Anka kuşu ve Türkiye - Ayşe Atalay
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Anka kuşu ve Türkiye - Ayşe Atalay

13.08.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yurttaşlarının büyük çoğunluğunun gönencini, mutluluğunu artırmak gibi bir amacı olmayan bir siyasal sistem her türlü çalkantıya, kargaşaya, yozlaşmaya kısacası toplumsal sistemi yıkıntıya götürecek sonuçlara zemin hazırlamış olur.

Çağdaş toplumların tipik özelliği akla ve bilime son derece önem verilmesi, özellikle siyasal sistemde karar vericilerin liyakat esaslarına göre seçilmesi, her yılı ve günü planlanmış bir yaşam biçimi, şeffaflık ve hesap verilebilirlik, disiplin, bireysel ve kamusal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, yasalar karşısında etnik kökeni dinsel inancı ne olursa olsun herkesin eşit muamele görmesi , kadınların ve çocukların gözetilmesidir. Çağdaş toplumlar bu sosyopolitik aşamaya yüzyıllar süren dinsel ve sınıfsal savaşımlar ve akla verilen değerin sonucu olarak bir dizi teknolojik gelişmelerden sonra ulaşmışlardır.

TOPLUMSAL ÇÜRÜME

Çağın gerisinde kalmış toplumların büyük çoğunluğu ise yöneticilerinin ve halkının demokrasi kültüründen çok uzakta olduğu çoğu az gelişmiş, eğitim düzeyi düşük toplumlardır. Bu tip ülkelerde yöneticiler halkı bilinçsiz yığınlar olarak gördüklerinden keyfi kararlarına boyun eğmeyen, haksızlığa uğradığında hakkını arama cesaretini gösteren, gerektiğinde direnme hakkını kullanan bilinçli yurttaşlardan oluşan bir toplumu iktidarlarının önünde en büyük engel olarak görürler.

Bundan dolayı patolojik bir görünüm ortaya koyan hırsları pahasına yönettikleri ülkenin yozlaşmasına, sosyal olarak çürümesine de yol açabilecek etik dışı yöntemlere başvurmaktan çekinmezler. Bunların bir kısmı kendisini Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi olarak görür, bir kısmı da psikolojik açıdan narsistlik derecesinde kişilik bozukluğu sergiler. Her iki durumda da hem yönetenler hem de yönetilenler açısından sağlıklı olmayan bir sosyal yapı ortaya çıkar. Evrensel değer yargıları paramparça olur. Yalan söylememek, hırsızlık yapmamak, iftira atmamak, dürüstlük, diğerkâmlık, ahde vefa gibi çoğaltacağımız nice değerler kültürel bir erozyona uğrar. İnsan haklarına saygı, cinsiyet eşitliği, yasalara uymak, özgürlük gibi kavramlar böyle toplumlarda silinir gider. Kuralların aptallar için konulduğu anlayışı yaygınlaşır. Açıkgözlük, dalkavukluk, ikiyüzlülük, olduğundan başka davranma, yolsuzluk yapma zekâ belirtisi olarak görülür. Hele buna bir de ekonomik açıdan pastadan pay kapma yarışı eklenirse o toplum yaşanmaz hale gelebilir.

Siyasal iktidar sahipleri bu türden gelişmelere özellikle sessiz kalır. Bunun nedenleri vardır. Birincisi yolsuzluğu, kural tanımazlığı tabana yayarak kendilerini güvenceye almak; ikincisi toplumsal kesimlerin ağzına bir parmak bal çalarak ya da pastanın çok küçük bir dilimini yasadışı da olsa yedirerek toplumdaki ahlaki erozyonu adeta teşvik etmek. Bütün bunların karşılığında ise toplumdan boyun eğmesini ve dalkavukça davranmasını istemek.

YENİ BİR BİLİNÇ YARATMAK

Son günlerde kamuoyunun büyük bir tepkisine yol açan diploma sahteciliği toplumdaki yozlaşma, çürümenin ne denli kök saldığını ortaya çıkarması açısından ibret vericidir. Bunda toplumun genel eğilimlerinin de büyük bir pay oluşturduğunu belirtmek gerekir. Toplumun dikkate değer bir kısmı ne yazık ki şimdiye kadar ilkeli, dürüst, yurdunun çıkarını bireysel çıkarının üstünde gören, eleştirel düşünceye sahip, donanımlı aktörlere karşı uzak durdu. Aksine ilkesiz, farklı düşüncelere ve yaşam tarzlarına karşı öldüresiye kin besleyen, çıkarcı, bencil ve başkasının hakkını yemeyi kendinde hak gören aktörlere daha çok yakınlık duydu. Kurnazlığı zekayla, dürüstlüğü aptallıkla eş tuttu.

Bu bakımdan diploma sahteciliği olayı basit bir adli vaka olarak görülmemelidir. Cumhuriyet içeriden de çok ağır koşullar altında var olma savaşı vermektedir. Bu mücadeleyi belirleyecek olan dürüst, ilkeli, liyakat sahibi, donanımlı, çalışkan ve üretken yurttaşların itilip kakılmadığı bir toplum yaratmaktır... Artık yeni bir toplum, yeni bir insan yaratmak zorundayız.

Yazımı büyük halk ozanı Âşık Veysel’in deyişiyle bitiriyorum: “Bu âlemi gören sensin, yok gözünde perde senin/Haksıza yol veren sensin, yok mu suçun burda senin?”

DOÇ. DR. AYŞE ATALAY

Yazarın Son Yazıları

Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Programda işçinin adı yok - Engin Ünsal

CHP 39. Olağan Kurultayı’nda tüzük değişikliği yaptı ve iktidar programını kabul etti.

Devamını Oku
17.12.2025
Yargı öyküleri - Ziya Yergök

Yıllar önce, 5 Ocak 1982’de Çetin Altan’ın Milliyet gazetesindeki “Şeytanın gör dediği” adlı köşesinde “Eski (Mahkeme Koridorları) sütununa özlem” başlıklı yazısında yer alan, bir ceza avukatının “Oturum” adlı anı kitabından alıntılanmış ilginç bir yargı öyküsüne değinmek istiyorum.

Devamını Oku
17.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025
Bu çığlığı duyun! - Mustafa Gazalcı

MESEM, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözde mesleki teknik eğitim merkezleri uygulaması.

Devamını Oku
16.12.2025
ABD’nin esnek realist stratejisi - Nejat Eslen

11 Eylül’ün hemen sonrasında ABD, tek kutuplu dünya düzeninin verdiği cesaretle küresel egemen güç olmanın hayallerini kuruyordu.

Devamını Oku
16.12.2025
Çağdaşlık yolunda bir ömür - Hüseyin Karataş

Çağdaşlık eksikliğine ve dokunulmazlara dokunan sevgili hocam Prof. Dr. Türkan Saylan...

Devamını Oku
13.12.2025
Geleceğin savaş alanı, Türkiye ve Karadeniz - Doğu Silahçıoğlu

“Erken Cumhuriyet dönemi”nde (1923-1938) savunma sanayisindeki gelişmeler Türkiye’yi; başta uçak olmak üzere harp silah araç gereçlerinde dış satım yapan bir ülke konumuna getirmişti.

Devamını Oku
12.12.2025
Gençlik MESEM’den büyüktür - Kaan Eroğuz

AKP iktidarı tarafından 2016 yılında örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınan mesleki eğitim merkezleri (MESEM), çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasında ve “kurumsallaşmasında” kritik bir rol oynuyor

Devamını Oku
12.12.2025
İnsan onuru ve demokrasi - Ayşe Atalay

TDK sözlüğünde “onur” kavramı insanın kendisine karşı duyduğu saygı olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
11.12.2025
Komisyonda emekçinin adı yok - Şükrü Karaman

Milyonlarca emekçinin yeni ücrete ilişkin alacağı kararı merakla beklediği Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına yarın başlayacak.

Devamını Oku
11.12.2025
Karadeniz’de neler oluyor? - Can Erenoğlu

Dünyanın en güvenli ve istikrarlı denizi Karadeniz dünyanın en tehlikeli deniz alanına mı dönüştürülüyor?

Devamını Oku
10.12.2025
Gelir adaletsizliği tırmanıyor! - Devrim Onur Erdağ

Türkiye'de emeğin değeri uzun zamandır siyaset meydanında sıkça dile getirilen bir konu.

Devamını Oku
10.12.2025
Erdoğan’ın 2005’teki hayalleri - Kadir Serkan Selçuk

Yıl 2005. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, o dönem henüz el konmamış olan Sabah gazetesinin 20. kuruluş yıldönümü için gazeteye bir yazı yazmıştı.

Devamını Oku
09.12.2025
Yeni feodal çağ ve dijital baronluk - Doğan Sevimbike

Yanis Varoufakis’in No Kings Means No Barons başlıklı yazısı, çağımızın ekonomik ve siyasal düzenini “yeni bir feodalizm” olarak niteliyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Terörist başının ayağına gitmek... - Hatice Topçu

Ulus devletler; tarih bilinci, ortak coğrafya ve dil birliğine dayanır.

Devamını Oku
08.12.2025
‘Kırkyama’ siyaset… - Prof. Dr. Utku Yapıcı

Türk siyasetinde son yıllardaki en ilginç gelişme siyasi kimlikler düzleminde yaşanıyor.

Devamını Oku
08.12.2025
Çocuklarımız artık kimsesiz mi? - Özgür Hüseyin Akış

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında söylenmiş bir cümle hâlâ kulaklarımızda çınlar:

Devamını Oku
07.12.2025
Çözüm mü, çözülme mi? - Ülgen Zeki Ok

Emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki kirli emellerinin önündeki en büyük engel olan Atatürk’ü Türk halkının yüreğinden söküp atmak, yani öldürebilmek için bir gri propaganda yöntemi uyguluyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Tek Çin ilkesi - Wei Xiaodong

Türkiye’de Çin’in Tayvan bölgesi yaygın olarak bilinse de bu bölgeye ilişkin tarihi ve siyasi bilgiler genellikle sınırlı kalmaktadır.

Devamını Oku
05.12.2025