putin, bu iki ülkenin AB’ye katılımına karşı çıkmayacağını belirtti çünkü AB, NATO gibi bir askeri örgüt değil. Rusya, şimdilik bu karardan rahatsız olmadı. Avrupa bütünleşmesinin uzun bir süreç olduğunun farkında. Bu iki ülkedeki siyasi istikrarsızlık ve güvensizliği iyi bilen Rusya, Ukrayna ve Moldova’nın AB’ye katılma planlarını kolaylıkla engelleyebilir. Hem Ukrayna hem de Moldova; ekonomik reformlar, hukukun üstünlüğü, insan hakları, yolsuzlukla mücadele, oligarşik sistem açısından sorunlu ülkeler. Ukrayna, Rusya’yla savaşıyor. Moldova ise yaklaşık 30 yıldır, Moskova ve yozlaşmış nüfuz gruplarının kontrolü altında. 

Şimdi şu soruların yanıtı önemli: Ukrayna, AB’ye hangi koşullarda katılacak? Sınırları, Rusya lehine küçülerek mi, Rus ordusunu Ukrayna dışına çıkararak mı? Kırım, Ukrayna’da mı yoksa Rusya’da mı kalacak? Moldova hangi koşullarda katılacak? Transdinyester ayrılıkçılığı nasıl çözülecek? 

Kesin olan şu: Bu iki ülkenin AB’ye katılım süreci, Ukrayna’daki savaşın nasıl ve ne zaman biteceğine bağlı.

DR. VİOLETA STRATAN İLBASMIŞ

GAZETECİ-ARAŞTIRMACI

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026